Haber Detayı
01 Mart 2019 - Cuma 01:01
 
Aylık Dergisi 174. (Mart 2019) Sayısı Çıktı
Başta kapitalizm ve Marksizm olmak üzere, Batı düşüncesinin içinden çıkan “...izm”ler, sadece maddeciliğin farklı yüzleri olarak kalmaya mahkûm, bütüncüllükten yoksun yapılardır... Kapağımızda bu meseleyi işledik ve “Mutlak’la Bağı Olmayan Hiçbir Yapı Bütüncül Değildir... Nihayetinde Yeri Çöplüktür!” dedik.
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi 174. (Mart 2019) Sayısı Çıktı

Selâm ile...

 

“Bütün Fikir” gereklidir. Ve bir seferde, tüm zamanlar için söylenmiş olan Mutlak’la bir bağ içinde olmalıdır. Mutlak’la bir bağ içinde olmalıdır. Mutlak’la bağı olmayan hiç bir sistem bütüncül değildir. Ne bir bütün olan âlemi ne de üzerindeki, birbirinin işareti olarak aynı istikamete ve aynı gayeye doğru akan parçaları kavrayamaz. Çünkü hakikat cüz’i değil, “Küllî Akıl”ın emrindedir, her bakan göze kendini vermez. Dolayısıyla, insanın hakikatleri bulundukları hâl üzere bilme becerisi, Killî Akıl’a ait melekelere sahip olabildiği nisbettedir. Sadece kuru aklın rehberliğine dayanan birinin âlemde yolunu yitirmesi, dış şartların etkisine boyun eğmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla, insanın öncelikle içine bakmayı öğrenmesi gerekir. Çünkü dışımızdaki dünya içimizdeki dünyadan ayrı değildir. İç âlemimize yönelebildiğimiz nisbette, ruhumuzdaki dönüşüme şuur seviyemizdeki değişim de karşılık verecek, önümüzde ruha ve dünyaya yönelik bir pencere açılacaktır. Dolayısıyla, gözün görüşünü ruhun görüşüyle açmamız gerekir ki, istidadımız nisbetinde, Mutlak Bir’den anlık bir parıltı hâlinde yayılan ve tüm maddî şeylere güzellik bahşeden “nur”u görebilelim.

 

Netice itibariyle, başta kapitalizm ve Marksizm olmak üzere, Batı düşüncesinin içinden çıkan “...izm”ler, sadece maddeciliğin farklı yüzleri olarak kalmaya mahkûm, bütüncüllükten yoksun yapılardır... Sürekli akış içindeki hayatı içlerine alıp, kuşatamazlar... Ama kısır zihinler için yem olmaya devam edecekleri de bir bedahettir.

 

Kapağımızda bu meseleyi işledik ve “Mutlak’la Bağı Olmayan Hiçbir Yapı Bütüncül Değildir... Nihayetinde Yeri Çöplüktür!” dedik. Kapak mevzumuzu “Üzerinden Yürüdüğünüz Kültür, Varacağınız Yer Üzerinde De Belirleyicidir” başlıklı yazısında işleyen Mevlüt Koç, Türk toplumunda ikiyüz yıldır süren ve ilerici-gerici yahut evrensel-yerel kavgası olarak lanse edilen mücadelesinin esasında neyin mücadelesi olduğuna temas ediyor.

 

Muhammed Yılmaz, “Batı Merkezci Paradigma Sorunu” başlıklı yazısında “paradigma” kavramı üzerinde dururken Batı’nın bilgi tekelini elinde bulundurmasından bahsediyor. Bu durumun cemiyetlerin yerli ve millî orijinal fikirlerin ortaya çıkmasına engel teşkil ettiğini söylüyor.

 

Zeynep Nurseli Güleç, “Moda Endüstrisi ve Fast Fashion Kültürü” başlıklı yazısında “moda” kavramından, tarihî sürecinden, unsurlarından ve tesirlerinden bahsediyor.

 

Hanife Kındır, “21. Yüzyıl, Yapay Zekâ ve Makineler Üzerine” başlıklı yazısında yaşadığımız çağın en çok tartışılan meselelerinden biri olan yapay zekâlardan bahsederken enteresan bilgiler veriyor.

 

Mustafa Özcan, “Mısır’da Yargı Katliamı” başlıklı yazısında Sisi rejiminin idamlarla yaptığı Müslüman katliamından ve Mısır’ın içinde bulunduğu siyasî vaziyetten bahsediyor.

 

Bu ay Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı ile Türkiye’nin kültür manzarası üzerine bir söyleşi yaptık.

 

İbrahim Türkan, bu sayımızda Friedrich Hegel ve Arthur Schopenhauer’u konuşturuyor. Alâka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.

 

Cumali Dalkılıç, “Bir Büyük Doğu Sandığı: Üstün İnanç” başlıklı yazısında Üstad Necip Fazıl’ın yanında bulunmuş isimlerden olan Üstün İnanç’ın hatıralarından bahsediyor.

 

M. Taha İnci, İstanbul Cezerî Müzesi vesilesiyle “Cezerî’nin Sıradışı Makineleri” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

 

Zeynel Abidin Danalıoğlu, “Galiplerin Yurdu” başlıklı yazısında gördüğü zulümlerden dolayı ailesini ve düşmana esir düşmüş kocasını ardında bırakarak kucağında bebeğiyle memleketinden ayrılmak zorunda kalan bir kadının hikâyesini anlatıyor.

 

Ercan Çifci, hadis, fıkıh ve kelâm okullarından tarih yazım ve tercümelere “İslâm Coğrafyasında İlk Dönem İlim ve Hikmet Faaliyetleri”ne temas ediyor.

 

174. sayımızın muhtevası böyle. Gelecek sayımızda görüşmek dileğiyle...

 

Allah’a emanet olun.

 

Tüm İslâm âleminin Regaib Kandilini tebrik eder, üç ayların Müslümanların kurtuluşuna vesile olmasına temenni ederiz.

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: aylık dergisi, kültür dergisi, siyaset, kültür, fikir, ekonomi,
Yorumlar
Haber Yazılımı