Haber Detayı
30 Temmuz 2016 - Cumartesi 14:27
 
Darbe Öyle Olmaz Böyle Olur! - Fatih Turplu
Aktüel Haberi
Darbe Öyle Olmaz Böyle Olur! - Fatih Turplu

15 Temmuz gecesi TSK’nın içine yuvalanmış olan bir grup hain generalin başını çektiği ve tamamen CIA destekli olan FETÖ ve Kemalistler, memleketimize bir darbe yapmaya teşebbüs etti. Yapılan bu darbe kamuoyunda konuşulduğunun ve zannedildiğinin aksine basit bir kalkışmadan ibaret değildir. Bilâkis, aylar önce hazırlanılmış, planı defalarca gözden geçirilmiş ve sahneye konulacağı vakit ayarlanmış tam teşekküllü bir darbedir. Bu iddiamızı delillendirecek birkaç hususu sizlerle paylaşalım. Dört yahut beş ay evvel her darbe öncesinde olduğu gibi memleketi “darbe şartları”na hazırlamak için hususiyetle Sol görüşlü ve Alevi kimselerin bulunduğu mahallelerde birkaç gün arayla kahveler taranmıştı. İlk taranan kahve Alevilerin mahallesindeydi. İkinci taranan kahve ise yine aynı mahallelerin sınırları içerisinde olan Osmanlı Derneği’ydi… Ankara patlaması, Sultanahmet ve bugün FETÖ’nün hâdisede parmağının olduğu neredeyse belirgin hale geldiğini söyleyebileceğimiz Atatürk Havalimanı saldırısını hatırlatırız. Bunun yanına uluslararası Almanya’nın Ermeni meselesini bir anda ortaya sürmesi gibi hususları da yanına siz ekleyin. Ayrıca memleketimizdeki “muhalif” kesimin mühim bir şekilde yuvalandığı, daha önceki darbe teşebbüsleri ve sosyal krizlerin hepsinde öne sürülmüş olan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni’ne suikasta benzeyen ama suikast olmayan, suikastçısının HDP sempatizanı olduğu fakat İslamcı gibi lanse edildiği bir garaib hâdise.  Adım adım, yavaş yavaş, biribirleriyle alakası yokmuş gibi duran, hepsinin ince ince tezgâhlandığı bir sosyal mühendislik çalışması… Bunun yanında darbe öncesinde bütün subayların eşlerinden boşanmış olması, ellerindeki yüklü miktardaki paraların bütünün dövize çevrilmiş olması gibi birçok teferruattan iki teferruatı da buraya ekleyebiliriz.

Teferruatlarını medyadan iki haftayı aşkın süredir bir bir edindiğimiz ve her bir teferruatından çıkan neticeye göre baktığımızda sistematik bir şekilde hazırlanmış ve direkt milletimize dehşet saçmak yoluyla yapılmaya çalışılmış bu darbe neticesinde akamete uğramıştır. Devletin bütün istihbarat zafiyetine mukabil milletimiz 200 yılı aşkın bir süredir içine çekildiği kabuğundan meydanlara çıkmış, kurşunlara göğüs germiş ve şahadet şerbetini içmek için gözünü kırpmadan darbecilerin üzerine yürümekten çekinmemiştir.

Yediden yetmişe bütün bir millet memleket meydanlarında, köprülerinde, televizyonlarında ve her bir köşesinde; tank paletlerinin altında paramparça olurken de gözünü kırpmamış, yanındaki kardeşi şerha şerha akan kanlar içinde yatarken bir diğeri bu hain soysuzlara karşı öne atılmaktan çekinmemiştir. Bu kalkışma darbeydi değildi, senaryoydu, şuydu buydu, hepsini boş verin; şu aşağıda çizeceğimiz tasvir ve tamamı gerçek olan bu hâdiselere baktığımızda rahatlıkla şunu söyleyebiliriz ki, evet Amerikancı FETÖ’cülerin yaptığı kalkışmaya tam anlamıyla darbe denemez; çünkü darbe onların yaptığı gibi değil bu milletin onlara tosladığı gibi olur:

Kendisini tutuklamaya gelen Amerikan uşağı FETÖ’cüleri tutuklayan, valiliğini gizli bir yere taşıyıp kriz masası kuran ve ardından yanına aldığı polislerle birlikte valiliği basan, ardından kendi ilindeki bütün milleti meydana toplayıp elindeki makineli tüfekle onları bu soysuzlara karşı savaşmaya çağıran Hüseyin Avni Coş’lar…

“Ben yetmiş yaşındayım, Menderes’te olduğu gibi inkılap var dediler, Allah için vatan için din için koştum gittim” diyen elleri öpülesi mübarek amcalar…

Elinde baltasıyla “Ben seksen yaşındayım. Allah bu millete iman verdikçe onların karşısında duracağız” diyen nineler…

Hain soysuz köpeklerin vatanı işgal edeceğini duyar duymaz, abdestini alıp eşine “Hakkını helal et” diyerek Çengelköy’de direnişe başlayan ve o esnada şehit olan Halil’ler…

Boğaziçi Köprüsü’nün kapatıldığını duyar duymaz bütün İslam gençlerine numunelik teşkil edecek şekilde köprünün üstünde tanklara karşı duran ve elinde hiçbir silahı olmamasına mukabil tek silahı İbda işaretiyle direnişini sergileyen, açılan ateş sonucu yaralanıp gazi olan M. Emin Tekin’ler…

Memleketi bombalanmasın diye bütün hasadı tarlasında olmasına mukabil tarlasını yakan ve uçakların görüş alanını kapatan çiftçiler… Bu memleket, bu millet, sokak sokak, meydan meydan, köşe bucak, her yanı Müslümanlık kokan bu millet bizim.

Aylık Dergisi, 144. Sayı, Ağustos 2016

Kaynak: Editör:
Etiketler:
Yorumlar
Haber Yazılımı