Haber Detayı
08 Ekim 2015 - Perşembe 15:43
 
Tüm Zamanların En İyi Boksörü- III - Fatih Turplu
Tarih Haberi
Tüm Zamanların En İyi Boksörü- III - Fatih Turplu

Tüm Zamanların En İyi Boksörü- III

Ve Cassius Clay Dize Geldi!

Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonluğu’nun ardından Cassius Clay bir basın toplantısı düzenleyerek Müslüman olduğunu ve bundan sonra isminin “M. Ali” olduğunu açıklar... Ali’nin Müslüman olduğunu ilan etmesi Amerikan kamuoyu için (sansasyonel) bir hâdise oldu. “Müslüman oldu mu, olacak mı?” diye dedikodular tüm kamuoyunu sarmışken bunun gerçek olduğunu öğrenen Hıristiyanların hepsi adeta “yıkıldı” denilebilir. Amerika’daki ırkçı siyah Müslümanlar topluluğunun lideri (İlayca) bir basın toplantısı düzenleyerek TV’lere konuştu ve Ali’nin siyah Müslümanlara katıldığını, Müslüman olduğunu ayrıca duyurdu…

25 Şubat 1964’de Sonny Liston’ı devirerek Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu olan Ali’ye ilk meydan okumayı yine halefi (Listın) yaptı… Yeni şampiyon Ali (Listın)’ın bu teklifini kabul etti ve organizatörler 25 Mayıs 1965 günü Lewiston, Maine’da yapılacak bir boks maçına karar verdiler.

 

Müslüman Boksör Ringe Çıkıyor

Bu maç ve gecesini anlatmadan evvel bu maç etrafındaki bir dedikoduya değinelim. Söylentiye göre (mafia) tarihinde ilk defa gelenek dışına çıkıp mafya’yı şirketleştiren meşhur Tommy Lucchese ailesi bu maçı satın almıştır ve (Listın)’ın yenilmesini sağlayarak bahislerde büyük bir para vurgunu yapmıştır. Böyle bir iddia zaman zaman dile getirilse de “otorite” diyebileceğimiz sözüne güvenilebilir boks adamlarının hepsi böyle bir şeyin olmadığını, Ali’nin o sıralar fişek gibi bir boksör olduğunu ve (Listın)’ın Ali’ye karşı zaten şansı olmadığını söylerler. Yine ehemmiyetli bir gazeteci ve boks takipçisi o gece ringe çok yakın bir yerden maçı seyrettiğini ve Ali’nin bu maçı bileğinin hakkıyla ve hiç şüphesiz bir şekilde kazandığını söyler… ZatenAli’nin profesyonel kariyeri boyunca yapacağı sonraki maçlar da onun maçlarını bileğinin hakkıyla aldığının tartışmasız bir göstergesi olacaktır.

Bu maç diğer maçtan daha büyük bir alâka görmüş ve herkes Ali’nin uzun soluklu bir boksör mü yoksa tesadüf eseri maç kazanan bir deli mi olduğunu öğrenmek için salonu hınca hınç doldurmuştur. Ali’nin Müslüman oluşu bunun tüm dünya tarafından duyulmuş olması da yapılacak olan bu maça alâkayı katbekat artırmıştır. Ali ilk defa Müslüman bir boksör olarak ringe çıkacak ve “Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu” olarak dünyadaki bütün Müslümanları da temsil edecektir. Bu temsiliyet başta Türkiye olmak üzere bütün dünyada haber manşetlerine taşınmış ve herkesin gözü kulağı (Levistın)’dan gelecek habere çevrilmiştir.

Maç öncesinde Ali’nin “bir atımlık top” olduğunu düşünenler de az değildir; meşhur boksörlerden Joe LuisAli hiçbir zaman Rockie Marciano gibi efsanevi bir boksör olamayacak!” diyordu. Bunun yanında başta medya olmak üzere Amerikan kamuoyundaki birçok kesim Ali’nin  Müslüman olmasından huzursuzluk duymuş ve onun bir sonraki maçta devrileceğini daha doğrusu devrilmesi gerektiğini umut ediyorlardı.

 

Hayalet Vuruşu

(Gong) sesinin ardından maç başladı. Ali lakabına uygun olarak kelebek gibi ringin etrafında uçarak dans etmeye başladı. İlk bir dakika boyunca (Liston) saldırdı ve sol direklerle Ali’yi sıkıştırmaya çalıştı; fakat her hamlesinde Ali yumruklardan kurtulmayı başardı. Bu kovalamaca esnasında (Listın) sadece bir kez Ali’ye sol yumruğunu ulaştırabildi…

 Tam bu esnada size salondaki havadan bahsetmek istiyorum. Ali’nin hem dünya şampiyonu olması hem de Müslüman olması Amerikan kamuoyunu öyle derinden etkilemişti ki salonda çıt çıkmıyor ve herkes (Listın)’ın Ali’yi nasıl mahvedeceğini bekler gibi bir hava içerisinde maçı takip ediyordu. İşte bu atmosfer içerisinde (Listın) sadece bir sol direği ulaştırması bile koca salonda heyecana sebep olmuş ve bütün salonun içindeki gizli ukdeyi yani Ali’den ve Müslümanlıktan nasıl nefret ettiklerini ortaya çıkarmıştı. Nitekim şehid Malcolm X’in “Hilal ile Haç’ın ringe çıkışı!” tesbiti boşa değildir…

İşte tam bu nazik anda (Listın) Ali’yi tekrar sıkıştırmak isterken Ali aniden sağ yumruğunu (Listın)’ın suratına geçirdi ve (Listın) bir patetes çuvalı gibi yere serildi. Sonradan “Phantom Punch-Hayalet Yumruk” ismi verilen bu ani sağ yumruk (Listın)’ı kamyon çarpmış gibi bir hâle döndürmüş olmalı ki boylu boyunca patetes çuvalı gibi yere serilen (Listın) kalkmak için sendelediğinde tekrar yere düştü… (Listın) bahsettiğimiz şekilde yerde birkaç defa süründükten sonra tekrar ayağa kalktı. Ayağa kalkınca Ali üzerine gitti ve (Listın)’ı tepelemek için tekrar saldırdı. Tecrübeli hakem Barney Felix (Listın)’ın ayaklarının titrediğini ve sendelediğini görerek Ali’nin tekrar onu tepelemesini müsaade etmeyerek maçı bitirdi ve Ali“Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu” ünvanını korudu. 15 raund üzerinden sürecek olan maç, birinci raundtaAli’nin (Listın)’ı bir anda nakavt etmesiyle bitiverdi. Aslında (nakavt) olan sadece (Listın) değil İslâm’dan nefret edenlerdi de…

 

Bir Not

Üstad Necip Fazıl’ın M. Ali hakkında söyledikleri bilenlerce malum; umumiyetle Üstadın aktardığı hâdiseyiAli’nin 1964’deki şampiyonluk maçı zannediliyor. Oysa Üstadın bahsettiği maç biraz evvel aktardığımız 25 Mayıs 1965’teki Ali’nin Müslüman olarak çıktığı ilk maçtır. Şuradan da bellidir ki, Üstad maçı tarif ederken “ancak Âmentü’yü okuyabileceği müddet kadar…” diye niteler; 1964’deki maç 6 raund sürmüştür ve Ali o zaman Müslüman olduğunu açıklamamıştır. Sonraki maç ise gerçekten de “Âmentü”yü okuyacak kadar kısa bir zaman içerisinde başlamış ve bitmiştir. Üstadın Ali hakkında yazdıklarını Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nun kaleminden paylaşalım.

 

Tilki Günlüğü’nden…

* “Yâ Allah!... Sağdan bir yumruk… Yâ Resûllallah!.. Soldan bir yumruk… Ve dev yapılı zenci boksör (Liston), upuzun yerde… Bütün kapışma süresi de, yine zenci, fakat mümin boksörün, içinden, ancak Âmentü’yü okuyabileceği müddet kadar…”

* “Mümin boksör, dünyanın ne kadar büyük lâfı varsa hepsini eden dev yapılı hasmını yere serer sermez haykırıyor: ‘Ayı! Ayağa kalk ve Müslüman ol!’ … Halbuki onun ‘ayı!’ dediği kendi ırkından biridir; Milliyetçiliği köpeklerin birbirini kıçlarından koklayarak tanıması  gibi madde ve uzviyet plânında arayanlar şu misâlden ibret alsın!.. Asıl ruhtan gelen kokudur ki, maddeyi kezzap vârî eritir; ve ebediyen birlik olanlarla sonsuz aykırı olanları, istedikleri kadar maddede yakın veya uzak olsunlar, iki safa ayırır. O zaman taraflar, maddede iki kuzu olsa, mümin kuzuya öbürü sırtlan görünmeye mahkûmdur.”

* “Bir gün evime, Kenya’lı, kuzgunî siyah bir zenci gelmişti. Odama girerken beni Müslümanca selâmladı ve benimle, hem de ecnebi bir lisânı vasıta ederek dertleşmeye başladı. Birkaç saat içinde bu zenciye o kadar ısınmıştım ki, siyah kehribar rengi yüzünü bile bembeyaz görmeye başlamıştım. Düşünmüştüm ki, şimdi bu zenci Romanyalı Hıristiyan bir Gagavuz Türkü olsaydı, her türlü ırkî ve uzvî eşlik içinde acaba bana ne kadar yabancı görünecekti?”

* “Boksörün imân yumruğundaki rakipsiz kuvvetten evvel, saplandığım hikmet, herşeyi, ezelî ve ebedî prensip olarak ruha bağlamak milliyetçiliği de ruhî muhteva eşliğinde görmek oluyor… Yumruğa gelince, ona HAYRANIM; ve bütün Müslümanlara, hangi iş üstündeyseler, yumruk olmasa bile aynı imân elini vazifelendirmelerinden başka öğüt tanımamaktayım… İmân yumruğunun sahibi mümin boksör, düğümlü dillerimiz ve inmeli ellerimizle, muhtaç olduğu şifayı ihtar etmektedir.”

*Mümin boksör, Amerikalı Muhammed Ali’dir… Ona hayranlığını serdeden de Üstadım!.. (1)

 

Sonrası

Sonrasında Ali kendisine meydan okuyan Floyd Patterson’la Las Vegas’ta ringe çıktı. Tarih 11.22.1965… 2 raund süren maçta (Pitırsın) Ali’ye dayanamadı ve teknik nakavtla maçı kaybetti. Ali WBC ünvanını korudu…

Hemen ardından George Chuvalo, Ali’ye meydan okudu. Herkes onun altın kemerine göz dikmiş gibi gözüküyordu. 1966 senesinde Canada Toronto’da yapılan maç 5 raund sürdü ve hakemlerin oy birliği kararıyla Ali ünvanını tekrar korudu. 1966 senesinin Mayısında İngiliz boksör Henry CooperAli’ye meydan okudu. Sonradan Sir-Sör ünvanı alacak (Kupır) gerçekten dişli bir boksördü. Ali’nin “o bana yumruk attığında atalarım bile hissediyordu” dediği boksör işte bu İngiliz boksör (Kupır)’dır. Hatta Ali’nin o maçta çenesinin kırıldığı ve bu kırık sebebiyle profesyonel boks hayatı boyunca acısını çektiği söylenir. 6 raund süren maçta (Kupır) Ali’yi çok zorlamasına mukabil teknik nakavtla yenilmiş ve Ali WBC ünvanını korumuştur.

Ardından 1966 senesinin Ağustos ayında yine bir İngiliz boksör olan Brian LondonAli’ye meydan okumuş ve Londra’da yapılan maçta nakavtla yenilerek Ali’nin ezip geçtiği boksörler sayfasına adını yazdırmayı başarmıştır.

Alman boksör Karl Mildenberger 1966 senesinin Eylülünde Ali’ye meydan okuyarak ağır siklet ünvanını almak için bir maç istemiştir. Frankfurt’ta yapılan maçta (Mildenberger) 2. Raundta teknik nakavt ile maçı kaybetmiştir…

Cleveland Williams’ın meydan okumasıyla Houston’da 1966’nın 11. ayında Ali bir maç daha yapar bu maçı da 3. Raundta kazanarak ünvanını okur…

 

Say My Name-Adımı Söyle

Ali ringlerde rüzgar gibi esiyordur... 1967’de genç boksör Ernie TerrellAli’ye meydan okuyarak maç talep eder. Maçtan önce (Örni Terıl) TV’lere çıkarak Müslüman olduktan sonra ismini değiştiren Ali’ye özellikle “Kesyüs” diye hitap eder. Ali’nin bütün uyarılarına mukabil ona böyle hitap etmeyen (Terıl) bu mevzuyu öyle dallandırıp budaklandırır ki belki de ilk defa Ali’nin çok fena sinirlenmesine sebep olur. Ali ona öyle kızmıştır ki onunla sadece boks yapmak istemiyor ayrıca onu pataklamak istiyordur. Nihayet maç günü  Houston’da “Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonluğu” maçında karşı karşıya gelmişlerdir. Beş raund süren maçta Ali (Terıl)’ı öyle bir pataklamıştır ki bu maç Ali’nin “efsane maçlarından biri olarak anılsa yeridir.”Ali, onunla sadece boks yapmamış her yumruğundan sonra ona “Say My Name-Adımı Söyle” diye diye (Terıl)’ı dövmüştür.

 

“Benim Savaşım Değil”

1960’ların sonuna gelindiğinde Amerikan Ordusu Vietnam’a çıkartma yapmış ve oradaki insanları katletmişlerdir. Herkesi askere alan Amerikan hükümeti bu fırsatı değerlendirmiş ve bir efsane yolunda ilerleyen Ali’nin önünü kesmek için onu zorla askere yollamak için şubeye çağırmıştır. Ali Müslüman olduğu için “Benim Vietkonglularla alıp veremediğim bir şey yok” diyerek savaşa gitmeyi reddeder. Amerikan basını bir anda Ali’yi gazete manşetlere taşıyarak ringlerde yenemedikleri Ali’ye bu sadece karalama yolunu tutmuştur. Aynı zihniyetteki New York Atletizm Komisyonu  Ali’nin lisansı ve ünvanını alır.  Bunun ardından diğer komisyonlar da askere gitmediği için Ali’nin bir bir lisanslarını alırlar. Bununla da yetinmeyen Amerikan hükümeti Ali’yi mahkemeye çıkararak 10 bin dolar para cezası ve 5 yıl hapis cezası vermiştir.  Yüksek mahkeme bu kararı durdurur ama Ali’nin ringlerden uzak geçecek 3 yıllık bir süreç de böylece başlamış olur.

 

3 Yıl Ara

Bu arada Ali evlenir, Üniversitelerde dolaşıp konuşmalar yapar, bir belgesel yapımına katılır, bir tiyatroda rol alır… Onun rinklerden uzak olduğu bu yönde Joe FrazierJimmy Ellis’i nakavt ederek şampiyonluk ünvanını ele geçirir. 1970 senesine gelindiğinde üst mahkeme Ali’nin hakkında verdiği kararı bozar ve tekrar ringlerin yolu ringlerin prensine açılır. Ali’nin ilk rakibi Jerry Quarry’di.

Efsane geri dönüyor… Kendisinden çok daha genç olan bir rakiple karşılaşan Ali maçta zorlanır ama onu yenmeyi de başarır. Ardından Oscar Bonovena’yla yaptığı maçta arada geçen zamanın bütün hıncını ondan çıkarır. (Bonovena)’yı üç kez yerle öpüştüren Ali gözünü (Freyzır)’a dikmiştir.

 

Ringlere Dönüş

Madison Square Garden’da Ali 1971’in 8 Mart’tında (Freyzır)’la karşı karşıya geldi. 15 raund süren maçta kuvvetli rakibine karşı iyi bir maç çıkaran Ali hakem kararıyla mağlup düştü ve (Freyzır) ünvanını korudu. Bu maçın ardından Amerikalı Jimmy Ellis ve Buster Mathis’i devirdi; sonrasında İsviçre-Zurih’te  Jürgen Blin ve Japonya-Tokyo’da Mac Foster’i, ve Canada Vancouver’de daha önce de yendiği (Çuvalo)’yu yendi. (Queri)’nin tekrar maç isteğini reddetmeyen Ali Las Vegas’ta onu bir kez daha devirdi. Ardından İrlanda-Dublin’de Alvin Lewis’i ve daha önce devirdiği (Pitırsın)’ı New York’ta bir kez daha ringlere yapıştırdı. 1972’nin sonunda Bob Foster’i yenerek NABF Ağır Siklet ünvanını elde etti. Bu maçın ardından Ken Lorton’a yenilen Ali, 1973’ün 9. ayında Norton’la rövanş yaparak maçı kazandı. Ringlere döndükten sonra ilk mağlubiyetini aldığı (Freyzır)’la tekrar karşılaşmadan önce Endonezya-Jakarta’ya gitti ve Luddy Lubbers’i hakem kararıyla yendi. 1974’ün 1. ayında New York City’de (Freyzır)’la tekrar karşılaşan Ali bu sefer (Freyzır)’ı 2. raundta yenerek gözünü tekrar o zaman Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu olan George Foreman’a dikti.

 

“Ali Bomaye”

Zaire-Kinshasa’da yapılacak olan Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonluğu’nu seyretmek için bütün Zaireliler akın etmişti. Bütün Zaire sokaklara dökülmüş ve “Ali Bomaye-Ali Onu Öldür” diye bağırıyorlardı… O kadar çok insan vardı ki, maç için bir stadyum ayarlanmıştı. Şampiyon (Frimın) bu kadar yaptığı 40 maçın hiçbirini kaybetmemiş ve tıpkı (Listın) ve Mike Tyson gibi bütün maçlarını ilk raundlarda bitiriyordu. 30 Ekim 1974’te  “The Rumble In The Jungle-Ormandaki Haykırışlar” diye isimlendirilen bu maç tam 8 raund sürdü ve herkesin yenilmez zannettiği (Frimın) Ali’nin karşısında darmadağın oldu. 6 yıl önce kaybettiği şampiyonluğu tekrar alan Ali, işinin bitmediğini bir kez daha kanıtlamış oldu. Zamanın Amerikan BaşkanıHenry Ford bu maçın ardından Ali’yi Beyaz Saray’a davet ederek onu en üst düzeyde karşıladı.

 

3. Kez Dünya Şampiyonu

1977’ye kadar bir dizi maç yapan Ali 1978’de genç rakibi Leon Spinks’e mağlup oldu ve şampiyonluk ünvanını bir kez daha kaybetti. 6 ay sonra aynı sene içerisinde tekrar (Spinks)’le karşılaştı ve şampiyonluk ünvanını bir defa daha kazandı. Böylece Dünya Ağır Siklet Boks camiasında kimsenin daha önce başaramadığı bir rekoru kırarak 3 kez dünya şampiyonu olan tek boksör ünvanını elde etti.

Boksa Veda

Ringlere çıkmamaya karar veren Ali bir dizide rol aldı, Los Angeles’a taşındı. Diplomat sıfatıyla dünyayı dolaştı. Bir süre sonra içindeki boks özlemine dayanamayarak tekrar ringlere döndü. Yakınlarının tüm itirazlarına rağmen 2 Ekim 1980’de daha önce kendi kampında yetiştirdiği genç boksör Larry Holmes ile karşılaştı fakat kaybetti. 1981’de ise Trevor Berbick’le karşılaştı ama yine yenildi. Bu maçın ardından ise bir daha dönmemek üzere bokstan ayrıldığını açıkladı. 1984 yılında Parkinson hastalığına yakalanan Ali, profesyonel boks hayatında beş maç kaybetmiş 37’si nakavt olmak üzere 56 maç kazanmıştır. M. Ali şu an 73 yaşında ve Amerika’da yaşamaktadır. Profesyonel boks camiasınca Ali “tüm zamanların en iyi boksörü” olarak bilinir ve kabul edilir. –Bitti-

 

1)Salih Mirzabeyoğlu, Tilki Günlüğü, Cilt 5 / S. 478,479

Aylık Dergisi 132. Sayı, Eylül 2015

Kaynak: Editör:
Etiketler:
Yorumlar
Haber Yazılımı