Yazı Detayı
05 Temmuz 2015 - Pazar 04:20
 
Genel Seçim Değerlendirmesi
Fatih Turplu
 
 

Türkiye, genel seçimin son düzlüğüne girmiş bulunuyor. 2002’den beri Ak Parti, Receb Tayyip Erdoğan liderliğinde girdiği tüm seçimlerden oyunu arttırarak çıkmış bir parti olarak, Ahmet Davutoğlu’nun liderliğinde yine seçimi kazanacak görünüyor. Ne var ki bu seçimler, geçmiş yıllarda şahit olduğumuz seçimlerden farklı bir manzara arz ediyor; öyle ki, eski genel seçimlerde siyasî partiler birbiriyle yarış ederlerken, bu seçimlerde bütün siyasî partiler ve medya organları bir blok hâlinde Ak Parti karşısında tek bir safta buluşmuş vaziyetteler. Maksat artık seçimi kazanıp iktidar veya iktidar ortağı olmaktan çıkmış, Ak Parti’nin Anayasa değişikliğini diret yahut referanduma götürmek suretiyle gerçekleştirmesi için gereken milletvekili sayısına erişmesine mani olmak.

Peki, bütün bu siyasî parti ve medya organlarını, Ak Parti’nin Anayasa değişikliğine gidecek milletvekili sayısına ulaşamaması için bir araya gelmesine neden olan saik nedir? Bu suâli yanıtlamak için, evvelâ Ak Parti karşısında bir araya gelen bloğun hangi parçalardan meydana geldiğini analiz etmek gerekiyor. Öyleyse başlayalım:

Cumhuriyet Halk Partisi: Kendisini devletin kurucu partisi addeden ve senelerce milletimizi ruh kökünden koparıp Batılılaştırmak adına ceberrutluğa başvuracak kadar küçülen siyasî partidir.

Sahib olduğu bir dünya görüşünden dolayı değil de, sürdürdüğü ahlâksız hayat tarzının garantörü olarak CHP’yi gördüğü için bu partiyi destekleyenler çoğunlukta. Bir de bu hayat tarzını aile geleneği hâline getirdiği için, babadan CHP’li olanlar var tabiî. Bu kesim kendi dünya görüşünü tanımlamak için Ulusalcı, Kemalist, Beyaz Türk, Lâik, Çapulcu, Alkolik, Solcu, Alevî gibi tanımlar kullanıyorsa da, ortak paydaları, ahlâksız hayat tarzı.

Milliyetçi Hareket Partisi: Kimsenin kalbini yarıp içine bakmak mümkün değil; fakat biz yüzüne baktığımızda Devlet Bahçeli’nin içinde bulunduğu bloktan pek de memnun olmadığını rahatlıkla sezebiliyoruz. Bu durum MHP’nin mitinglerine de yansıyor, son derece heyecansız, moralsiz bir Bahçeli var karşımızda. Öyle yada böyle geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı ve mahallî seçimlerde Cemaatin kurduğu çatı altında buluşan MHP, bu seçimlerde de aynı güruh ile ortak bir şekilde hareket ediyor., HDP ile bir çatı altında buluşmaktan da çekinmiyor.

Halkların Demokrasi Partisi: Abdullah Öcalan, emperyalizmi ve emperyalistleri yakından tanıyan birisi olarak, Türkiye’de “Kürt Sorunu” başlığı altında toplanan meselenin, İslâm’dan başka hiç bir ortak paydada çözülemeyeceğinin şuurunda. Ne var ki, PKK’nın siyasî kanadını temsil eden HDP’nin yönetim kademesi, zihniyeti itibariyle bu çözümün bizzat karşısına dikilmiş engel. Geçtiğimiz senelerde BARAN Dergisi’nde “Çözüm Süreci” hakkında kaleme aldığımız yazılarda da ifâde ettiğimiz üzere; HDP’yi meydana getiren yönetim kademesi ile ne bu sorun çözülebilir, ne de Müslüman Kürtler ile bu siyasî parti uyuşabilir. Bugün gelinen noktada, Kürt halkından çok homoseksüllerin meselelerinin savunucusu hâline gelen HDP’nin, Ak Parti karşısındaki blokta Cemaat şemsiyesi altında yer alması son derece tabiîdir.

Saadet-Büyük Birlik İttifakı: Necmettin Erbakan ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatlarının ardından, bugün ittifak etmiş bulunan her iki siyasî parti de Cemaatin güdümüne giriverdi. Bugün CHP ve HDP ile bu iki siyasî partinin nasıl olup da bir blokta buluştuğunu anlamak isteyenler, çatıya, yani cemaate ve üç kuruşluk dünya menfaati karşılığında davasını pazara çıkartan yönetim kademelerinin pişkin suratlarına bakabilirler.

Medya: Millî olan her şeyin karşısında olan Doğan Medya Grubunu, bizzat ve dolaylı yollarla sahibi olduğu yazılı ve görsel tüm yayın organlarıyla beraber bu bloğun sözcüsü ve propaganda merkezi olarak görmek mümkün. Doğan Grubu’nun ardından Samanyolu Grubu’ndan New York Times’a kadar geniş bir yelpazede faaliyet göstern medya unsurlarını bu bloğun içinde ve etrafında sıralayabiliriz.

***

Farklı ideoloji, hayat tarzı ve siyasî görüş mensubu onca siyasî parti, gazete, televizyon ve yazarı Ak Parti karşısında bir araya getiren saik nedir? Bize göre asıl mesele bu. Hemen yanıtlayalım, bunların Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan şahsında kustukları kin ve nefretin asıl hedefi, milletimizin bir türlü kurutmayı beceremedikleri ruh kökü olan İslâm’dır. Ak Parti, Erdoğan ve tabanda vehmettikleri İslâm’a olan kin ve nefretlerini kusuyor, İslâmî olana hayat hakkı tanımamak adına da, belki sokakta görse yüzlerine tükürecekleri tiplerle aynı yatağa girmekten çekinmiyorlar.

Burada saydığımız siyasî partilere oy veren-verecek olan seçmenin tamamını da zan altında bırakmış olmayalım, ölçü belli; “istisnalar kaideyi bozmaz.”

Neticesinde, Türkiye, Ak Parti ve Müslüman ahali ile küfür tek millettir düsturunca Batıcılar şeklinde iki kutba ayrılıp, saflar sıklaşırken, böyle bir siyasî ortamda biz tabiî bir şekilde Ak Parti’ye destek çıkarız.

Bugün Ak Parti karşısında bir safta buluşanlar, senelerdir bizim karşımızda zaten bir saf oldukları için, bizim desteğimiz mevziiyi terk etmekten değil, Ak Parti’nin bizimle aynı mevziide buluşmasından dolayıdır ki, ne mutlu!

Aylık Dergisi, 129. Sayı, Haziran 2015

 
Etiketler: Genel, Seçim, Değerlendirmesi
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mart 2018
Fırtınaların Prensi
24 Ekim 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -VIII-
03 Ekim 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -VII-
31 Temmuz 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -VI-
03 Haziran 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -V-
09 Mart 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -IV-
03 Şubat 2017
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz? -III-
04 Ocak 2017
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz? -II-
30 Kasım 2016
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz?
30 Temmuz 2016
Darbe Öyle Olmaz Böyle Olur!
30 Temmuz 2016
Bir Adam Yaratmak ve Trajik İnsan
04 Temmuz 2016
Varlık Sebebi...
03 Mart 2016
Milletler Arası Hukuk Açısından BM
01 Şubat 2016
Kamu Hukuku-Amme Hukuku Bahsi
07 Ocak 2016
5 Aralık 1999 Şanlı Metris Zaferi
03 Aralık 2015
Başyücelik Devleti "Yeni Dünya Düzeni" Devlet Şekilleri Bahsi Üzerine
05 Kasım 2015
Osmanlı Devleti'nde Ermeniler ve Günümüze Kadar Ermeni Meselesi 1324-2015
08 Ekim 2015
Tüm Zamanların En İyi Boksörü- III
04 Eylül 2015
Hilâl ile Haç’ın Ringe Çıkışı! II
05 Ağustos 2015
Rinklerin Yeni Prensi - I
29 Mayıs 2015
Selçuklular Devri'nde Ermeniler (1028-1246) ve Peygamberimizin Ermenilere Verdiği Amannâme
30 Nisan 2015
Ermenilerin Tarihî Kökeni ve Osmanlı Devleti Dönemine Kadar Ermeniler
02 Nisan 2015
Ermeni Meselesi ve Tarih Şuuru -Giriş-
09 Mart 2015
Korku Histerisi ve İslâm’ın İkinci Hâkimiyet Devresi
03 Aralık 2014
“Başyücelik Devleti“ ve Engelciler
16 Ekim 2014
Kültür Davamız Eserindeki "Tatbik Fikri ve Muhatap Anlayış" Bahsi Üzerine...
25 Eylül 2014
İman ve İspat, Bilgi’nin Doğuşu Üzerine...
28 Ağustos 2014
"Kültür Davamız" Eserindeki "Allah-Âlem-İnsan" Bahsi Üzerine
01 Ağustos 2014
"Zaman ve Şuur" Bahsi Üzerine
04 Temmuz 2014
"Kültür Davamız" Eserindeki "İki Yol ve Süzme" Üzerine
09 Mayıs 2014
Sakat Muhakeme - Karşı Yanlış- Üzerine
30 Nisan 2014
Kültür ve İdeoloji Üzerine…
29 Ocak 2014
“Aydın” Çağından mı Gazetedeki Köşesinden mi Sorumlu?
11 Aralık 2013
Eğitim Sistemimiz, Dershaneler ve Ak Parti
25 Kasım 2013
Kültürel Uyuşturma Operasyonu
01 Ekim 2013
Sanal Dünya, Gerçek Dünya ve Kitaplar
01 Eylül 2013
Günümüz İslamcılığının "İslam Anlayışı" Karşısındaki Çıkmazları Üzerine
01 Ağustos 2013
Dostoyevski’nin Cinler Romanı Üzerine Birkaç Not
01 Mayıs 2013
Batı Dünyası ve Temel Dayanakları Üzerine -3-
01 Nisan 2013
Batı Dünyası ve Temel Dayanakları Üzerine -2-
01 Mart 2013
Batı Dünyası ve Temel Dayanakları Üzerine -1-
01 Şubat 2013
Danton ve Robespiyer
01 Aralık 2012
Sert Rüzgarlar…
01 Aralık 2012
Entrikanın Mücessem Hâli: Joseph Fouche -3-
01 Kasım 2012
Entrikanın Mücessem Hâli: Joseph Fouche -2-
01 Ekim 2012
Joseph Fouché Üzerine… -1-
01 Eylül 2012
“Kadına Şiddet” Mevzuuna Dair
01 Ağustos 2012
“Berzah -Bütün Dalların Birleştiği Kök’e-” Eseri Etrafında
01 Temmuz 2012
Sıradan Bir Gün
01 Haziran 2012
Tümevarım ve Zaafiyeti Üzerine
01 Mayıs 2012
Mitolojiden Sinemaya
01 Nisan 2012
Van Gogh Sergisi Vesilesiyle Resim
01 Şubat 2012
Mitoloji ve Sinema üzerine (2)
01 Ocak 2012
Mitoloji ve Sinema üzerine (1)
01 Eylül 2011
Gerilim ve Korkunun Ustası Hıtchcock
01 Ağustos 2011
(Eymi Vaynhauz) ve Koyun Atlatma
01 Ekim 2010
Bir Filmin İyi Olduğu Nasıl Anlaşılır?
01 Eylül 2010
‘Seni Kim Kumanda Ediyor?’
01 Eylül 2010
Bir Romanın Konusu - Vesile Kimdir?
01 Ağustos 2010
Reenkarnasyon-Tenasuh Üzerine
01 Temmuz 2010
Tarkowsky’nin Son Filmi Offret-Kurban
01 Aralık 2009
Bir Tarkowski Klasiği: Stalker (İz Sürücü)
01 Haziran 2009
Andrei Tarkowski’nin Hayatı ve Sanatı Üzerine
06 Nisan 2009
Truman Show Filmi Üzerine
Haber Yazılımı