Yazı Detayı
01 Nisan 2021 - Perşembe 21:48
 
En Güzel, En Yüce Olandır
Mevlüt Koç
 
 

Allah âlemi bir aşk anında ve kelâmın sonsuzluğuyla yarattı. Her şey tek hamlede ve tüm zamanlar için aşkla söylendi. Dolayısıyla, sözün en güzelini ve en mukaddes olanını tek seferde ve tüm zamanlar için aşkla söyleyen “Sevgili” de, O’nun söyledikleri de tek’tir. Görüntülerin artmasıyla hakikat artmayacağına göre, çokluk bilgide değil, bilinende, hadiseye yanaşan şuurun tek olan bilgiyi algılayış ve ifade ediş biçimindedir. Ne var ki, O zannettiğimiz her şey O’na perdedir. O hep ötede, ötenin de ötesinde, sonsuz kere ötenin ötesindedir. Aşkın da sanatın da kaynağını bu erişilemezlik ama zevken idrak edilebilirlik duygusu oluşturur. Dolayısıyla, aşkla sanat arasında doğrudan bir ilişki vardır. Ancak, bizi Hakk’a ulaştıran bir köprü mesabesindeki sanatın, ruhun bu titreşimlerini temsil ve te’vil yoluyla makul suretlere sokması, duyulara yaklaştırması gerekir. Aksi takdirde anlaşılmaları mümkün olmaz.

 

Nitekim sanat tarihinin belli akımları kendilerini kendilerine has bir aşk anlayışıyla özdeşleştirirler. Varoluşlarının sebebi olarak gördükleri ve sorumluluğunu duydukları hakikati ifade edebilmek, görünür kılabilmek için kendileriyle özdeşleştirdikleri aşk anlayışını yaşanması, anlatılması zorunlu bir hâl olarak görürler… Aradıkları gerçekliğin aşkın bağrında mündemiç olduğuna inanırlar. Her bir akım kendi estetiğini, aşkla sanat arasında kurduğu ilişkiyi kendi mantık ve üslûbuyla işleyerek oluşturur.

 

Divan edebiyatında ve tasavvufta aşk, ateştir. Yakıtı da hakikat ve marifettir. İnsan ancak aşk ateşinde yanmakla gerçek hâline bürünür ve oluşumunu tamamlar… Kuvve hâlinde kendisinde bulunan, ama henüz kendisinin olmayan ruh ve beden güzelliğinin temsil ettiği içsel faziletleri uyanır. İmkânlar âleminin belâlarından kurtulup ruh semasında yükselebildiği nisbette de çokluktan birliğe intikal eder. Rahmetli Üstad’ın deyişiyle, nihayetinde “öyle zayıf düşer ki, sonunda herkül olur.”

 

Dolayısıyla, aşkla sanat arasında doğrudan bir ilişki olduğundan söz etmek mümkün olduğu gibi, Mutlak Sanatkâr’ın sanatının aslî unsurunun aşk olduğunu söylemek de mümkündür. En muhteşem eserlerinden birincisi, her şeyin kendisine nisbetle düzenleneceği din yani İslâm, diğeri de insandır. “İslâm zıt kutuplar arası muvazenenin üstün nizamıdır.” Bu söz aynı zamanda ideal güzelliğin de bir tanımlamasıdır… Küllî Akıl’a ait melekelere ünsiyet kesb etmiş, ne istediğini ve isteğinin hangi gayeye matuf olduğunu bilen bir aklın sözüdür. Artık iyi, doğru ve güzelin kendine göre düzenleneceği her örgüsü tezadsız bir bütüncül yapının var olduğunu gösterir. En büyük ikinci eseri olan insandan murad; öncelikle, “Sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım.” hitabına muhatap, “Gaye insan-ufuk peygamber” Hz. M……. (s.a.v.), sonrasında da Peygamberimizin izinden yürüyerek, bütünün ve güzelliğin ne olduğunu bize öğreten, bizi bütünleyen bütünleyicilerdir. Dolayısıyla din ve sanat, aklın kuşatamadığı ilâhî güzelliğe özlem duyan ve ondaki âhengi tanıyan mükemmel yaratılışlar içindir. Güzelliğin bu sevgisini tanımayan insan modeli ise, kendini bilmeyen, ihtimâller âleminin posasından ibaret bir varlıktır.

 

Zira ferdler arasında farklılık bizzat insan olmakta değil, insanı insan yapan hasletlerin ferdlerde ortaya çıkışındadır. Allah’la kul arasındaki ilişki bir ibadet ilişkisidir ve ferdi bu hasletlerle en ideal biçimde buluşturacak olan ibadettir. “İbadet sanattır.” Sanat sevgisidir. Din güzellik sevgisidir. Bir şeyi güzelleştirmenin tek yolu onu sevmektir. Sevmek ruhî bir uyumu, saf bir istidadı ve sağlam bir yaratılışı gerektirir. İnsanın kendini bilmesi, kendini bildiği nisbette Rabb’ini bilmesi ve ibadet edebilmesi bu niteliklere sahip olmasına bağlıdır. Bilmeyen ve tanımayan ibadet edemez.

 

Çünkü, her an yeniden var olan, daimi bir devinimle hayat bulan suretler âleminde, her varlık etki etme ve etkilenme kimliğiyle, ibdaî bir kaynaktan yayılan ve varoluşa dair tüm nitelikleri içinde barındıran tecelli nurunu istidadı nisbetinde kabul ederek ve formunun ihtiva ettiği şeyleri geliştirerek kusursuz ve bütüncül bir biçimde var olmaktadır. Bu yaratılış sürecinin her ânında aşka dair bir beliriş ve bu belirişlerin her birinde Mutlak Bir’e dair bir ihsas vardır. Ancak, insanın Mutlak Bir’den anlık bir parıltı halinde yayılan bu ihsasları tanıyıp Mutlak Bir’i anda yakalayabilmesi ve aşka yönelebilmesi için ruhunda bir form yaratması, yaratıcısından etkilenip ibdayı iade etmesi gerekir. Aksi takdirde, ameliyle vücuda getirdiği eserin müessire perde olmaktan öte bir anlamı olmaz. İbadeti tabiatının hicabı altında kalır, zevk hâsıl etmez.

 

Aylık Dergisi 198. Sayı

 
Etiketler: En, Güzel,, En, Yüce, Olandır, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Şubat 2021
Tesettür ve Estetik
02 Ocak 2021
Modadan Medet Ummak ya da Tribünlere Oynamak
01 Kasım 2020
Tarihin Dokusu ve Toplumların Yapısı Değişti
02 Ekim 2020
İlahi Tecelliler Hep Böyledir...
01 Ağustos 2020
Kriz Değil, Yapısal
01 Temmuz 2020
Ava Giderken Avlanmak
01 Haziran 2020
İBDA’ya Muhatap Anlayış “Zevk” Temeline Oturmalıdır
02 Mayıs 2020
Sıradanlaşmanın ve Sıradanlaştırmanın Ağır Bedeli
03 Nisan 2020
Zalimin Mazlum Gibi Düşünebileceğini Ummak Safdillik Olur
03 Mart 2020
Hiç, Kiç ve Piç Olan Revaçta
01 Şubat 2020
İnsandan Murad, "Gerçek İnsan”dır
11 Aralık 2019
Tanrılarında Var Olmayanı Kullarında Vehmetmek
01 Kasım 2019
Sanat İnkarın Değil, İnanmanın Yeridir
02 Ekim 2019
Düşünen Şuurun Kendine Şuuru Yoksa...
01 Eylül 2019
Hakikate Ulaştırmıyorsa Hatta Uzaklaştırıyorsa Ay’a Gitmenin Anlamı Ne?
02 Ağustos 2019
Çareyi Yanlış Yerde Aramak
26 Haziran 2019
Oluşunu Zirvede Tamamlayan İki Büyük İnsan
01 Mayıs 2019
Evrensel Değerler mi, Vahşiler Sürüsüne Verilmiş Tavizler mi?
01 Nisan 2019
Üzerinden Yürüdüğünüz Kültür, Varacağınız Yer Üzerinde de Belirleyicidir
01 Şubat 2019
Modern Devlet Artık Daha Saldırgan
08 Ocak 2019
Kaynak Değil, İdrak Sorunumuz Var
06 Aralık 2018
Bundan Büyük Kriz mi Olur?
29 Ekim 2018
Beklentinin Tatlı Tuzağında Yiten “Cennet” Hayali
01 Ekim 2018
Yitik Ruhlar-Anlamsız Yüzler
02 Eylül 2018
Bir Başına
02 Ağustos 2018
Geçmişi Olmayanın Geleceği de Olmaz
01 Temmuz 2018
Ölüm Ruhun Hurucu, Hayat Öte Yakada
01 Haziran 2018
Bilgi ve İlgileri
01 Mayıs 2018
Soğuk Savaş Sıcağa, “Aydınlanma” Yanmaya Dönüyor
05 Nisan 2018
Formların Varlık Giymesi ve Varlığı Kaybetmesi Süreklidir
01 Mart 2018
Bütüne Duyulan Arzu
27 Ocak 2018
Sadece Olayları Görüyor, Kuralları İse Hiç Görmüyoruz
27 Aralık 2017
Kategorilerin Keyfiliği
24 Ekim 2017
Varlık Sayılarla Değil, Ruhla Bilinir!
03 Ekim 2017
“Bütün”ün İdaresi Elden Kaçınca…
05 Eylül 2017
Hayatın Kökeni Sırdır, Sır İdraki Güzellik İdrakidir
31 Temmuz 2017
Dinden Çıkış Sürecinde Yeni Safha
27 Haziran 2017
Karmaşık Sistemler, Gerçek ve Uyduruk İstikrar
03 Haziran 2017
Geleceğe Dönük Bir Hamle Olarak 16 Nisan
14 Nisan 2017
Gerçek Yenilik İlâhîdir
05 Nisan 2017
Gelecek Geçmiştedir
03 Şubat 2017
İlerleme İlleti
01 Aralık 2016
Aydınlanma(K) mı, Ateşte Yanmak mı?
30 Kasım 2016
Yeni Sistemin Yeni Yapılarını İnşa Süreci
06 Kasım 2016
İllegalite Artık Batı'nın Resmi Politikası
03 Ekim 2016
Modern Haramiler Uşaklarıyla Pusuda
05 Eylül 2016
Hadlere Riayet
04 Temmuz 2016
Zevk'e Dair
05 Mayıs 2016
Tanrı'yı Oynamanın Ağır Bedeli
05 Mayıs 2016
İnsanlık Okka Hesabı Tek Haysiyetli Ses Türkiye!
01 Ocak 2016
Gözden Öz'e
03 Aralık 2015
Ortalama İnsan
04 Eylül 2015
Bilgiye Giden Yolda Dil
29 Mayıs 2015
İmkânsızlığın Dünyası
30 Nisan 2015
Zayıfın Kuvveti
06 Şubat 2015
Oyun Büyük, Plan Şeytanî
16 Ekim 2014
"Kötü Bir Orkestranın İçinde Kalan Usta Şef"*
28 Ağustos 2014
Geçmiş Geleceği Aydınlatmadığı Zaman
01 Ağustos 2014
Dünya Düzenine Dönüşen Yalan
04 Temmuz 2014
İşlenmedik Suçun - İşlenmedik Günâhın Bedelini Ödemek
29 Ocak 2014
Beklenmedik Olanın Gücü
25 Kasım 2013
"Esatir ve Mitoloji" Vesilesiyle
07 Kasım 2013
Kültürün Nüfuz Ve Sirayet Edebilirliği
06 Kasım 2013
Bir Fikir Nasıl Temsil Edilemez
11 Şubat 2013
Gelecek Yeni Kültür
01 Kasım 2012
Öngörülemezlik - Tümlenemezlik
01 Ekim 2012
İzafiyetin Kısır Döngüsü
01 Eylül 2012
“Dünya Görüşü” Üzerine
01 Ağustos 2012
Münasip Görmek ya da Uşaklığa Özenmek
01 Haziran 2012
Meçhule Hürmet Tavrı
01 Mayıs 2012
Halleri Suretlere Giydirmek
01 Nisan 2012
Peşin Fikir Hikmeti ve Peşin Hükümcülük
01 Nisan 2012
Doğrulama Hatası/Doğrulayıcılık Mihrakı
01 Mart 2012
Sivil Toplumun Temel Çelişkisi
01 Şubat 2012
Yönlendirici İlke
01 Ocak 2012
Alemşümul Sistem Olmadan, Alemşümul Siyaset Olmaz!
01 Aralık 2011
Kılavuz Yıldız Olmak
Haber Yazılımı