Haber Detayı
30 Temmuz 2018 - Pazartesi 09:59
 
Hindistan’dan Amerika’ya Bir Sapkınlığın Hikayesi - Oğuz Can Şahin
“Hindistan’dan Amerika’ya Bir Sapkınlığın Hikayesi” başlıklı yazıda 1970’lerde Hindistan-Pune’de başlayıp Amerika-Oregon’da son bulan Rajneeshpuram sapkınlığı işleniyor.
Kültür&Sanat Haberi
Hindistan’dan Amerika’ya Bir Sapkınlığın Hikayesi - Oğuz Can Şahin

1970’lerde, Hindistan’da, Bhagwan Shree Rajneesh (Osho) isimli bir adam parlayıverdi. Küçük gruplar hâlinde hareket eden bir topluluğun lideriydi. Bhagwan, memleket çapında konferanslar, kitaplar ve “terapi ayinleri” düzenledi. Bu adam Hindu terapi usulleriyle, insanları mutluluktan ağlatır hâle getirebiliyordu. Bhagwan, kısacık bir süre içerisinde çok daha büyük kitlelere hitap etmeye başladı. Hatta o kadar kuvvetlenmişti ki, yirmi bin kişilik futbol statlarını doldurabilecek çapta tesir sahibi oldu. İnsanları etkiliyordu, suratında daima tebessüm vardı. İlâhlık iddiasında olmadığını, “yeni bir din kurmadığını” ifade ediyordu. Fakat işin aslı öyle değildi.

 

İçten içe şeytanî plânını gerçekleştirmek için ince eleyip sık dokuyan Bhagwan’ın, Anand Sheela isimli genel sekreteri vardı. Bhagwan, Hindistan-Pune’de kapitalizm, ruhçuluk ve hatta cinsellik üzerine sohbetler düzenledi. Psikolojik desteğe ihtiyacı olanlar ve maceraperestler, Avustralya, Amerika ve dünyanın muhtelif yerlerinden, Pune’ye, Bhagwan’ın yanına geldiler. Hindistan dışında faaliyet gösteren “cemaat mensupları” iradesiz ve toplum tarafından ezilmiş insanları Pune’ye, Bhagwan’ın tapınağına gitmesi için ikna etti. Müritleri turuncu, liderleri ise beyaz Hindu kıyafeti giyiyordu. Müritleri, liderlerinin: “Ben hiçbir bakımdan özel değilim. Tanrı’nın oğlu olduğumu iddia etmiyorum. Basitçe söylüyorum, uyuyordum, şimdi uyandım. Siz de uyuyorsunuz, ama uyanabilirsiniz. Ben insanların uyanmasına yardım etmeye devam edeceğim. Uyanmış insan ‘yeni insan’ olacak. Hıristiyan değil, Hindu değil, İslâm dininden değil, sadece uyanmış bir insan.” ifadelerini duyduktan sonra, ondaki özgüvene ve kalabalığın büyüsüne kapıldılar! Bhagwan’a göre insanların uyudukları kesindi. Bu hayatta cenneti arayan müritler maalesef yanlış kapıya sığınmışlardı.

 

Bhagwan sonraları bir nevi konsey kurdu. Ruhî boşluktaki insanlar; mimar, avukat, şehir plânlama yetkilileri ve işçiler, müşterek paydada buluştular. Topluluk, rahatça at koşturabileceği bir mekân istedi: Tam on bin mekanik insanın aynı yerde yaşayabileceği bir “Alamut”. Bhagwan’ın güvendiği “Laxmi” isimli kadın mürit görevi üstlendi; akabinde Delhi, Bombay gibi şehirleri gezdi. O süreçte Hindistan’ı, İndra Gandi yönetiyordu. Bu gelişmeler yaşanırken, Bhagwan’a suikast girişiminde bulunuldu, kimin yaptığı meçhul, belki de olayı kendi tezgâhladı; “Rajneeshpuram” isimli örgüt, liderlerine yapılan suikast teşebbüsünden sonra Hindistan’ı çalkaladı.

 

1968’de Amerika fikri ortaya atıldı. Mürit Sheela, Amerika’nın özgür bir ülke olduğunu söyledi, “herkesin her istediğini yaptığı” yer... Sekreter Sheela ve Firavun tıynetli Bhagwan bir gün ansızın Amerika’ya gittiler. Binlerce mürit, liderleri ABD’ye gittikten sonra, araba farı görmüş tavşan gibi oldu. Medya Bhagwan’ın Amerika’nın Oregon eyaletinde olduğunu ifşa etti. Rajneespuram’a bağlı elli küsur kişi, Oregon’un Antelope sınırına, Bhagwan’ın yanı başına yol aldılar! Amerikan hukuk sistemindeki açıklardan istifade ederek, yeni bir şehir kurmak istediler, başardılar da. Oregon’un Antelope kasabasındaki insanları parayla kandırdılar, yirmi bin dolarlık mülklere, elli bin -gerekiyorsa daha fazlasını- verdiler! Mallarını satanlar büyük şehirlere kaçtı, kalanlar ise Guru’nun Antelope’de kalıcı olmadığını düşünerek, bir süre sabretmeyi plânladı. Bhagwan ve müritleri, Rasneeshpuram ismiyle aynı bölgede sadece bir çiftlik açacaklarını ileri sürmüşlerdi halbuki. Haşereler gibi gece gündüz çalıştılar, sinema, medya, kitap sektörüne el attılar; buradan akan paralarla inşaat malzemeleri aldılar. Satın aldıkları mülkiyetlerde dağ, taş ne varsa yerle yeksan ettiler. Elektrik şebekeleri, çiftlikler, binalar hepsinden daha önemlisi “bir meditasyon” salonu inşa ettiler. Firavun’un müritleri, çalışmayı ibadet olarak gördüler.

 

1978’de Güney Amerika’da bulunan Guyana Kooperatif Cumhuriyeti’nde Jonestown denilen yerde Kaliforniya Kongre Üyesi Leo Ryan’a suikast yapıldı. “Halkın Tapınağı” denilen yerde, Jim Jones isimli bir tarikat lideri vardı. Ryan’a yapılan suikasttan sonra tarikat lideri ve 917 mürit, ormanlık içinde bulunan söz konusu tapınakta siyanürle intihar etti yahut buna zorlandı. Amerikalılar, Bhagwan’ın bağlılarından birisinin de, hâdiseyle alâkalı olduğunu düşündüler. Öldürülen kongre üyesi Ryan’ın kızının, babasından kalan sigorta parasını Rajneespuram’a yatırdığı ortaya çıktı.

 

Bu hâdiseden sonra ABD’de tüm televizyon kanalları Bhagwan’ın bir nevi deccal, müritlerinin ise birer şeytanî varlık olduğunu söyledi. Hindu lider elbette boş durmadı. “Pune’deki Aşram” ismiyle bir film çektirip, sinema sektöründe iyice genişledi. Rajneespuram’ın faaliyetleri Alman bir yönetmen tarafından Amerikan halkına seyrettirildi. Tam bu esnada, lider ve müritleri için rüya gibi geçen ânlar kâbusa dönüşmüş oldu. Alman yönetmen, Rajneespuram cemiyetiyle samimiydi, bundan istifade etti, “terapi odası”na gizli kamera sokarak, ayinlerden bir tanesini çekti. Görüntülerde, insanların soyunduğu, birbirlerine hayvanlar gibi bağırdığı, “korku yok, güçlüyüm” gibi ifadelerle kendilerini avuttukları, nefes egzersizleri yaptıkları, ağladıkları ve dahî birbirlerine vurdukları gözüküyordu. Amerikalılar sinemaya akın etti ve bu sahnenin filmde yer aldığını gördüler! Bir Amerikalı kadının, filmle alâkalı Yazar Edmund Burke’den iktibas ederek söylediği şey kelimesi kelimesine şöyleydi: “Kötülük için gereken tek şey, iyi insanların bir şey yapmamasıdır!” Bhagwan ve tarikatı için tökezleyiş süreci başlamıştır!

 

Bhagwan ve müritleri Oregon eyaletindeki Wocko denilen yerde bir çiftlik kurmak isteyince, tarikata tepkiler arttı. Oregon eyaletindeki “Bin Dost” isimli cemiyet harekete geçti. Bu cemiyetin başında Bill Bowerman isimli şahıs vardı. Kendisi Nike markasının kurucusu ve eski bir Amerikan askeri. Amerika halkı nezdinde kahraman olan Bowerman, Bhagwan’ın tarikatına meydan okudu ama diş geçiremedi!

 

Bhagwan “çiftlik faaliyetlerine devam etmek için” ABD’den kalıcı vize talebinde bulundu. Çiftlik bahanesiyle, önce Amerika’yı, daha sonra da tüm dünyayı kendisine köle yapmak isteyen Guru lideri için Amerika Göçmenlik Ofisi vize onayı vermedi. Rajneeshlar bunun üzerine, eyaletteki Amerikan halkına eziyet etmeye başladı. Oregon Adalet Bakanlığı “Rajneesh ihbar” diye bir hat kurdu. Bir günde yirmi bin ayrı şikâyet aldı. Lider Bhagwan bu süreçte hep sessiz kaldı, servetine servet kattıkça müritleriyle yaptığı ayinler azaldı. Firavunvarî bu adam, “Hasya” isimli doktoru kendisiyle özel olarak ilgilenmesi için tembihledi. Bhagwan’ın her şeyini emanet ettiği sekreter Sheela bu durumdan nefret etti, liderini dinletmeye başladı. Bhagwan’ın doktora en acısız şekilde ölmenin formülünü sorduğu ortaya çıktı. Akabinde sekreter Sheela hemen harekete geçti, doktora başarılı bir suikast düzenledi. Tarikatın kendi içerisindeki çekişmeler ve Amerikan hükümetinin Guru’nun üzerine gitmesi, zaten karmaşık olan vaziyeti, çok daha kaotik bir hâle getirdi. Sheela, Rajneespuram’ı terk etti, örgüt içerisindeki bazı kişiler, sekreterden yana oldu, bazıları da Sheela ile hareket eden grubu hain ilân etti. Saflar yeniden dizayn edildi, Bhagwan örgütün suçlarını genel sekreterinin üzerine yıkarak şu sözlerle savaş ilân etti: “Elinde güç bulunduran insanlar sessizliğimden faydalandı. Sheela ve grubu içimizdeki üç kişiyi öldürmeye kalkıştı. Bunlar suçlu ve cani insanlar... Ya Amerikan polisi devreye girer, ya da benim halkım gerekeni yapar!” Koskoca eyaletin ele geçirilmesi ve eyaleti ele geçirenlerin Amerikan hükümetiyle savaşı bir tür iç savaşa evrildi. FBI, Guru’yu dinlemeye başladı, bu ABD tarihinin en fazla dinlenme vakalarından bir tanesi oldu. Buz dağının yarısından fazlası meydana çıkmıştır artık ve tepesinde uzun süre batmayacak bir güneş açmıştır.

 

Oregon eyaleti, Rajneespuram’ın eyaletten kovulması için yeniden sandık başına gitmeye karar verdi. Guru, barlarda ve restoranlarda, eyalet çapında salgına sebep olacak gıdalar satmaya başladı. Öyle sinsice hareket ediyorlardı ki, yiyecek ve içecekler tam seçim gününde tesirini gösterecekti.

 

Guru’nun içerisindeki doktor grubuna suikast düzenleyen sekreter Sheela Almanya’daki Stern dergisine röportaj verdi, liderinin kendisine yıkmaya çalıştığı tüm suçları reddetti. Koskoca bir buz kütlesindeki çatlakların çoğalması, Oregon’da bulunan Guru mensuplarını dehşete düşürdü. K. Dave isimli örgüt üyesi, Başsavcı Dave Fronmayer ile anlaştı ve örgütün işlediği suçların hepsini itiraf etti. Elli kişilik FBI grubu -300 kişilik asker de hazırda tutuldu-, Guru’nun çiftliğine baskın verdi, Bhagwan ve müritlerine yöneltilen suçlamalar ise; komplo, cinayet, içtimaî düzeni bozma ve saire. Durum tam da Makyavel’nin dediği gibiydi; “insanlar ya korkudan, ya da nefretten zarar verirler.” Çatışma çıkabilirdi! Federaller ve Guru arasında kan gövdeyi götürebilirdi. Fakat Bhagwan baskın yapıldığı anda, en yakın yirmi müridiyle iki ayrı jet uçakla kaçtı! Bunu fark eden diğer müritler, birbirinin yüzüne baktıklarında çaresiz ve acınası hâldeydiler. Her biri rengi solmuş, kanı çekilmiş bir cesede dönüşmüştü. Sindiler, ne yapacaklarını bilemeden, çaresizce donakaldılar. FBI’ın raporuna göre çiftlikte on yedi bin tabanca mermisi, yirmi Uzi, doksan yedi AK-47 (Keleş) ve bir milyon makineli tüfek mermisi ele geçirildi. 

 

Federaller ve Bhagwan arasındaki kedi-fare oyunu pek fazla sürmedi, lider ve yakınındaki küçük grup Charlotte’da yakalandı. Amerikan hükümeti Bhagwan’ı prosedür gereği yargıladı, “göçmenlik suçlarının ihlâli sebebiyle” bir yıl hapse mahkum etti. Diğer suçlamaları Almanya’ya kaçan sekreter Sheela’ya (10 sene ceza aldı) yıktılar, Bhagwan’ı hapse göndermekten korktular... Lider Hindistan’a iade edilince çok az kişi bu adamı takip etti. Ve nihayetinde Bhagwan her şeyin başladığı yerde, 1990’da Pune’de öldü.

 

Aylık Dergisi 166. Sayı

Kaynak: Editör:
Etiketler: Hindistan, Amerika, Sapkın,
Yorumlar
Haber Yazılımı