Haber Detayı
29 Mayıs 2014 - Perşembe 17:16
 
Aylık Dergisi 117. (Haziran 2014) Sayı Çıktı
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi 117. (Haziran 2014) Sayı Çıktı

13 Mayıs 2014'te Türkiye'nin Manisa ilinin Soma ilçesindeki kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle çok sayıda madencinin hayatını kaybetmesi ile neticelenen bir facia meydana geldi. 301 işçinin vefat ettiği bu hâdise, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak kayıtlara geçti. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen maden ocağında, patlamanın nedeni hâlen tesbit edilemedi. Yangın, vardiya değişimi sırasında meydana geldi ve 787 işçi patlama sırasında yer altında kaldı. Enerji Bakanı Taner Yıldız, 17 Mayıs 2014 tarihinde yaptığı açıklamada, toplamda 301 kişinin hayatını kaybettiğini ve 486 işçinin kurtarıldığını, içeride kimse kalmaması sebebiyle çıkarma çalışmalarının son bulduğunu açıkladı.

Soma’da meydana gelen maden faciasında, insanın metalaşmasının neticesini yakînen gördük. Kâr gibi, temel meseleler arasında yapılacak bir sıralamada kendisine yer bulamayacak olan bir unsurun, insandan daha kıymetli oluşunun 301 insanın canına nasıl mâl olduğunu hep beraber izledik. Yalnız “hayat”a nisbetle değil. Ölüm ve ölümsüzlük gibi meselelere “İslâm’a Muhatab Anlayış”ın getirdiği çözümlere bakacak olursak da, bu dünyanın ahiretin tarlası oluşu ve bu dünyada elde edilen dünyevî kârların ahirette kıymet hükmü olmadığını göz önünde bulunduracak olursak, böyle bir kâr hırsının zaten bizim dünya görüşümüz çerçevesinde barınamayacağını görmek gerekir. Batı kültürü ve ahlâkının iktisaddaki tecessümünün nelere mâl olduğu ortadayken, hâlâ bu durumun müsebbibi olan Batıcı dünya görüşünü sorgulamamak mümkün mü? İktisat tarifimizde kültür ve ahlâkın iktisadı şekillendirdiğini söylemiştir. Bugün kapitalizmin geldiği noktada, ne yazık ki kapitalist ekonominin kültür ve ahlâkı şekillendirdiğini görüyoruz. Mevcud piyasa ilkeleri “İslâm’a Muhatab Anlayış” önünde hesaba çekilebilirse eğer, Batı kültürü ve ahlâkının, ferd ve toplum bakımından meydana getirdiği buhran daha net bir şekilde anlaşılabilir, daha da önemlisi hissedilebilir.

Bu konuyla alâkalı olarak Mevlüt Koç’un kaleme almış olduğu “İşlenmedik Suçun-İşlenmedik Günahın Bedelini Ödemek” başlıklı yazıyı dergimiz sayfalarında bulabilirsiniz…

Bu sayımızda da Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun altbaşlığı “Temel Meseleler” olan “Kültür Davamız” eserini işlemeye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Eserin “Yolumuzu Ararken” başlıklı 3. levhası “Şuur Süzgeci”, “Temel Meseleler”, “Fert ve Şahsiyet” ve “İki Yol ve Süzme” mevzuları ele alınıyor. Şuur süzgeci bahsini Abdullah Kiracı “Şuur Süzgeci ve Algıda Seçicilik” başlıklı yazısında işliyor. “Temel Meseleler” bahsini Ömer Emre Akcebe’den okuyabilirsiniz. Faruk Hanedar’ın yazısının başlığı “Fert ve Şahsiyet Üzerine”… Fatih Tuplu ise “Dil Bahsi Etrafında ‘Kültür Davamız’ Eserindeki ‘İki Yol ve Süzme’” bahsini ele alıyor.

Yazarlarımızdan Ömer Emre Akcebe bu sayımız için Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Yusuf Kaplan ile “Dil, Kültür ve Medeniyet Üzerine” bir söyleşi gerçekleştirdi. Alâka ile okuyacağınızı umuyoruz.

Dergimizde ayrıca Bilgehan Eren’in “Olmazsa Olmaz-Samimiyet Üzerine” başlıklı yazısını da bulabileceksiniz.

Dergimizin 117. sayısının kapsadığı Haziran içerisinde mübarek Ramazan ayına girmiş olacağız. Ramazan ayı ümmetin kurtuluşuna vesile olsun…

Gelecek ay görüşmek üzere…

Allah’a emanet olun…

 Aylık 117. Sayı, Haziran 2014 
Kaynak: Editör:
Etiketler: Aylık, Dergisi, 117., (Haziran, 2014), Sayı, Çıktı,
Yorumlar
Haber Yazılımı