Haber Detayı
01 Temmuz 2018 - Pazar 01:00
 
Sıtkı Türkan: İslamcı Dergiciliğin Zirvesi Gölge’dir
Yılların “dergi kurdu” Sıtkı Türkan, 9. Uluslararası Dergi Fuarı’nda Aylık Dergisi’ne konuştu…
Söyleşiler Haberi
Sıtkı Türkan: İslamcı Dergiciliğin Zirvesi Gölge’dir

Dergi sahafı olarak dergilere olan ilginiz nasıl doğdu?

 

İş vardır severek yaparsınız, iş vardır vazife şuuruyla yaparsınız. Cemil Meriç’in dediği gibi, dergi de akan su gibi, duran su yosun tutar ya… Ben zaten severek toplarken, daha iştiyaklı topladım. Arşivim tam olsun diye. Kâğıda basılı olan şey benim için değerlidir. Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığım yıllarda bodrum katındaki deposuna koymuştum. Bir sabah 25 bin kitap ve dergim su altında kalmış, mahvolmuştu. 82’de Cağaloğlu Yerebatan’da bir depom vardı. 12 Eylül döneminde kamyon dolusu kitaba el koydular.

 

Ne tür dergiler geçti elinizden?

 

Ben aslında kitap sahaflığı yapıyordum. Sonra İslâmcı dergileri toplamaya başladım. Büyükdoğu’nun son dönemlerine yetiştim. Babam ilk dönem çıkanları alırdı ondan gördüm. Rahmetli babamla Üstad’ın yanına gider gelirdik. Dışımızdaki dergileri de takibe başladım. Dergiler arası polemikleri takip ederdim. Yön, Tan, Halkın Yolu gibi sol dergilerden arşivim vardı. Magazin, ekonomi, edebi dergiler. TÜRDEB gibi kapsamlı olmasa da TÜSDAV da organizasyon yapıyordu. Yılmaz Güney Vakfı arşivimden çok sayıda dergi aldı. İade edileceği söylenmişti ancak alamadım. Harf inkılabıyla ilgili dünyada ne yazılmış, benden daha büyük arşivi olan yoktu. Kabalcı Yayınları bu alanda kitap basacaktı. Çok istediler güvenip verdim. Sürekli ertelediler. Kadıköy’de ölen generallerin ailelerine sorardım. Evde yığılan dergileri eşleri veriyordu. Ölüm ilanlarına bakıp öyle uğrardım. Aralarında her çizgiden dergi olurdu. Müzayedelerde harcadığım birikim servet olmuştur. Vakıfların, resmi kuruluşların, belediyelerin çoğu hayrına istiyordu.

 

Dergiciler arasında öteden beri bilinen birisiniz?

 

Süreli yayınları takip ettiğim için “süreli Sıtkı” diye anıyorlar beni. Benim için bir kültür hizmeti, hayalim büyük bir kütüphane yapmaktı, olmadı. 12 Mart, 12 Eylül’de yıllarca hapis yattım. Yıllar sonra İslamcı Dergiler Projesi’nin başındaki Lütfü Suna ile tanıştım, arşiv salonuna adımı vermişler. Yıllar önce size de çok teklifim oldu. İbdacıların dergi arşivini bir araya getirelim, içeri girer-çıkarız, ölürüz-kalırız, kaybolur belli olmaz diye…

 

Bizim dergiler için o dönem şartlar elverişli değildi. FETÖcüler sürekli baskınla el koyuyordu

 

Biliyorum, iyi ki olmamış. Yoksa kökten giderdi. İbda hareketinin dergilerinin bir yerde olmamasının sebebi o. Bir sayı eksik olsa, Unkapanı, Kasımpaşa, Cağaloğlu Üretmen Han vs gezip, yalvar-yakar eski sayıları sorardım; hemen toplatılıyordu çünkü.

 

Büyükdoğu, İbda dergilerini takipte ne kadar geriye gidebildiniz?

 

‘Biyografi net’ dergisini çıkaran Mahmut Çetin’le sohbetlerim olurdu. Bir gün İbda camiasının çıkardığı dergileri elimde görünce, hiçbir tarafa angaje olmayan, yerli, milli tek dergi bu demişti. O günden sonra üzerinde durdum. Ciddi dergilerden en çok dergi çıkaran çevre İbdacılardır. Önce Gölge dergisini tanıdım. Kumandan Beyaz Saray kitapçı çarşısında SER-DA’ya gelirdi. Ama biz derya içinde deryadan habersiz yaşadık, bilemedik. Birkaç yerde de zikrettim. İslâm coğrafyasında Patani, Moro, Filipinler gibi yerler bilinmezken, hatta yanlış telaffuz edilirken coğrafyamızı Gölge bize tanıttı. İnsanımızı ümmet şuuru şartından, dünyadaki Müslümanların mücadelelerinden haberdar etti. Gölge İslamcı dergiler arasında zirvedir. Daha önce müslümanların çoğu dergilerinde çiçek-böcek eşliğinde maneviyattan bahsederken “dini-milli-içtimai-edebi dergi” diye çıkardı. 70’lerde Gölge çıktıktan sonra bazı gruplar onu taklit etmeye başladı. Sonra Akıncı Güç dergisi, bir de Akıncılar adlı dergi. Derken 12 Eylül geldi.

 

Dergilerle yeni tanışanlara ne tavsiye edersiniz?

 

Bilgisayarın yaygınlaşmasıyla dergi işleri kolaylaştı. Öğretmenler, milli eğitim müdürleri teşvik ediyor. Dergi tutkunları her zaman çıkabilir ancak dergi sayısı çoğaldığı için takibi zor. Şimdi kapanan dergiler oldu mu itiraf edeyim seviniyorum. Mesela 30 yıllık dergilerden Varlık dergisiyle konuşurken “ne zaman kapanacak” diye şakayla karışık söylemiştim; yanlış anladılar. Oysa işime geliyor, bitince bağlıyorum ya? O yüzden İbdacı dergilerden memnunum(gülüyor) kapandıkça açılıyor, takibi daha kolay ama Türkiye adına da üzülüyorum. Bazı eski dergilere gittiğimde mektep havası solurdum. Mesele tartışılır biz de oturur dinlerdik. Hareket dergisi mesela. Gençler en az iki tane ve nitelikli dergileri takip etsinler.

 

Aylık Dergisi 165. Sayı

Kaynak: Editör:
Etiketler: Sıtkı Türkan, İslamcı Dergiciliği, gölge dergisi, mirzabeyoğlu,
Yorumlar
Haber Yazılımı