Haber Detayı
01 Ekim 2018 - Pazartesi 10:46
 
Aylık Dergisi 169. (Ekim 2018) Sayısı Çıktı
Bugün, Batı medeniyeti kendisi dışında kalan dünyaya insanlık namına bir şey vazedemediği için çöküyor, “yeryüzü cenneti” buharlaşıyor. Dünya ise küresel bir çöküş tehdidi yaşıyor. Kapağımızda bu meseleyi işledik ve “Beklentinin Tatlı Tuzağında Yiten Cennet Hayali” dedik.
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi 169. (Ekim 2018) Sayısı Çıktı

Selâm ile…

Kendisinden başka hiçbir medeniyete hayat hakkı tanımayan Batı, dünyayı yaşanılabilir bir yer olmaktan çıkardı. Kaba ve maddeci bir dünya görüşüne sahip olan Batı, baştan itibaren insanlara sözde yeryüzü cennetini vadetti. Elde ettiği maddî güç ve kültürel nüfuz vesilesiyle kendisine muhalif olan herkesi marjinalize edip boğmaya kalktı, karşılıklı bağımlılığın son derece yüksek olduğu bir dünya düzeni tesis etti. Bugün ise Batı medeniyeti kendisi dışında kalan dünyaya insanlık namına bir şey vazedemediği için çöküyor, “yeryüzü cenneti” buharlaşıyor. Dünya ise küresel bir çöküş tehdidi yaşıyor.

 

Kapağımızda bu meseleyi işledik ve Dante’nin Hamdi Varoğlu tarafından 1948 senesinde tercüme edilerek basılan “İlâhi Komedya”sından bir görsel eşliğinde “Beklentinin Tatlı Tuzağında Yiten Cennet Hayali” diyoruz.

 

“Bilginin Sahteliği” başlıklı yazısında kapak mevzumuzu işleyen Mevlüt Koç, yeryüzü cenneti müjdesiyle yola çıkıp dünyayı ateşe veren Batı medeniyetinin tesis ettiği dünya düzenini tenkit ederken “hiç kimsenin hiç bir yerde kendisini güvende hissedemeyeceği bir savaşın eşiğinde” olduğumuzu söylüyor. Bu savaşın göbeğinde yer alan İslâm dünyası ve Türkiye’nin hatalarını görüp kendine gelmezse bu savaştan alnının akıyla çıkamayacağını belirtiyor.

 

Hamza Uçan, “Müslümanların Özgürlüğü Meselesi” başlıklı yazısında İslâm dünyasının içinde bulunduğu vaziyetin bir portresini çizerken, bu şartlar altında Müslümanların özgür olduklarını nasıl düşünebildiklerini sorguluyor.

 

Kubilay Akın Gürel, “Batı Medeniyeti Çöküyor, Çünkü...” başlıklı yazısında Batı’nın fikren kendisini yenileyemediğini Eski Yunan’dan bugüne neşet eden fikirlerle misallendiriyor.

 

Mustafa Özcan’ın “Çözülme Sürecindeki Devrim” başlıklı yazısı ikinci bölümüyle devam ediyor. Özcan, yazısının bu bölümünde karşı darbenin yıldönümünde verilen mesajlara, ABD ve İran’ın ellerindeki kozlara temas ediyor.

 

M. Taha İnci, “Klasik Dönem Mimarisi ve Mimar Sinan’ın Eserleri” başlıklı yazısında klasik dönem mimarisinin özelliklerinden bahsettikten sonra camilerden hamamlara, saraylardan medreselere ve külliyelere kadar Mimar Sinan’ın tüm eserlerinin listesini paylaşıyor.

 

Bu ay hadis profesörü Ramazan Ayvallı ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Ayvallı, İslâmî ilim tahsilinden İslâm âlimlerinin ilmî yaklaşımına, hadisler üzerinden Ehl-i Sünnet vel Cemaat’e karşı gerçekleştirilen saldırıların maksadından sapık akımlara kadar bir çok meselenin değerlendirildiği röportajda çarpıcı ifadeler kullanıyor. Büyük bir alâka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.

 

Zeynel Abidin Danalıoğlu, “Modern Zaman Düşleri” başlıklı modern zaman eleştirisi yaptığı hikâyesinde Yunus isimli bir çocuğu mevzu ediniyor.

 

Kâzım Albay, “Geleneksel Türk Tiyatrosu”nun kukla, gölge oyunu, orta oyunu, meddahlık gibi önemli türlerini anlatıyor.

Ercan Çifci, Üstad “Necip Fazıl’ın Musikî Anlayışı ve Zevki”ni ele alıyor.

 

Dergimizde sizin için derlediğimiz haberleri ve kültür-sanat sayfalarını da bulabileceksiniz.

 

Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle...

 

Allah’a emanet olun...

Kaynak: Editör:
Etiketler: Aylık Dergisi 169. sayı, batı çöküyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı