Haber Detayı
02 Haziran 2016 - Perşembe 03:18
 
Aylık Dergisi 141. (Haziran 2016) Sayı Çıktı
Üstad Necib Fazıl’ın yeniden “iyi, doğru ve güzel” ölçütümüzü yerine koymak üzere 15. İslâm Asrı’nın yenileyicisine ısmarladığı İslâm’da estetiğin başa alınması, bugünün en ehemmiyetli meselelerinden biri olarak önümüzde durmaktadır. Konuyla alâkalı Aylık Dergisi'nin 141. sayısında “’Zevk’e Dair” adlı yazıyla işledik.
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi 141. (Haziran 2016) Sayı Çıktı

Umûmî olarak dünya bir buhranın, bugün ismine “modernizm” dediğimiz ve aslında ismine ne dersek diyelim kendisi içinden çıkamadığı bir (psikoz)un içerisinde. Her şeyin bir nizama doğru akması gerektiği yerde nizamsızlığın sıradan kabul edildiği ve her değerin aslını yitirdiği, sadece aslını kaybetmekle kalmayıp soysuz bir şekilde biçimsizleştiği bir buhran. Ne politik atraksiyonlar ne dünya barışı zırvaları ne de herkesin birbirine saygılı numarası yapması bu durumu değiştirmedi, değiştirmiyor. Dünya’ya hâkim olan bu (kaos) elbet bizim memleketimiz için de geçerli; yedi asrı aşan bir gelenekten mevcut kimliksiz hâlimize düşmemize nazaran söylersek, dünya umumisinde bizim memleketimiz kadar tahrifata uğramış maalesef başka bir millet olmadığını görüyoruz…

İnsan, Allah’a ibadet etsin diye yaratıldı. Geri kalan her ne varsa, ondan hakkıyla korkmanın ve lâyıkıyla ibadet etmenin, yani derin ve gerçek mü’min olmanın vesilesi... Biz, millet olarak saf ve büyük tefekkür mevzunda oldum olası tam bir yetkinliğe varamamış olsak da, yüce medeniyetler inşâ etmesini bildik, zevk ve estetik planında büyük adamlar yetiştirdik.

İbda Hikemiyâtından öğrendiğimiz üzere; tanzimata gelinceye kadar san’at ve fikir adamımız kendine göre bir dünya görüşü, bir eşya ve hadiselere bakış zaviyesi, bir “güzel” ve “doğru” hükmü, bir kemâl ölçüsü, bir yarın iştiyâkı, bir tenkid ve tâyin miyarı, bir irfan kuşağı, bir cemiyet örgüsü, bir ferdiyet mayası gibi kıstasları içinde taşıyan; mesafeleri ve istikâmetleriyle, hacimleri ve nisbetleriyle, şahsî ve hakikî bir dünya temsil eden öz san’atkâr ve münevver örneğiydi. Tanzimata kadar yaşayan sanât ve fikir adamımız, bu devirde cemiyet ana zeminini kaybeder kaybetmez de bütün hey’etiyle göçtü.

Tanzimat ve sonrasında, önce çürütücü taklitçilik ve sonrasında bugüne kadar hâkim olan öldürücü küfür devresinde, kendi ruh kökümüz yerine bize dayatılan Batı kültürünü benimseyemeyişimiz ve buna mukabil kendi ruh kökümüzü de yeşertemeyişimiz dolayısıyla adeta bir berzahta mahkûm kaldık.

Bugün muasır medeniyetler seviyesi peşinde olduğumuz iddia edilirken, beğenmediğimiz mazide bu cemiyet içinde yetişen Bakî, Fuzulî, Yesarî, Sinan ve Dede Efendi’nin yerine bir yenilerini yetiştirmedik. Cemiyetimiz ile beraber zevklerimiz, estetik anlayışımız, dilimiz, ahlâkımız, hasılı kelâm bizi biz yapan kültürümüz köreldi.

Biz, Allah’a kulluk etmek için yaratıldığımız unuttuk ve bu miyar bozulup gittikten sonra da “iyi, doğru ve güzel” ölçülerimizle beraber, aslında bizi biz yapan her şeyi kaybettik.

Üstad Necib Fazıl’ın yeniden “iyi, doğru ve güzel” ölçütümüzü yerine koymak üzere 15. İslâm Asrı’nın yenileyicisine ısmarladığı İslâm’da estetiğin başa alınması, bugünün en ehemmiyetli meselelerinden biri olarak önümüzde durmaktadır. Tüm bu manzara mukâbil sadece Müslümanlar için değil tüm insanlık için son ümidin yine memleketimiz ilim ve irfanının kurtarıcı olacağına inanıyoruz…  Konuyla alâkalı kapak yazımızı, manşetimizle aynı başlığı taşıyan “’Zevk’e Dair” adlı yazısıyla Mevlüt Koç kaleme aldı.

Hanife Kındır, “Büyük Doğu Temel Prensibleri” başlıklı yazı dizisine devam ediyor. Yazısının bu bölümünde “Sermaye ve Mülkiyette Tedbircilik” prensibini işliyor.

Bu ay 11 ayın sultanı Ramazan-ı şerife girmemiz sebebiyle Üstad Necib Fazıl’ın “İman ve İslâm Atlası” eserinden “Oruç” bahsini yayınlıyoruz. Bu vesileyse tüm İslâm âleminin Ramazan’ı şerifini tebrik ederiz.

Ümran Düşünsel’in “Tesadüf Mü, Tevafuk Mu?”, Fatih Turplu’nun “Varlık Sebebi” başlıklı hikâyelerini baştan sona büyük bir alâka ile okuyacağınızı umuyoruz.

Bu ay Gazeteci Yazar Gülcan Tezcan ile memleketimizin kültür-sanat manzarası üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Tezcan, kültür-sanat çerçevesinde bir çok meseleyi konuştuğumuz söyleşide ““Kimliksizleşmeyi Önlemenin Yolu Kültür ve Sanattan Geçer” diyor.

Zeynep Nurseli Güleç, dergimizdeki ilk yazısında “Bir Fikir Çilekeşi İmam-ı Gazâlî”yi anlatıyor.  Bu vesileyle kendisine, hoş geldin diyoruz.

Ömer Emre Akcebe, “Şeytanla Karşılaşmamız” başlıklı denemesiyle sizlerle...

Oğuz Can Şahin, Batı sinemasının önemli yönetmenlerinden “Tarantino’nun ‘The Hateful Eight’i Üzerine” bir yazı kaleme aldı.

Ercan Çifçi, “Madde Nedir ve Maddenin Ötesinde Ne Var?” sorularına cevap arıyor.

Dergimizde ayrıca sizler için derlediğimiz siyaset, ekonomi, toplum ve kültür-sanat haberlerini de bulabileceksiniz. Gelecek sayımızda görüşmek üzere... Allah’a emanet olun...

Aylık Dergisi, 141. Sayı, Haziran 2016

Kaynak: Editör:
Etiketler: Aylık, Dergisi, 141., (Haziran, 2016), Sayı, Çıktı,
Yorumlar
Haber Yazılımı