Haber Detayı
01 Ekim 2019 - Salı 09:17
 
Aylık Dergisi 181. (Ekim 2019) Sayısı Çıktı
Eğer öz ile biçim, mânâ ile sûret, gerçeklik ile görüntü aynı olsaydı sanata, edebiyata ve bilime gerek kalmazdı. Kapağımızda bu meseleyi ele alarak, Rene Magritte’in bir çalışmasıyla birlikte “Öz ile Biçim, Mânâ ile Suret, Gerçeklik ile Görüntü Aynı Olsaydı...” dedik.
Aylık Arşiv Haberi
Aylık Dergisi 181. (Ekim 2019) Sayısı Çıktı

Selam ile...

 

Âlem bir bütün, üzerindeki tüm varlıklar da bu bütünün parçası. Her bir parça, yaradılıştaki “KÜN” (ol) emrini, istidadı nisbetinde kabul ederek birbirine bağlanır ve eşsiz bir ahenk oluştururlar. Her bir parça diğerinin işareti konumundadır, aynı istikamete ve aynı gayeye doğru akarlar. Parçaları birbirine bağlayan “bağ”ın kopmasıyla birlikte güzellik kaybolur, bütünlük de bozulur. Güzelliğin kaybolmaması ve bütünlüğün bozulmaması için maddenin gizlediği ve suretin kendi hakikatine taşıdığı “öz”e en uygun formu giydirmek, ona mânevî olma fırsatını tanımak gerekir. Aksi takdirde şeylerin iç yüzünü görmek, işaretten işaret edilene yönelmek mümkün değildir. Hâlk âlemine bakmayı bilmenin ve âlemin bizim için Hakk’ın cemâlini yansıtan bir ayna olmasının yolu budur.

 

Dolayısıyla eğer öz ile biçim, mânâ ile sûret, gerçeklik ile görüntü aynı olsaydı sanata, edebiyata ve bilime gerek kalmazdı. Kapağımızda bu meseleyi ele alarak, Rene Magritte’in bir çalışmasıyla birlikte “Öz ile Biçim, Mânâ ile Suret, Gerçeklik ile Görüntü Aynı Olsaydı...” dedik.

 

Kapak mevzumuzu “Sanat İnkârın Değil İnanmanın Yeridir” başlıklı yazısında ele alan Mevlüt Koç, “Allah güzeldir, güzeli sever.” ölçüsü bağlamında iyi, doğru ve güzel üzerinde durarak sanatın şubelerinden ve aslî vazifesinden bahsediyor.

 

Muzaffer Ayvalıoğlu, “Dil, Medeniyetin Omurgasıdır” başlıklı yazısında dilin canlı bir varlık olduğuna, sürekli geliştiğine, hükmedilemez olduğuna ve insanların dilin tabiatına uygun olarak hareket etmeleri gerektiğine değiniyor.

 

Fatma Gülşen Koçak, “Diyarbakır Anneleri Direniyor” başlıklı yazısında, PKK tarafından dağa kaçırılan çocukları için HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde haftalardır eylemlerine devam eden annelere yaptığı ziyaretten intibalarını paylaşıyor.

 

İbrahim Türkan, “Kitaplara Yazılan Bir Aşk Mektubu: Fahrenheit 451” başlıklı yazısında Ray Bradbury’in başlıkta adı geçen eserinden yola çıkarak kitapların ehemmiyetinden dem vuruyor.

 

Dr. Vehbi Kara, “12 Eylül Darbesinde Askerî Öğrenci Olmak” başlıklı yazısında, 12 Eylül döneminin Müslümanlar açısından ne kadar sıkıntılı bir süreç olduğundan ve bu dönemde askerî okulda öğrenciyken ne gibi sorunlarla karşılaştığından bahsediyor.

 

Melikşah Sezen “İşârâtü’l-İ’câz Okumalarına Mütevazi Bir Katkı” başlıklı yazısının ikinci bölümü ile dergimizde.

 

Doç. Dr. Dursun Ali Tökel ile başta Divan Edebiyatı olmak üzere Türk edebiyatını, Doğu ve Batı klasiklerini, meşhur edebiyatçıların hayatlarından bazı ehemmiyetli kesitleri ve Divan şairlerimizin bilinmeyen yönlerini konuştuğumuz röportajı alâka ile okuyacağınızı düşünüyoruz.

 

Hatice Meryem Gezmen, bu sayımızda sahabi efendilerimizden “Hazreti Hâkim İbn-i Hazm (ra)”dan bahsediyor.

 

Zeynel Abidin Danalıoğlu’nun geçtiğimiz aydan devam eden hikâyesinin başlığı “Bireyin Günlükleri-Başkalarının Hayatı”.

 

Dergimizin Ekim 2019 sayısının muhtevası böyle...

 

Nice sayılarımızda görüşmek dileğiyle...

 

Allah’a emanet olun...

Kaynak: Editör:
Etiketler: aylık dergisi,kültür sanat, edebiyat, fikir,
Yorumlar
Haber Yazılımı