Yazı Detayı
06 Şubat 2021 - Cumartesi 13:25
 
Dünyanın En Sakar Gemisi USS William D. Porter'ın Hikayesi
Dr. Vehbi Kara
 
 

İkinci Dünya Savaşında bir ABD gemisinde yaşanan olayları esprili bir dille anlatarak profesyonel askerliğin önemini vurgulamakta yarar vardır. Çünkü askerlik mesleği özellikle günümüzde ciddi bir eğitimi zorunlu kılmaktadır. Çoğu çiftçi ve hayatında ilk defa silah altına giren mükellef askerlerin meydana getirdiği acı ve ibretlik olaylar çoktur. Bunlardan sadece bir tanesi USS William D. Porter'ın hikâyesidir.

 

Amerikan Donanmasında “Willie Dee” olarak anılan bu gemi profesyonel olmayan askerler yüzünden dünyada emsali görülmeyen olaylara yol açmıştır. Yaşanan büyük kazaların en önemli sebebi insan unsurudur.

 

Fakat Willie Dee, görev yapan askerlerin ve komutanların isimlerinden çok daha fazla anılmıştır. Bazı yazarların “uğursuz gemi” ismini vermesi bilimsel bir izah olamaz. Bu gemiye şanssız gemi de diyemeyiz zira yol açmış olduğu kazalar sonucunda sadece bir asker ölmüştür. Bu askerin ölümü ise silah kazası değil bir denizcilik hadisesidir.

 

Türk Deniz Kuvvetlerinde uzun yıllar boyunca Harp Filosu Komutanlığında görev yaptım. Her ne kadar çalıştığım gemi “Gear” sınıfı da olsa USS William D. Porter savaş gemisine çok benzer özellikler taşıyordu. İşte “Fletcher sınıfı destroyer USS William D. Porter” ve ABD Donanmasındaki ismiyle “Sakar Willie”de yaşanan olaylar profesyonelliğin önemini ortaya koyması açısından oldukça önemlidir.

 

Flecher Sınıfı Destroyerler

 

USS William D. Porter, ABD Donanmasındaki yeni bir destroyerdir. Türk Donanmasında destroyer sınıfı gemilere “muhrip” adı verilmektedir bu nedenle yazıda destroyer yerine muhrip ifadesi kullanılacaktır.

 

Fletcher sınıfı, 1939 yılında tasarlanmış bir muhrip tipidir. Fletcher sınıfı savaş gemilerin en önemli özelliği diğer muhripler denizaltı savunma savaşı için dizayn edildiği halde bu muhripler top esaslı bir gemi şekliydi.

 

ABD Donanmasında daha önce muhrip olarak Porter ve Somers sınıfları kullanılıyordu. Fakat bu muhripleri yetersiz bulan ABD Donanması, bu yeni tasarım olan Fletcher muhriplerinden toplamda 175 adet üretmiştir.

 

Okyanuslarda görev yaparken oldukça başarılı olan bu muhriplerin ilki USS Fletcher’di ve bu yeni dizayn gemilere bu ilk geminin adından dolayı “Fletcher Sınıfı” adı verilmişti. 30 Haziran 1942’de suya indirilen bu muhriplerden 1942 ve 1944 arasında çok yararlanılmıştır.

 

1944 yılından itibaren bu gemilerden daha bir gelişmiş olan “Allen Sumner” ve “Gearing” sınıfı muhripler üretilmiş ve 1970’li yıllardan itibaren kiralanan bu gemiler Türk Deniz Kuvvetlerinde görev yapmaya başlamıştır.

 

7 Mayıs 1942’de Texas’ın Orange şehrinde inşa edilmeye başlanan “Sakar Willie” 27 Eylül 1942’de, yani çok kısa bir sürede sadece 4.5 ay sonra suya indirilmişti.

 

Willi Dee Sakarlıklara Başlıyor

 

Suya indirildikten 9.5 ay sonra 6 Temmuz 1943 günü, gemi komutanlığına talihsiz Wilfred Walter tayin edilmişti. 30 Temmuz 1943 günü Küba’ya hareket etti ve bir ay süren testlerden sonra 7 Eylül’de Amerikan Donanması’nın Atlantik Okyanusu’ndaki operasyon merkezi olan Virginia eyaletinin Norfolk şehrine demirledi.

 

Bu savaş gemisi de diğer savaş gemileri gibi Amerika’nın birçok eyaletinden toplanan genç ve deneyimsiz, aslen çiftçi olan mürettebattan meydana geliyordu. Fakat diğer gemilerden farklı olarak sakarlıkları ile meşhur olmuşlardır.

 

Willie Dee göreve başlayıp ilk operasyon atamasını beklerken, İkinci Dünya savaşı tüm hızıyla ve şiddetiyle devam ediyordu. Müttefik kuvvetleri oluşturan üç ülkenin liderleri; ABD Başkanı Franklin Roosevelt, Sovyetler Birliği Başkanı Stalin ve İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Avrupa ve dünyanın geleceğini konuşmak üzere Tahran’da bir araya gelmeye karar vermişti.

 

Bu görüşmenin hemen öncesinde Sovyetler Birliği, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük tank savaşı olan Kursk Muharebesi’nde Almanya’yı yenilgiye uğratmıştı. Bu savaş sonrasında Almanlar ezilmeye başlamış ve savaş sonrası yeni sınırlar ile ilgili konuşmalarda Sovyetler Polonya’nın Doğu bölgesini istiyordu.

 

Batılı müttefik ülkelerin Stalin’in Kızıl Ordusunun desteği olmadan savaşı kazanamayacağı belli olmuştu. Bu nedenle Stalin’in desteği devam etsin diye Churchill ve Roosevelt, Almanlara karşı direnen Polonyalıları Stalin’in insafına bırakmışlardı.

 

ABD’nin Başkanı olan Franklin Roosevelt’in sağlığı çok kötüydü ve bel altından felçli olduğu için tekerlekli sandalyeye mahkûmdu. Bu nedenle Tahran Konferansı’na uçakla gitmesi mümkün değildi.

 

ABD başkanını taşımak görevi yeni ve modern zırhlı gemi USS Iowa’ya verilmişti. USS Iowa’ya bu görevde özellikle denizaltı tehlikesine karşı koymak üzere, muhriplerden bir kısmı eşlik edecekti ve çağrılanlardan bir tanesi de USS William D. Porter’dı. Yani Sakar Willie…

 

İlk görev ataması Amerikan Başkanını korumak olan bu muhribin genç mürettebatı, bir hayli heyecanlıydı ve denizcilik tarihinin en büyük sakarlıklar silsilesi bu heyecan ve acemiliklerle başlamıştı.

 

USS Iowa zırhlısı bu görev için çoktan yola çıkmıştı ve plan icabı Willie Dee yolda ona katılıp eşlik etmesi gerekiyordu. 12 Kasım 1943 günü bu heyecanla apar topar yola çıkmaya çalışan muhrip limandan çıkmak üzere tornistan manevrası yaparken çapasını başka bir muhribe takmıştı.

 

Sakar Willie’nin ilk vukuatı buydu. Mürettebat, heyecandan geminin demir çapasını tam olarak almamıştı ve asılı duran çapa, gemi manevra yaptıkça yandaki diğer muhribin tüm gövdesini yarmıştı. Şiddetle gerilip sarsılan diğer muhribin güvertesinde ne var ne yoksa suya dökülmüştü.

 

Sakar Willie’nin Komutanı Wilfred Walter, alelacele ve heyecanla özür dileyerek cevap dahi beklemeden limandan resmen kaçmıştı. Iowa’ya yetişmek bahanesi ile son sürat okyanusa açılmıştı ve geri dönmeye hiç niyeti yoktu.

 

Willie Dee görev gücüne yetişmesine yetişmişti lakin limanda meydana gelen “çapa kazası” bundan sonra olacaklar için adeta bir işaret olup korkunç kazaların habercisiydi.

 

Artık “işyerindeki yeni ve çömez eleman” edasıyla şirinlik yaparak katıldığı yeni görev gücü, Kuzey Afrika’ya doğru yola çıkmıştı.

 

USS Iowa’nın Son Anda Torpido’dan Kurtulması

 

ABD başkanını taşıyan Iowa’nın özellikle muhrip refakatinde bulunmasının başlıca sebebi, Atlantik Okyanusu’nda Alman u-botları yani denizaltılarının kaynıyor olmasıydı. Bir torpido saldırısı, Amerikan Başkanı için çok büyük bir tehlikeydi. Bu nedenle tüm filoya “radyo sessizliği” emri verilmiş ve sesli herhangi bir iletişim aracının kullanılması yasaklanmıştı. Bu emir doğrultusunda filodaki tüm gemiler sadece işaret ışıklarıyla ve mors alfabesiyle haberleşeceklerdi.

 

Görev filosu denizaltı tehlikesine karşı son derece tetikte ve diken üstünde ilerlerken birden dev bir patlama sesi duyuldu. Hidrofonlarda patlamanın su altından geldiği de anlaşılınca tüm filo alarma geçti. Bu patlamayla civarda bir Alman denizaltısı olduğuna kanaat getirilmişti.

 

Alarm verildiği için hemen tüm radyolar açılıp tüm gemilerle bağlantı sağlandı ve mesajlaşmalardan sonra tüm gözler acemi muhrip Willie Dee’ye çevrilmişti. Çünkü gelen patlama bir torpido saldırısı değildi. Sakar Willie’nin güvertesinden sıyrılıp suya düşen ve derinlik ayarı yapılmadığı için suya düştüğü gibi patlayan bir su bombasıydı. Gemi mürettebatı daha ilk görevinde ve ilk günlerinde ortalığı birbirine katmıştı.

 

Bu olaya rağmen filo seferine devam ediyordu. Fakat ilginç bir ölü dalga başka bir faciaya neden olmuştu. Denizcilikte “rogue wave” denilen gizli dalgalar bazen büyük gemilerde dahi tehlikeli olabilmektedirler. İşte Sakar Willie başına gelen talihsizliklerin sonu yokmuş gibi bu gizli dalgalardan biri tarafından çarpılmıştı.

 

Dalganın çarpması neticesinde; geminin güvertesinde bulunup bağlanmamış deniz bağı yapılmamış ne kadar malzeme varsa bu kocaman dalga tarafından sürüklenip denize düşmüştü.

 

Denize düşenler arasında bir daha asla bulunamayacak olan, mürettebattan bir denizci de vardı. Ancak bu dalga sadece bununla da yetinmeyip geminin kazan dairesini de devre dışı bıraktığı için muhrip makine arızasıyla tüm filonun gerisine düşmüştü.

 

Durum böyle olunca da komutan ister istemez radyo sessizliğini bir daha bozup Iowa’ya rapor vermek durumunda kaldı. Yaptıkları hatalardan, insan kaybından ve bir de sessizliği bozmalarından ötürü komutanlarından azar işitmişlerdi.

 

Sakar Willie’nin başına gelen tüm bu aksilikler ve şanssızlıklar artık bitmeliydi. Olabilecek her türlü şanssızlık yaşanmıştı ve bir daha herhangi bir kazanın tekrarlanmaması için Komutan Walter tüm gemiyi alarm durumuna geçirmişti. Artık herkes pür dikkat nöbette duracak ve başka bir şanssızlığın yaşanmasına fırsat verilmeyecekti.

 

Ertesi gün, yani 13 Kasım 1943 günü Iowa’nın komutanı, geminin hava savunma sistemlerini Başkan Roosevelt’e göstermek için ufak bir tatbikat düzenlemeye karar verdi. Bu tatbikat doğrultusunda havaya balonlar bırakılacak ve görev gücünde görevli tüm gemiler, bu balonları patlatarak hava savunma sistemlerini Başkan’a göstereceklerdi.

 

Birden gökyüzü, balonları patlatan makineli tüfeklerin sesleri ve mermi izleriyle kaplanmıştı. Her şey yolunda gidiyordu ve sakar Willie’nin mürettebatı da tatbikatın bu kısmını harikulade yerine getirmişti. Başlarına gelen şanssızlıklardan sonra gemideki mürettebatına ağır bir disiplin uygulayan Komutan Walter, bu disiplini korumak için tüm tatbikata ek olarak, kendi de bir mini tatbikat yapmaya karar vermişti.

 

Bu maksatla torpido ateşlemesinden sorumlu personel, torpido atış eğitimi tatbikatı yapacaklardı. Tatbikat gereği tüm torpidoların patlayıcı başlıkları çıkartıldı ve tatbikata geçildi. Gerçekten atılıyormuş gibi birinci torpido, ateşlendi. Raporlar verildi. Ardından ikinci torpido, ateşlendi. Üçüncü torpido, eğitim için atıldı raporu verilirken bir tıslama sesi duyuldu.

 

Üçüncü kızaktaki torpido, sadece rapor etmesi için eğitim yapıldığı halde gerçekten de hızla suya fırlayarak dosdoğru Iowa’nın üzerine ilerlemeye başladı. Tatbikat gereği bir hedef belirlenmesi gerekiyordu ve Iowa hedef seçilmişti.

 

Acemilikten olsa gerek komutanın personeli eğitmek ve düzenli rapor vermesini sağlamak için yaptığı tatbikatında Iowa hedef olarak seçilmişti. Bütün torpidoları ona göre kilitlenerek eğitim raporları veriliyordu. Fakat gerçek bir torpidonun Iowa’ya doğru atılacağı kimsenin aklına gelmemişti.

 

Sakar Willie’nin torpidolardan sorumlu subayı Teğmen Seward Lewis, komutana torpido ateşleme emri verip vermediğini sorduğunda, komutan mosmor olmuştu. Birden tüm gemi içinde, belki de hayatlarının en büyük paniğini yaşayan yüzlerce insan deliler gibi koşturmaya başlamıştı.

 

Radyo sessizliği emri vardı ve utancından ne yapacağını şaşıran Komutan Walter, kesinlikle radyonun kullanılmasını istemedi. Komutan utançtan ne yapacağını ve ne diyeceğini şaşırmıştı.

 

İlk başta Iowa’ya mors alfabesiyle mesaj vermeye çalıştılar. Fakat Iowa’daki sinyalci mesajı yanlış anladı ve “Arkanızdan geliyor.” mesajını “Arkanızdan geliyoruz.” şeklinde çevirmişti. Saniyeler hızla ilerliyordu ve torpido hızla Iowa’nın tam da üstüne gidiyordu.

 

En sonunda panik içinde radyoya sarılıp konuşarak değil de kodlarla iletişim kurup Iowa’ya “Torpido geliyor.” mesajını ilettiler. Bu arada torpido geldiğini öğrenen ve o an güvertede olup hem de torpidonun geldiği tarafta olan Başkan Roosevelt, tüm olayı önemsemeyip aksine meraklanarak torpidoyu görmek istemişti. Tekerlekli sandalyesinin güvertenin en kenarına götürülmesini istedi.

 

Iowa, mesajı alır almaz gemiyi tam yola çıkarttı ve geminin hızlanmasıyla oluşan dev dalgaya çarpan torpido, Iowa’ya çarpmadan infilak etti.

 

Hemen sonrasında William D. Porter köprüsüyle iletişim kuruldu ve torpidonun hangi istikametten geldiği soruldu. Bu bir denizaltı torpidosu olmalıydı. Ancak Komutan Walter, utançtan sesi kısılmış biz vaziyette fısıldayarak “Biz attık.” diyebilmişti.

 

İşte Willie Dee gemisinin en trajik anı da bu dakikada yaşanmıştı. Dev gibi zırhlı olan Iowa, 16 inch'lik 9 topunu da Sakar Willie’ye çevirdi ve yolculuğun bu dakikadan sonraki kısmının, bu gemi olmadan devam edeceği mesajını verdi.

 

Gelen “filodan ayrılın” mesajı üzerine en yakındaki deniz üssünün bulunduğu Bermuda’ya dönmesi emrini alan Willie Dee’nin 273 mürettebatı, limana varır varmaz ABD’nin deniz komandoları tarafından makineli tüfeklerle sarılarak tutuklandı. Bu durum, ABD Donanması’nda halen günümüze kadar eşi benzeri olmayan yaşanmış ilk ve tek olaydır.

 

Gemi mürettebatı tutuklandıktan sonra mürettebat içerisinde bir casus olup olmadığına dair bir soruşturma başlatıldı. Yapılan soruşturma sonunda da, ortada bir casus olmadığı ortaya çıktı. Bir casus yoktu fakat bir suçlu vardı. O da, torpidoların güvenlik anahtarlarından sorumlu deniz eri Lawton Dawson idi. Er Dawson arkadaşlarının ceza almasını vicdanı elvermediği için suçunu itiraf etmişti.

 

Çaylak Dawson tatbikat sırasında torpidonun patlayıcı başlığını açık unutmuştu. Bunu anlatırken evinin anahtarını unutur gibi veya ocakta çaydanlığı unutur gibi, torpidonun fırlatma anahtarını açık unuttuğunu olağan bir şeymiş gibi anlatmıştı. Fakat yaptığı bu korkunç hataya acımadılar. Yargılama neticesinde, Dawson tam 14 yıl ağır iş cezasına çarptırıldı.

 

Sıradan bir er, unutkanlığı sebebiyle tam 14 yıl hapishanede taş kıracaktı. Ancak tam da bu sırada Başkan Roosevelt araya girdi ve söz konusu askerle bizzat görüşerek cezanın iptal edilmesini sağladı. Bununla birlikte tüm mürettebat da affedildi. Ancak hangi ülkede olursa olsun, askeriyede yerleşmiş bir “sürgün” geleneği vardır ve uygunsuz hareket edenlerin cezası, normalde kimsenin istemeyeceği belirli sürgün bölgelerine gönderilerek burada aklanana kadar beklemek ve nöbet tutmaktı. Sürgün cezası Sakar Willie muhribine verilecekti.

 

Sakar Willie Sürgün Olarak Alaska’ya Gönderiliyor

 

Willie Dee, sürgün olarak Alaska’nın güneyinde bulunan ve Japon işgali riski altında olan Aleut adalarına gönderilmişti. Mürettebatın şanssızlığının en nihayetinde bittiği zannediliyordu. Yeni bir başlangıç için, burası ideal bir yerdi. Ortam ve hepsinden önemlisi, atmosfer değişmişti. Geminin gönderildiği bölge soğuk ve uzaktı. Fakat yine de tüm mürettebat, kendilerini yenilemiş ve psikolojik olarak huzurlu, mutlu ve neşeli hale gelmişti.

 

1943’ü 1944’e bağlayan 31 Aralık yılbaşı gecesi, Aleut Adaları’ndaki ABD Üssü yılbaşı partisi yapıyordu. Ancak gemiler boşaltılmamış ve herkes kendi partisini kendi gemisinde yapıyordu.

 

Aleut adalarındaki tüm komuta merkezi, komutanın villasının arka bahçesinde parti yapıyordu. Ancak birden dev bir patlama sesi duyuldu. Tüm merkez alarma geçti. Kuzey Kuvvet Komutanı’nın villasının arka bahçesinde gerçekleştirilen yılbaşı partisinin ön bahçesinde kocaman bir patlama krateri açılmıştı.

 

Herkes kafasını kaldırarak çevirdi ve merminin ateşleme sesinin geldiği yöne baktı: Ufukta tek bir gemi vardı. Willie Dee görünüyordu.

 

Nitekim yılbaşı partisi yapan askerlerden biri sarhoş olup; taretin içinde yaslandığı ateşleme kolunu hareket ettirmesiyle topu ateşlemiş ve top mermisi de gidip Kuzey Kuvveti Komutanı’nın evinin ön bahçesine düşmüştü. Bu mermiyle sadece komutanın çiçek bahçesi yok olmuştu...

 

Bu olay sonucunda gemiyi merkeze geri çağırdılar ve 30 Mayıs 1944 günü Komutan Walter’i değiştirdiler. Yerine Charles Melville Keyes adında yeni bir komutan atanmıştı. Bu değişiklikten sonra Sakar Willie 1944’ün ikinci yarısında Filipinler çıkarmasına gönderildi.

 

Willie Dee Okinawa’da

 

Sakar Willie, Filipinlerde gösterdiği iyi performansla, 1945’te İkinci Dünya Savaşı’nın en kanlı cephelerinden birisi olan Okinawa’da görevlendirilmişti. Okinawa cephesi de, Sakar Willie için gayet güzel başladı. Burada başlıca görevleri filoyu hem denizaltılara karşı korumak, hem kıyı atış desteği vermek, hem de ve en önemlisi, kamikaze uçaklarını savuşturmaktı.

 

Ancak şanssızlıklar burada da yakalarını bırakmadı ve Japon kamikazelerini vurmaya çalışan Willie Dee, yanlışlıkla o sırada kendi görev gücünden bir başka Fletcher sınıfı muhrip olan USS Luce’yu vurdu. Ancak kazara olan bu olaya rağmen yine de kamikaze uçaklarını başarı ile defettiler.

 

Sakar Willie Şanına Yakışır Bir Şekilde Batıyor

 

Okinawa’da gayet başarılı bir hava savunma savaşını gösteren Willie Dee, 6 Japon kamikaze uçağı düşürmüştür. Ancak bunların yanında 3 Amerikan uçağı da düşürmeyi başarmıştır. Ayrı bir meseledir. Fakat o tarihlerde kendi uçağını düşürmek, o savaşta sık görülen kazalardan birisiydi.

 

Fakat Sakar Willie’nin düşürdüğü 6 kamikaze uçağının sonuncusu, aynı zamanda bu meşhur geminin de sonu olmuştu.

 

10 Haziran 1945 günü sabahı bir Japon Val bombardıman uçağı, kamikaze görevi için hızla Sakar Willie’ye doğru çarpmak üzere alçalmıştı. Sancak tarafından gelen bu uçağın kendisine çarpmasını engellemek için Muhrip hemen dümenini iskeleye çevirmişti.

 

Kamikaze vuruş için dalan Japon uçağı ıskalayarak suya çakılmıştı. Fakat Sakar Willie’nin manevrası akıl dışıydı. Çünkü suda batıp derinlere dalan uçağın üstüne doğru gidiyordu.

 

Hızı sebebiyle suya çarptıktan sonra da suda batarak dibe sürüklenen Japon uçağının taşıdığı tek bomba, Sakar Willie’nin tam da altındayken patlamıştı. Su altında gerçekleşen bu patlama sebebiyle gövdesinde dev bir delik oluşan Willie Dee, tam 3 saat direnmeye çalışmıştı.

 

Fakat çabalar boşa gitmişti ve mürettebat gemiyi batmaktan kurtarmaya çabalamasına rağmen kurtaramamıştı.

 

Sonunda “gemiyi terk” emri verildi ve bu emirden sadece 12 dakika sonra sakar Willie sancak tarafına yatarak batmaya başladı. Sakarlığı ile efsane olan William D. Porter’ın son fotoğrafı suyun altında dikine batarken görülen burun kısmı olmuştu.

 

Birçok insanın ve bu gemiyle dalga geçenlerin görmezden geldiği bir şey vardır ve o da şudur ki; tüm bu olaylı kariyeri boyunca, lakabı “Willie Dee” yani “Sakar Willie” olan bu gemi, sadece ve sadece tek bir denizci kaybetmiştir. O denizci de, bir dalganın çarpması ile denize sürüklenmiştir.

 

Willie Dee’nin batışı esnasında kimse ölmemiş ve bu ilginç muhrip tüm mürettebatına kariyeri boyunca güvenli bir yuva olmuştur.

 

Bu geminin efsanesi başını alıp yürümüş ve günümüze kadar bir komedi malzemesi olmuştur. Texas’ta inşa edildiği için, özellikle Okinawa’da ki seferi sırasında diğer ABD gemilerinin askerleri sanki teslim olurcasına ellerini havaya kaldırarak Kuzey-Güney arasında geçen Amerikan İç Savaşı’na gönderme yaparak;

 

“Ateş etmeyin! Biz Cumhuriyetçilerdeniz” diye bağırır ve eğlenirlerdi, vesselam…

 

Aylık Dergisi 196. Sayı

 
Etiketler: Dünyanın, En, Sakar, Gemisi, USS, William, D., Porter'ın, Hikayesi, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı