Haber Detayı
01 Aralık 2018 - Cumartesi 00:59
 
Aylık Dergisi 171. (Aralık 2018) Sayısı Çıktı
Kitle iletişim vasıtalarının son derece yaygınlaştığı günümüzde bilgiye erişmek son derece kolay iken o bilgiyi mihenge vuracak bir istinad noktasının-şuur süzgecinin yokluğu meselelerin künhüne inilmesi hususundaki en büyük engeli teşkil eder. Kapağımızda bu meseleyi değerlendirdik ve “Kaynak Değil, İdrak Sorunumuz Var” manşetini attık.
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi 171. (Aralık 2018) Sayısı Çıktı

Selâm ile...

 

Fiillerde esas olan sağlam bir yaradılışa dayanan imandır. Sahih bir kurala dayanmayan her türlü söz ve davranış değersizdir. Doğrunun olmadığı yerde güzel de yoktur, elinizde doğru bir model yoksa elinizdeki malzemeyi yoğurup, biçimlendirip kalıba dökme, yeni bir dile dönüştürme şansınız da olmaz. Etrafınızdaki milyarlarca detayı bir bağlama oturtup bir çerçeveye yerleştirerek bir zeminde temellendiremezsiniz. Çünkü tüm bunları yapabilmek düşünmeyi ve anlamayı gerektirir. Bu da nihayetinde bir irade meselesidir. Aksi takdirde hiç bir şeyi anlamaz, “anlamsız” der geçer gidersiniz.

 

Bugün, hayata bir tür proje gibi bakan ve hayatlarımız üzerinde büyük bir etkisi olan sıradışı hadiselerin ayırdında olmayan bir insan modeliyle karşı karşıyayız. Bu insan, gerçekliği algılayışı dumura uğramış vaziyette hâline şuuru olmayan bir şekilde yaşamaktadır; maruz kaldığı malumat bombardımanı altında bir istinad noktası olmadığı için sağa-sola savrulmalar yaşamakta, işin künhüne sirayet edememektedir. Tüm malumatlar içinde, bilmeniz gereken, size asıl lâzım olan bilgiyi süzecek bir “şuur süzgeci”niz yoksa daha fazla verinin daha fazla yanlış bilgiden öte bir anlamı olmayacak, cehlinizi ve kibrinizi artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Edindiğiniz enformasyon arttıkça doğrulandığınız hissine kapılacak, ürettiğiniz varsayımlar da o nisbette artacaktır.

 

Kitle iletişim vasıtalarının son derece yaygınlaştığı günümüzde bilgiye erişmek son derece kolay iken o bilgiyi mihenge vuracak bir istinad noktasının-şuur süzgecinin yokluğu meselelerin künhüne inilmesi hususundaki en büyük engeli teşkil eder.

 

Kapağımızda bu meseleyi değerlendirdik ve “Kaynak Değil, İdrak Sorunumuz Var” manşetini attık. Kapak mevzumuzu manşetimizle aynı başlığı taşıyan yazısında işleyen Mevlüt Koç, kapağımızda işaretlediğimiz soruna cevaben “İslâm dünyası olarak, Batı’nın başlattığı yeni değişim sürecine tâbi olmak istemiyorsak, bize bilmediğimiz hakikatleri keşfettirecek, ruhumuzu kendi özüne döndürecek, kurtuluşumuzu gerçekleştirecek mükemmel bir dil ve diyalektiği, yani İBDA DİL VE DİYALEKTİĞİ’ni benimseyip, bir an önce uygulamaya sokmak zorundayız. Bu kuşatılmışlıktan direnerek yahut dayanıklılık göstererek çıkamayız. Zehri şifaya, yıkıcı olanı yapıcıya, zararlı olanı faydalıya tahvil edecek bir bünyeye ihtiyacımız var...” diyor.

 

Zeynep Nurseli Güleç, “Distopya-Değişen Dünyanın Aynası” başlıklı yazısının ikinci bölümüyle dergimizde.

 

Geçtiğimiz sayımızda “Geleneksel Türk Tiyatrosunda Meddah ve Meddahlık Sanatı”nı anlatan Kâzım Albay, bu sayımızda “saçma”, “uyumsuz”, “aykırı” isimleri de verilen, hatta modern tiyatro, red cephesi ve avant-garde (öncü) tiyatro da denen “Absürt Tiyatro”dan bahsediyor.

 

Francis Fukuyama’nın uluslararası ilişkilerin temel tezlerinden sayılan “Medeniyetler Çatışması”nın yazarı Samuel Huntington ile alâkalı yazdığı “Samuel Huntington’un Mirası” başlıklı yazısının tercümesini sizler için iktibas ediyoruz.

 

Uzakdoğu Danışmanı Muhammet Mesut Aktaşçı ile Çin’in kültürü, iktisadî yapısı, politik durumu ve çeşitli hususiyetleri üzerine yapmış olduğumuz söyleşiyi büyük bir alâka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.

 

Zeynel Abidin Danalıoğlu, “Sanat” başlıklı hikâyesiyle dergimizde...

 

5 Aralık 1999 İslâmcı mücadelenin tarihi açısından ehemmiyetli bir tarih... Fatih Turplu’nun Baran Dergisi’nin 360. sayısında yayınlanan, 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde Metris cezaevindeki İBDA’cı tutsakların Kemalist rejime karşı gösterdiği direnişini anlattığı “5 Aralık 1999 Şanlı Metris Zaferi” başlıklı yazısını sizler için iktibas ediyoruz.

 

Ercan Çifci, “Çile Şiirinde Büyük Doğu(m)” başlıklı yazısında Üstad Necib Fazıl’ın Çile şiirinden bahsediyor.

 

Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle Allah’a emanet olun.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: aylık dergisi, kültür, idrak sorunu, kaynak, bilgi, fikir,
Yorumlar
Haber Yazılımı