Haber Detayı
28 Ocak 2020 - Salı 09:52
 
Ömer Lütfi Mete ve Yücel Çakmaklı Yâd Edildi
Senarist, şair, gazeteci ve yazar Ömer Lütfi Mete ve senarist, yapımcı, yönetmen Yücel Çakmaklı, 5 Aralık 2019 tarihinde Yeni Dünya Vakfı’nın Sultanahmet’teki lokalinde düzenlenen programla yâd edildiler.
Aktüel Haberi
Ömer Lütfi Mete ve Yücel Çakmaklı Yâd Edildi

Programa konuşmacı olarak katılan yapımcı, senarist ve yönetmen İsmail Güneş, sinemanın seyirciyle yapılan bir sanat olduğunu vurgulayarak “Seyircisiz sinema, cemaatsiz camiye benzer.” ifadelerini kullandı ve “Ben hatırlıyorum. Sinemaya yönetmen olarak ilk başladığım dönemde yaklaşık bir on yıl kadar ‘Sinema haram mıdır, helâl midir?’ mevzusunu konuştuk. Teknolojinin, insanın konforunu artıran her unsurunu gönül rahatlığıyla kullanıyoruz; fakat sinema sanatı 18 yaşını doldurmamış genç kız muamelesi gördü. Bizim çocukluğumuz şöyle geçti: Gizlice sinemaya gittiğimizde ve yakalandığımızda kulaklarımızı çekerler ve üç-dört tane sağlam tokat atarlar, ‘Senin harçlığını kısıyorum.’ derlerdi. Çünkü onların gözünde sinema salonu bir günah yuvası. Oysa ki orada sevap da işleyebilirsiniz. Yani nasıl kullandığınızla alâkalı bir durum; fakat kimse “nasıl”ını sormadı o zamanlar.” dedi ve öyle devam etti:

 

“17 yıldır sinemayı desteklemek adına bir yasa var; ama eşeğin büyüğünü ahırda unuttular. Dağıtım sistemi Korelilerin elinde… Kontrol edilebilecek bir alanı siz başka bir ülkeye teslim ettiğinizde, gelebilecek her şeye rıza gösteriyorsunuz demektir. Burası para ile satılamaz, satılmamalı. Buradan gelecek parayı başka yerden kazanın; ama burası sizin kontrolünüzde olmalı.”

 

Konuşmasında, “bizim” diyebileceğimiz kanalların dahi reyting almak için aileyi ve toplumu ifsad eden diziler çekmekten çekinmediğini vurgulayan Güneş, “Bir koltuğu işgal ettiğinde 28 Şubat mücadelesini falan unutup, arkayı hemen siliveriyorlar. “Her şey çok güzelmiş.” diyor ve mevcut yapı üzerine devam ediyor.” dedi.

 

“Ömer Lütfi Mete’nin Tasavvufa Merakı Vardı”

 

Programa konuşmacı olarak katılan Sinema Eleştirmeni İhsan Kabil konuşmasında, Yücel Çakmaklı ve Ömer Lütfi Mete’nin, Anadolu halkının millî ve manevî değerlerini sinemaya taşıyan iki büyük insan olduklarını vurguladı ve “Ömer Lütfi Mete’nin tasavvufa merakı vardı ve otuz sayılık bir dergi çalışması olmuştu bununla alâkalı. Ben kendisiyle bu ‘Çağrışım’ dergisi vesilesiyle tanıştım. Mesela ‘Deli Yürek’ dizisindeki ‘Kuşçu’ karakteriyle bunu hayatın içine sokma çabası gösterdi.” ifadelerini kullandı.

 

“Ömer Lütfi Mete İçin Memleket ve Kendi İnsanının Meseleleri Her Şeyin Önündeydi”

 

Yapımcı ve Yönetmen Nazif Tunç, konuşmasına “Bu iki büyük insanı daha büyük salonlarda ve daha yoğun kalabalıklarla yâd edilmesi gerekirdi.” ifadeleriyle başladı ve “Ömer Lütfi Mete ile TGRT’de tanıştım, İsmail Güneş ile ‘Yankı’ isimli programı yapıyorlardı. Ömer abi ile İsmail beyin birlikte çektikleri ‘Bizim Ev’ isimli dizi de hâlâ Türk dizi tarihinin bize ait en önemli yapıtı olarak yerini koruyor. Yücel Çakmaklı’nın ‘Küçük Ağa’sı, ‘Kuruluş’u ‘Bir Adam Yaratmak’ı televizyon işleri içerisinde nasıl birer mücevher gibi duruyorlarsa, Ömer Lütfi Mete’nin kaleme aldığı ‘Bizim Ev’ de bizim gerçekten dizi yaparken kullanmamız gereken ölçüyü ve mihengi hâlâ dosdoğru bir yol, parlak bir ışık gibi yeni sinema ve dizi yapacak olanlara ahlâkıyla, irfanıyla, karakterleriyle, olaylarıyla ve ilişkileriyle veriyor. Ömer Lütfi Mete ‘Bizim Ev’ haricinde başka hiçbir şey yapmasa, sadece bu dizi ile bizim için sonsuza dek kendisine minnettar kalacağımız bir iş yapmış olurdu.” ifadelerini kullandı.

 

Ömer Lütfi Mete ile birlikte bir dizi çekme şansına eriştiğini de söyleyen Tunç şöyle devam etti:

 

“Ömer abinin ‘Deli Yürek’ isimli çalışmasından sonra, başrolünü Oktay Kaynarca’nın oynadığı ‘Aşkımızda Ölüm Var’ isimli bir dizi çekme fırsatını yakaladım. Orada gördüm ki; Ömer abinin memleket, millet ve kendi insanı ile ilgili tutkuları, kendi insanının meseleleri onun için her şeyin önünde bir yerdeydi.”

 

 “Yücel Çakmaklı Çok Naif Bir İnsandı”

 

Nazif Tunç’tan sonra mikrofonu olan dizi ve sinema oyuncusu Mehmet Ali Tuncer, rahmetli iki isim hakkında dua ederek başladığı konuşmasında, “Yücel Çakmaklı ile dernek faaliyetlerinde beraberliklerimiz oldu. Kendisi gerçek bir İstanbul beyefendisi idi. Kimseyi kırmaz, incitmez, ağzından hiçbir zaman kötü bir şey çıkmazdı, zarif ve çok naif bir insandı. Onu hep kendime örnek almaya çalıştım ve birçok alanda ondan öğrendiklerimin faydasını gördüm.” ifadelerini kullandı.

 

Ömer Lütfi Mete’nin insanî yönünün dışında, ilmî yönünün de ağır bastığını ifade eden Tuncer şunları söyledi:

 

“Ömer Lütfi Mete’yi biz hep sanattan ve sinemadan biliriz; ama hafızlıktan gelen ilmî sohbetleri insanın ufkunu açıyordu. Kendisi çok değerli bir insandı, dolayısıyla bizim için büyük bir kayıp oldu. Benim üzüldüğüm bir husus var: Birçok kişi bu programa davet edildiği hâlde burada değil. Birçok kişinin şöhret olmasına, para kazanmasına öncülük etmiş, çok önemli yerlere taşımış olmasına rağmen burada hiçbiri yok. Bu beni gerçekten üzdü.”

 

“Sinema Amaç Değil Araçtır”

 

Programda en son konuşan Senarist ve Yönetmen Mesut Uçakan, Ömer Lütfi Mete ile yakın bir birliktelikleri olmadığını; fakat Yücel Çakmaklı ile yoğun bir teşviki mesaileri olduğunu belirterek, “MTTB’nin sinema kulübüne geldiğimde Yücel Çakmaklı ile tanıştım ve çok heyecanlanmıştım. Sonra sinema kulübünde birlikteliğimiz sürdü...” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

 

“Kim ne dersin bizim sinema ve dizi sektöründeki işlerimizin amacı, medeniyetimizin temelini kuran ve harcını oluşturan İslâm’ı, inancımızın, her şeye ve her zerreye şekil veren dinimizin sinemadaki sesi olabilmektir. Yani sinema yapmak amaç değil, yalnızca araç… Bizim sinemamızın fonksiyonu budur.”

Kaynak: Editör:
Etiketler: Ömer, Lütfi, Mete, ve, Yücel, Çakmaklı, Yâd, Edildi,
Yorumlar
Haber Yazılımı