Haber Detayı
06 Kasım 2019 - Çarşamba 15:35
 
Diyarbakır Anneleri Direniyor - Fatma Gülşen Koçak
Herkes üzerine düşeni hakkıyla yerine getirirse ne terör kalır ne terörist. Ülkemizde birçok sorunun çözümü yine Müslümanların omuzlarındadır. Zira Marksist-Leninist örgütün bölgeye vereceği hiçbir şey yok; kan zulüm ve gözyaşından başka...
Aktüel Haberi
Diyarbakır Anneleri Direniyor - Fatma Gülşen Koçak

Kaybolan çocuklar, bağrı yanık analar... Çatışmalar şehitler, öksüzler, yetimler... Al bayraklı tabutlara sarılan gencecik bedenler. Ağıtların ağıtlara karıştığı bir ülke. Özgürlük vaadiyle kandırılan, dağlarda örgütün baskıcı sisteminde özgürlüğünü de, geleceğini de kaybeden nesiller. Uzun yıllardan beri bu döngü devam ediyor. Eli kanlı örgüt Türk’e de, Kürt’e de dünyada cehennemi yaşatıyor. Batılı devletler mutlu; çünkü taşeronları iyi çalışıyor. 

 

Halkı Dinlemek

 

Yaklaşık bir hafta Diyarbakır’da kalıp bölgenin sorunlarına dair röportajlar yaptım. PKK zulmüne maruz kalan mazlum halkla yakından tanışma, görüşme fırsatı buldum. Eli kanlı örgütün doğu ve güneydoğuya yaptığı kötülüğün herkes farkında. Türkiye düşmanı ülkelerin açık piyonu olan ihanet örgütünün en çok canını yaktığı kişiler de anneler. Canları-ciğerleri evlatlarını kendilerinden çalan PKK’ya karşı büyük bir öfke var. Günlerdir Türkiye gündeminde olan ve asil bir direniş başlatan yürekli annelerle tek tek görüşme imkânı buldum. Hepsinin yüreği dağlanmış, bağrı yanmış.

 

HDP Örgüt Ofisi Olmuş

 

Anneler çocuklarını dağa götüren sistemi işletenin HDP olduğunu iyi biliyorlar. PKK’nın şehir ofisi gibi çalışan partinin kapısında durarak aslında dünyaya da HDP’nin demokratik bir parti değil, terör örgütünün taşeronu olduğunu göstermiş oluyorlar. HDP Anneler tarafından deşifre edilme telaşı içinde halka eylemcileri karalamaya çalışsa da, halk annelerin eylemini haklı buluyor. Aslında bu eylem doğru okunduğunda PKK’ya vurulmuş en büyük darbe niteliğinde. Bölge halkı üzerinde etkin propaganda yöntemi kuran ihanet örgütünün sıkışıp kalması, anneler tarafından topyekûn reddedilmesi, gelecek açısından ümit verici bir durum. HDP yöneticilerinin çocukları lüks içinde yaşarken kendi çocuklarının ölüme gönderilmesini artık kabullenmiyorlar. 

 

Oyunu Anneler Bozacak

 

Yiğit analar onlarca yıldır devam eden kirli oyunu bozacak. Yüzlerinde taşıdıkları öfke kadar içlerinde de umut taşıyorlar. Tek istekleri terörün bitirilmesi ve evlatlarının evlerine dönmesi. Bunu başaracak kararlılıktalar. Terörle mücadelede yeni bir sayfa olan bu eylem gündemden düşmemeli, yabancı basına da servis edilerek dünyaya duyurulmalı. Anadolu’nun her yanından gelip eyleme destek veren vatandaşlarımızın bölge halkıyla birlik, beraberlik ve kardeşlik hukuku çerçevesinde dayanışma göstermesi de bu eylemin en bereketli sonuçlarından biri. 

 

Eylem yapan herkesi çok cesur gördüm. Annelerden birinin ifadesi şu şekilde:

 

“Gerekirse aylarca, yıllarca otururuz. Artık yeter! Anaların yüreğini yakmasınlar. Barış gelsin, kardeşlik gelsin. Burada Kürt var, Türk var, Zaza var. Biz ayrım yapmaksızın şu anda hepimiz bir arada oturuyoruz. Amerika ve İsrail Türkiye’yi kaosa sürüklüyor. Bunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Yeter uyanalım artık!”

 

Kahrolsun PKK

 

Anneleri ziyaretim sırasında onlara desteğe gelen Diyarbakırlı kadınlarla tanıştım. Israrlı davetlerine dayanamayıp evlerine gittim, misafir oldum. Samimi sohbetlerinde PKK’ya karşı öfkelerini daha rahat ifade ediyorlar. “Kahrolsun PKK!” dedi orta yaşlarda bir hanımefendi. “Neden böyle dediniz?” dediğimde ise PKK’nın Kürtlere huzur getirmediğini, ölüm getirdiğini söyledi. “Kürtlere zulüm yapan bir örgüt PKK. Ermenilerin oyuncağı bir yapı.” dedi. Bu ifadeleri o kadar kararlı ve net söyledi ki, aslında bütün Doğu insanın ortak hissiyatını dile getirdi.

 

Devlet Ne Yapmalı?

 

Ziyaretlerimde özellikle devletin ne yapması gerektiğini sordum, sorguladım. Cevaplar çok açık. “Devlet iş imkânı sağlasın. İşsiz çocukların dağa çıkması daha kolay oluyor.” dediler. Dağa çıkmanın önünü kapatmanın en iyi yolunun  iş sahaları açmaktan geçtiğini belirttiler. Aslında en yalın hâliyle durumun özeti bu. Çünkü dağ kadrosu yoksullardan oluşuyor. İşi gücü yerinde olanlar örgüte kapılmıyor. Bu talebi devlet yetkilileri iyi değerlendirmeli.

 

Çözüm İslâm’da

 

Bölgedeki kanâat önderleri de barış için çırpınıyor; ama sorunun büyüklüğü onları da aşıyor. Onlara mikrofonu uzatıp çözümü sorduğumda, “Tek çözüm İslâm!” diyorlar. PKK din düşmanlığını sinsi bir şekilde yürütüyor. Çünkü iyi biliyorlar ki, İslâm bu zehrin panzehri. Hakikî dindarların bölgeye daha çok gidip gelmesini istediklerini vurguladılar. “Gelsinler ki kardeşlik artsın. Tanışmak, kaynaşmak demektir.” dediler. Özellikle İslâmî camiaların bu soruna dair çalışmalar yapması gerektiğinin önemini anlattılar.

 

Uzaktan Uzman

 

Diyarbakır anneleriyle konuşurken de, diğer halkla konuşurken de edindiğim kanâat; uzaktan konuşmanın boş ve bölgeye gitmeden ahkâm kesmenin anlamsız olduğu. Uzaktan uzmanların boş konuştuklarını gördüm. İzlenimlerimin özeti şu: Devlet ve İslâmî camialar bölgede güçlü bir şekilde olmazsa, HDP; yani PKK bu boşluğu dolduracak. Onlara açılan her boşluk “kaos” demektir. Bu sebeple “Doğu’ya bir kardeşlik seferi başlatmanın tam zamanıdır!” diye düşünüyorum. Müslümanların sefer başlatmadığı her bölgeye, askerin seferberlik başlatması kaçınılmazdır.

 

Müslümanların Sorumluluğu

 

Herkes üzerine düşeni hakkıyla yerine getirirse ne terör kalır ne terörist. Ülkemizde birçok sorunun çözümü yine Müslümanların omuzlarındadır. Zira Marksist-Leninist örgütün bölgeye vereceği hiçbir şey yok; kan zulüm ve gözyaşından başka...

 

Aylık Dergisi 181. Sayı

Kaynak: Editör:
Etiketler: Diyarbakır, Anneleri, Direniyor, -, Fatma, Gülşen, Koçak,
Yorumlar
Haber Yazılımı