Haber Detayı
01 Kasım 2018 - Perşembe 01:00
 
Aylık Dergisi 170. (Kasım 2018) Sayısı Çıktı
Devletlerin kendi koydukları kurallara bile riayet etmediği global sistemi işlerken mali disiplinsizlik, şiddet tekeli ile tehdidi ve terör vurgusu yaparak, kapağımızda “İllegalite Artık Bir Devlet Politikası” manşetini attık.
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi 170. (Kasım 2018) Sayısı Çıktı

Sosyo-ekonomik durumun ne denli açmazda olduğundan haberiniz yoktur, bu durum sizden gizlenmiştir. Netice itibariyle siz bir ekonomist değilsinizdir. Dönen dolapları, incelikli bir hesap isteyen işlemleri bilemezsiniz. Ama şunu bilebilirsiniz: Sizi besleyen el, günü geldiğinde kafanızı da kopartacaktır. Bu sürprize hazır olursanız, belki kellenizi kurtarabilirsiniz. Lâkin, enayi olduğunuzu asla bilmeyecek denli, enayilere has bir ayrıcalığa sahipseniz, kelleniz de gidecektir. Dahası, hegemon güçlerle iş tutmanın, günü geldiğinde fazlasıyla ödenecek bir borç olduğunun idrakinde değilseniz, kellenizle birlikte, tüm sermayeniz de ellerinizden kayacak, hegemon gücün kasasına girecektir.

 

Batı’nın modern devletler sisteminin miladı olarak kabul ettiği Vestfalya’dan beri gelişerek gelen global sistemin durumu tam olarak bu. Menfaatler üzerine kurulu, kendi benliği üzerinde hiçbir güç tanımayan, ilahî olana kafa tutma cüreti gösteren hegemonların inşâ ettiği bir düzenden başka ne beklenebilirdi ki?.. Elbette, tek beklenti illegalitenin meşrulaşması olabilirdi; öyle de oldu.

 

Aktüel bir misâlle; Suud, ilk paragrafta bahsettiğimiz veçhile hegemon güçlerle iş tutup bedel ödeme sırasını bekler bir vaziyette. Kellesini kurtarmak için kesilen haracı ödemekten başka çaresi yoktur. Kurtarabilir mi? Biraz zor... Dünya mâlî ve siyasî güçleri arasında bir parçalanma var. Cemal Kaşıkçı cinayeti, malî güçlerin bir plânıydı, akılları sıra bir taşla bir kaç kuş vuracaklardı, ama ellerine, ayaklarına dolandı. Kontrolün kendilerinde olduğunu vehm edenler, İlâhî olanı; kararlarında belirleyici olması gereken asıl kuvveti ihmal ettiler ya da hafife aldılar. Bu da sonu hüsranla biten trajik bir olaya sebeb oldu.

 

Bugün bütün dünya Cemal Kaşıkçı cinayeti ve Suudi Arabistan tarafından devlet eliyle yapıldığı düşünülen illegal bir operasyonu konuşurken gözden kaçırılan, hâlihazırda illegalitenin bir devlet politikası olarak zaten kullanıldığıdır. Ve bugün Kaşıkçı cinayeti üzerinden insan hakları martavalları okunurken Batı’nın yakın bir dönemde Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da ve onun daha evvelinde tüm İslâm coğrafyasında yaptığı toplu sivil katliamları niçin görmezden gelinmektedir? Bunun sebebi, Suud’un Kaşıkçı’yı konsoloslukta, ABD’nin Müslümanları evlerinde öldürmesi midir? Elbette hayır, tek kuralın kuralsızlık olduğu dünyada, hiçbir ahlâkî değere bağlı kalmaksızın menfaatleri doğrultusunda kurallar icad edenler her dâim haklıdır!..

 

Kapağımızda devletlerin kendi koydukları kurallara bile riayet etmediği bu sistemi işlerken mali disiplinsizlik, şiddet tekeli ile tehdidi ve terör vurgusu yaparak “İllegalite Artık Bir Devlet Politikası” manşetini attık. Kapak mevzumuzu Mevlüt Koç, “Bundan Büyük Kriz Mi Olur?” başlıklı yazısında işledi.

 

Yeni Söz Gazetesi’ndeki yazılarıyla tanıdığımız Yunus Ekşi’nin dergimizdeki ilk yazısının başlığı “Belediye Yönetiminde Yeni Paradigmayla Yeni Hizmet Modeli”...

 

Zeynep Nurseli Güleç, “Distopya: Değişen Dünyanın Aynası” başlıklı yazısında “modern dünya bir distopya mı?” sualine cevab arıyor.

 

Hanife Kındır, “Günümüz Dünyasındaki Kangren Uzuv: Dilencilik” başlıklı yazısıyla ehemmiyetli bir içtimaî meseleye temas ediyor.

 

İbrahim Tatlı, “Osmanlı’da Doğal Sınır Meselesi” başlıklı yazısında tarihçilerin “Osmanlı İmparatorluğu 16. asırda artık aşamayacağı doğal sınırlara ulaşmış ve tıkanıp kalmıştı. İran, Avusturya, Rusya ve Venedik arasında sıkışmış Osmanlı, ‘doğal’ olarak gerilemeye mahkûmdu.” iddiasını tenkid ediyor.

 

Bu ay Prof. Dr. Ahmet Ağırakça ile dinî eğitim ve muhtelif meseleleri konuştuğumuz bir söyleşi gerçekleştirdik. Ağırakça’nın “Laik Zihniyet ile Dinî Eğitim Verilemez” sözünü manşete taşıdığımız bu söyleşiyi alâka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.

 

Kâzım Albay’ın Geleneksel Türk Tiyatrosu üzerine kaleme aldığı yazının ikinci bölümünün başlığı “Geleneksel Türk Tiyatrosunda Meddah ve Meddahlık Sanatı”...

 

Zeynel Âbidin Danalıoğlu, “İsa” başlıklı hikâyesiyle dergimizde.

 

Ercan Çifci’nin bu ayki yazısının başlığı “Edebiyat ve Ahlâk -Müstehcen Edebiyat-“...

 

Dergimizde ayrıca sizler için derleyip yorumladığımız haberleri de bulabileceksiniz.

 

Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle... Allah’a emanet olun...

Kaynak: Editör:
Etiketler: aylık dergisi, fikir toplum dergisi,
Yorumlar
Haber Yazılımı