Yazı Detayı
09 Mart 2017 - Perşembe 21:10
 
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -IV-
Fatih Turplu
 
 

Dikkat ve elastikiyet ruhun iki mühim kutbudur. Bunlar olmayınca beden her türlü kazaya maruz kaldığı gibi zekâ bile fukara ve hatta cinnete sürüklenen bir sersemlikten kurtulamaz. Bahis mevzu kuvvetler seciyede yoksa her gün bir pot kırmak yahut bir belâdan diğerine çatarak girdab içine sürüklenmek işten bile değildir. Hakikaten hayat kavgası, varlığımızın sert ve sivri köşelerini hayli törpülediği halde cemiyet bir şeyi daha istiyor: İyi ve hoş yaşamak. Bunun için de güzel muaşeretten başka bir de karşılıklı uysallık gayreti göstermek lazım. Cemiyet, ne zekâda ne de seciyede sertlik görmek istemiyor. Onun tek emeli bütün efradını birbirine yaklaştırmak ve benzetmektir. Fakat bir türlü törpülenememiş ve yumuşamamış ruhlara ne yapsın? Bütün kurtuluşu ister istemez gülmede bulmuş!.. Bu itibarla, gülmek, cemiyetin sathındaki “cemiyet dışı” kimseleri kazıyan içtimâi bir kurtuluştur.

Artık gülmenin menbaını güzellik ölçüsünde aramak doğru değildir. Çünkü şuur dışı ve çok kere ihtilafsız tezahürle olgunlaşmış gibi aşırı bir gaye takip eden gülmenin esas menşei itibariyle bedîi bir ciheti yoktur.

Surat Komikliği, Karikatürün Esrarı ve Edâ Komikliği

Komiğin teferruatlı şekillerinden en basiti komik suratlardadır. Acaba komik yüz nasıl olur? Gülünç suratın mânâsı nereden geliyor? Komiği çirkinden ayıran şey nedir? Meseleyi bu tarzda cepheden halletmek her yiğidin harcı değildir. Şu halde evvela çirkinliği tarif etmek, sonra da komiğin buna ilave ettiği şeyi aramak lazımdır. Fakat takdir edersiniz ki çirkinliği tarif etmek güzelliği tariften kolay değildir. Çirkinlikle komiklik arasındaki münasebeti görebilmek için çirkinliği biçimsizliğe kadar götürmek icab eder; ta ki biçimsizlikten gülünçlüğe nasıl geçildiği anlaşılabilsin.

Bazı biçimsizliklerin bir çok kimseleri güldürmek gibi elim bir imtiyazı olduğunu kimse inkar edemez. Buradaki “bazı” kaydı, bütün biçimsizliklerin komikliğe gitmediğini ihtar etmek içindir. Muhtelif biçimsizliklere dikkat edenler, bunların iki istikamette inkişaf ettiklerini görürler: Birinci istikametteki yaratılış adeta komik yolu tutmuştur. Mesela (kamburlar) ile (baston yutmuş) gibi yürüyenler, (yengeç bacaklılar) bu fasla dâhildirler. Pratik bir misâl ile ifâde etmek lazım gelirse, biçimsizler tarafından taklit olunabilecek biçimsizlikler gülünç olabilirler.

Her ne sahada olursa olsun gülünç olmak istemeyenler, başkaları tarafından taklit olunabilecek hallere benzememeğe bakmalıdırlar.

Çirkinliğin ikinci istikameti, menfi bir yol tutmuş olup hayatın gerileme ve alıkoymasını andırır. Mesela, frengiden aşınmış bir surat, çocuk gibi kalmış bir vücut, çiçek hastalığından harap olmuş bir yüz, simetrisi bozulmuş âzâlar çirkinliğin en bariz ifadeleridir.

Bütün biçimsizlik ve çirkinlikler, gülünç olabilmek için taklit edilemez olmaktan başka, nahoş tesir derecesinde bulunmaktan uzak kalmalıdırlar. Denilebilir ki, birçok biçimsizlikler hafifletilince komik çirkinlik elde edilir.

Surata gelince: Teslim edersiniz ki, canlı yüzlerde savsaklıktan ve somurtkanlıktan eser yoktur. Hayatın tabiî hâli, hareketli olduğuna göre hayâli bir tulumu şişirmek yahut bunu üflüyor gibi duran suratlarla maske sırıtkanlığını andıran yüzler ve kesintisiz ağlamakla meşgul gibi görünen simalar en çok gülünç olanlardır. Suratın bu anlarına mukabil, çirkin yahut güzel, bütün tabiî yüzlerde ruhun en ince hallerini müphemlikle de olsa his ve tefrik ettirecek bir hayat vardır. Hâlbuki komik suratlarda sanki insanın bütün hayat-ı manevisi bir maskeye inkılap etmiş gibi bir donmuşluk görülür. Bunun için komik surat ancak taşıdığı maskeyi ifade eder. Bu, adeta tek ve belli bir görünüştür.

Artık karikatürlerdeki komiklik ısrarını meydana çıkarabiliriz. İyice bilmeli ki, hudut itibariyle ne kadar muntazam ve hangi ahenkte olursa olsun, hiçbir simanın muvazenesi mutlak ve mükemmel değildir. Her suratta karikatüre ipucu verecek muvazenesiz bir nokta yahut hareket kesinlikle mevcuttur. İşte karikatürcünün vazifesi, görünen yahut görünmeyen bu muvazenesizliği bulup herkesin görebileceği gibi büyütmektir. 

Aylık Dergisi 149. Sayı, Şubat 2017

 
Etiketler: Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz, mustafa şekip tunç, bergson, gülme,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Mart 2018
Fırtınaların Prensi
24 Ekim 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -VIII-
03 Ekim 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -VII-
31 Temmuz 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -VI-
03 Haziran 2017
Gülmek Nedir? Kime Gülüyoruz? -V-
03 Şubat 2017
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz? -III-
04 Ocak 2017
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz? -II-
30 Kasım 2016
Gülmek Nedir, Kime Gülüyoruz?
30 Temmuz 2016
Darbe Öyle Olmaz Böyle Olur!
30 Temmuz 2016
Bir Adam Yaratmak ve Trajik İnsan
04 Temmuz 2016
Varlık Sebebi...
03 Mart 2016
Milletler Arası Hukuk Açısından BM
01 Şubat 2016
Kamu Hukuku-Amme Hukuku Bahsi
07 Ocak 2016
5 Aralık 1999 Şanlı Metris Zaferi
03 Aralık 2015
Başyücelik Devleti "Yeni Dünya Düzeni" Devlet Şekilleri Bahsi Üzerine
05 Kasım 2015
Osmanlı Devleti'nde Ermeniler ve Günümüze Kadar Ermeni Meselesi 1324-2015
08 Ekim 2015
Tüm Zamanların En İyi Boksörü- III
04 Eylül 2015
Hilâl ile Haç’ın Ringe Çıkışı! II
05 Ağustos 2015
Rinklerin Yeni Prensi - I
05 Temmuz 2015
Genel Seçim Değerlendirmesi
29 Mayıs 2015
Selçuklular Devri'nde Ermeniler (1028-1246) ve Peygamberimizin Ermenilere Verdiği Amannâme
30 Nisan 2015
Ermenilerin Tarihî Kökeni ve Osmanlı Devleti Dönemine Kadar Ermeniler
02 Nisan 2015
Ermeni Meselesi ve Tarih Şuuru -Giriş-
09 Mart 2015
Korku Histerisi ve İslâm’ın İkinci Hâkimiyet Devresi
03 Aralık 2014
“Başyücelik Devleti“ ve Engelciler
16 Ekim 2014
Kültür Davamız Eserindeki "Tatbik Fikri ve Muhatap Anlayış" Bahsi Üzerine...
25 Eylül 2014
İman ve İspat, Bilgi’nin Doğuşu Üzerine...
28 Ağustos 2014
"Kültür Davamız" Eserindeki "Allah-Âlem-İnsan" Bahsi Üzerine
01 Ağustos 2014
"Zaman ve Şuur" Bahsi Üzerine
04 Temmuz 2014
"Kültür Davamız" Eserindeki "İki Yol ve Süzme" Üzerine
09 Mayıs 2014
Sakat Muhakeme - Karşı Yanlış- Üzerine
30 Nisan 2014
Kültür ve İdeoloji Üzerine…
29 Ocak 2014
“Aydın” Çağından mı Gazetedeki Köşesinden mi Sorumlu?
11 Aralık 2013
Eğitim Sistemimiz, Dershaneler ve Ak Parti
25 Kasım 2013
Kültürel Uyuşturma Operasyonu
01 Ekim 2013
Sanal Dünya, Gerçek Dünya ve Kitaplar
01 Eylül 2013
Günümüz İslamcılığının "İslam Anlayışı" Karşısındaki Çıkmazları Üzerine
01 Ağustos 2013
Dostoyevski’nin Cinler Romanı Üzerine Birkaç Not
01 Mayıs 2013
Batı Dünyası ve Temel Dayanakları Üzerine -3-
01 Nisan 2013
Batı Dünyası ve Temel Dayanakları Üzerine -2-
01 Mart 2013
Batı Dünyası ve Temel Dayanakları Üzerine -1-
01 Şubat 2013
Danton ve Robespiyer
01 Aralık 2012
Sert Rüzgarlar…
01 Aralık 2012
Entrikanın Mücessem Hâli: Joseph Fouche -3-
01 Kasım 2012
Entrikanın Mücessem Hâli: Joseph Fouche -2-
01 Ekim 2012
Joseph Fouché Üzerine… -1-
01 Eylül 2012
“Kadına Şiddet” Mevzuuna Dair
01 Ağustos 2012
“Berzah -Bütün Dalların Birleştiği Kök’e-” Eseri Etrafında
01 Temmuz 2012
Sıradan Bir Gün
01 Haziran 2012
Tümevarım ve Zaafiyeti Üzerine
01 Mayıs 2012
Mitolojiden Sinemaya
01 Nisan 2012
Van Gogh Sergisi Vesilesiyle Resim
01 Şubat 2012
Mitoloji ve Sinema üzerine (2)
01 Ocak 2012
Mitoloji ve Sinema üzerine (1)
01 Eylül 2011
Gerilim ve Korkunun Ustası Hıtchcock
01 Ağustos 2011
(Eymi Vaynhauz) ve Koyun Atlatma
01 Ekim 2010
Bir Filmin İyi Olduğu Nasıl Anlaşılır?
01 Eylül 2010
‘Seni Kim Kumanda Ediyor?’
01 Eylül 2010
Bir Romanın Konusu - Vesile Kimdir?
01 Ağustos 2010
Reenkarnasyon-Tenasuh Üzerine
01 Temmuz 2010
Tarkowsky’nin Son Filmi Offret-Kurban
01 Aralık 2009
Bir Tarkowski Klasiği: Stalker (İz Sürücü)
01 Haziran 2009
Andrei Tarkowski’nin Hayatı ve Sanatı Üzerine
06 Nisan 2009
Truman Show Filmi Üzerine
Haber Yazılımı