Yazı Detayı
01 Ekim 2011 - Cumartesi 18:06
 
İnsanın Muhtaç Olduğu 3 şey
Ömer Emre Akcebe
 
 

İktisad; “insan ihtiyaçlarının temini ve giderilmesi yolunda, şuur, emek, teknik unsur, sosyal ve fizikî çevre şartlarının etkisiyle beliren bir şube; kendi esas, usul ve kuralları içinde, ahlâkî bütüne bağlı alt sistem... " [1] olarak ifade edilmektedir.

 

Yukarıdaki tanıma göre iktisadın açıklanmasında kullanılan temel faktörler; insan ve maddî çevresidir. İmam-ı Gazalî insan üç şeye muhtaçtır diyor;  yiyeceğe, giyeceğe ve meskene.  Yiyeceğe, beslenme ve hayatını idame ettirebilmek için; giyeceğe, sıcak ve soğuktan korunabilmek için; meskene ise sıcak ve soğuktan korunmanın yanı sıra kendisini, ailesini ve malını diğer yıkıcı dış etkenlerden koruyabilmek için muhtaç olduğunu da ilave ediyor.“ [2] Öyleyse iktisadî hayatın temel kaidelerinden biri olarak işaretlenen beslenmeden yola çıkarak devam edelim.

 

Tarım - Sanayi Denklemi

 

Başbakan Erdoğan, Koç Holding’in sahibi olduğu Türk Traktör firmasının, 600 bininci traktörünü üretmesi sebebiyle tertib edilen törende, 600 bininci traktörü inceleyerek kaputuna imzasını attı fakat üzerine çıkmadı. Erdoğan, gazetecilerin “Traktörü kullanmanızı bekliyoruz,” sözleri üzerine “Ben yakında inşallah tarıma döneceğim. Döndüğümde inşallah...” diye esprili bir cevap verdi.

 

Tarıma dönecekmiş inşallah. İktisadî planda büyüdüğü ve geliştiği iddia edilen ve buna nisbetle devalüasyona gitmekten başka çare bulamayıp, Türk Lirasını pul eden iktidarın tarıma bakışını bu espri ne de güzel ifade ediyor. Bu ifadenin bir benzerini de vakti zamanında General Gürsel, Teknik Üniversite’deki konuşmasında sarf etmişlerdi:

 

“ “-Ot satmakla iktisadî refah yerine gelmez.” ” [3] diyen Cemâl Gürsel zamanında da, Türkiye, Amerika’nın istihsal fazlasıyla buğdayını tedarik etmekteydi. General Gürsel ile Sivil Erdoğan’ı buluşturan bu enstantane aslında son derece mânidar. Cemâl Gürsel döneminde, Türkiye’nin ekonomisi ne mamul eşyaya, ne de tarıma dayalı değildi. Şimdi de yine aynı durum söz konusu. Daha evvelki yazılarımızda ısrarla belirttiğimiz üzere, Türkiye, yatırımcıya sunulan son derece cazip imkânlar vesilesiyle yatırım üssü haline gelmiştir. Buna mukabil yatırımcı, Türkiye’yi, ucuz iş gücünden öte bir değer olarak görmemektedir. Kapitalist globâl ekonominin şartları içerisinde bu doğaldır. Ne var ki Anadolu insanının öz bünyesinde bu modern(!) köleliğin barınmasına imkân yoktur.  

 

Yine bundan evvelki iktidarın Maliye Bakan’ı Kemâl Derviş’in, 15 günde 15 yasa çıkartarak tarım ürünlerine getirdiği kotalardan daha evvel de bahsetmiştik.” Bugünkü iktidarın ne alakası var bununla” diye kimse demeden hemen biz diyelim ki;  Ak Parti iktidarının tek başına hükümet olmasından, bu yazının yazılmakta olduğu tarihe kadar geçen gün sayısı 3250’dir! 216 adet 15 güne tekabül eder ve 15 günde 15 yasayı çıkartan hükümet koalisyon hükümetidir.

 

Hedeflenen Gaye

 

Bakınız tarım meselesi kimilerinin ifade ettiği üzere; “ -paramız var nasılsa, marulu da başka memleketten alsak ne olur? ” denecek kadar umarsızca yaklaşılacak bir mesele değildir. Bugünün globâl dünyasında alışverişin kolaylıkla yapılabiliyor olmasına binaen, yarının nelere gebe olduğunu kim bilebilir ki? Ayrıca tarım meselesinin, arka planından vurgulamamız gereken bir diğer husus ise Siyon Liderleri’nin Protokollerinde geçmektedir ki, son derece ilgi çekicidir:

 

“ - Siyasî bir güç olan Yahudi Olmayanların aristokrasisi öldü. Bizim onu hesaba katmağa ihtiyacımız yoktur. Fakat arazi sahibi olarak kendi kendilerine yeter oldukları müddetçe hâlâ bize zararlı olabilirler. Bundan dolayı her ne bahasına olursa olsun onları topraklarından uzaklaştırmak bizim için elzemdir. Arazi vergilerinin artırılması ile arazilere borç yüklenerek bu amaç en iyi bir şekilde elde edilecektir. Bu tedbirler arazi sahipliğini engelleyecek ve arazî sahiplerini âciz ve kayıtsız şartsız itaat etme durumunda tutacaktır “ [4]

 

Tarım kotalarının konmasından murad edilen bir diğer husus ise, tarım ile meşgul olan çiftçilerin ucuz iş gücü olarak sanayi bölgelerine göç etmek zorunda bırakılmalarıdır. İşsizlik oranı yükselince, doğal olarak ücretler ve yine dolayısıyla maliyetler düşecektir. Vergi almaksızın yatırımcıyı Anadolu topraklarına davet eden iktidar, ekonomik olarak günü kurtarmak gayesiyle Anadolu insanını feda etmiştir.

 

Vizyon

 

Hükümetin 2023 vizyonuna bakıldığında da tarım bahsinde farklı bir istikamete yönelmeyeceği görülmektedir. Forbes Türkiye dergisinin, Temmuz 2011 tarihli sayısının kapak konusu olan “İstanbul Yatırım Haritası” bu konuda bizlere ipuçları vermektedir. Resmi kaynaklardan alınan verilere göre İstanbul’un 10 yıl sonraki nüfusunun 20 milyon olacağını belirten dergide, kurulacak yeni yerleşim, iş ve sosyal merkezler işaretlenmiştir.  Tüm bu ifadeler bize şunu göstermektedir; Türkiye’nin tarım planında herhangi bir kalkınma hamlesinden daha da uzaklaşacağı ve bereketli Anadolu topraklarından mahsûl yerine elâlemin zehirli atıklarının fışkıracağıdır. 

 

Başbakan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitaben yaptığı konuşmasında Birleşmiş Milletlere, vizyonunu değiştirme çağrısı yaptı. Peki, iktisadî, içtimaî, siyasî, kültürel ve hepsini kuşatıcı şekilde ahlâkî olarak, siz, Sayın Başbakan, siz ne teklif ediyorsunuz? Teklif ettiğiniz vizyon, Türkiye’nin 2023 vizyonu gibi Kanal İstanbul ise, 4 şerit duble yol ise, üçüncü köprü ise; bunların alâsı iktisadî, içtimaî, siyasî, kültürel ve ahlâki buhrandan çıkış yolları arayan Batıda zaten var.

 

Ak Parti hükümetinin vizyonu ne ki, Birleşmiş Milletlere nasıl bir vizyon teklif ediyor, sorusunu yöneltmek gerekiyor sanırız.

 

Zaman ve mekân mefhumunda zirveyi şaşmış Batının, yine bu şaşkınlık neticesinde; “ gelmiş geçmiş bütün medeniyetlerin sentezi ile medeniyetler üstü bir medeniyet kurduk(!) ” dediği Vahşi Batı Medeniyeti’ne karşı siz neyi, neye nisbetle teklif ediyorsunuz?

 

[1] Salih Mirzabeyoğlu, Parakutâ’ -Para’nın Romanı-, 1. Basım, İBDA Yayınları, İstanbul 1997, s 13

[2] Dr. Sabri Orman, Gazâlî’nin İktisat Felsefesi, 1. Basım, İBDA Yayınları, İstanbul 1997, s 144

[3] Salih Mirzabeyoğlu, İktisat ve Ahlâk’ –İktisad’a Giriş-, 2. Basım, İBDA Yayınları, İstanbul 2005, s 254

[4] Siyon Liderlerinin Protokolleri, 4. Protokol

 

 

Aylık Dergisi 85. Sayı

 
Etiketler: tarım, sanayi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Mart 2017
Deva Hazır da Hasta Hazır mı?
03 Şubat 2017
2016’dan 2017’ye Devreden Bakiye
30 Kasım 2016
Üstün Siyaset, Üstün Sanattır
03 Ekim 2016
Anadolu Baharı - Büyük Satranç Tahtası Kırıldı
30 Temmuz 2016
Bu Millete Yeni Bir Ordu Lâzım
04 Temmuz 2016
Şeytanla Karşılaşmamız
05 Mayıs 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XIV
03 Mart 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XIII
01 Şubat 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XII
07 Ocak 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XI
03 Aralık 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - X
05 Kasım 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - IX
08 Ekim 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VIII
04 Eylül 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VII
05 Ağustos 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VI
05 Temmuz 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti –V-
29 Mayıs 2015
Başyücelik Devleti İktisat Vekaleti-IV
30 Nisan 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -III-
02 Nisan 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -II-
09 Mart 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -I-
06 Şubat 2015
Başyücelik Devleti İcra Makamı -Başyücelik Hükümeti-
06 Şubat 2015
Ölüm Odası B-Yedi-Matla’ Beyitler- Eseri Üzerine
12 Ocak 2015
Aydınlar Aristokrasisi ve Başyücelik Devleti
03 Aralık 2014
Devlet Şekilleri - Türkiye Cumhuriyeti - Başkanlık Sistemi Başyücelik Devleti'ne Giriş
30 Ekim 2014
İdeolocyamızın Ruhçuluk ve Keyfiyetçilik Prensibi Hakkında
25 Eylül 2014
Diyalektik ve Âhlak Çerçevesinde
28 Ağustos 2014
Kültür Ekseninde Varlık ve Oluş
01 Ağustos 2014
Çeşitli Veçhelerinden Zaman Meselesi
04 Temmuz 2014
Temel Meseleler Etrafında
09 Mayıs 2014
Sakat Muhakeme -Donma ve Alışkanlık- Üzerine
30 Nisan 2014
Kültür Davası
28 Mart 2014
Batı Medeniyeti, Hâlimiz ve İslâm
04 Mart 2014
Anadolu'daki Sunî Bir Problem: Türkiye Cumhuriyeti
01 Ocak 2014
Takkeli Truva Atı
01 Kasım 2013
Ayıkları Tasfiye Aracı Olarak Hukuk
01 Ekim 2013
Batı: Hasta Adamlar Manzumesi
01 Şubat 2013
Nakşi Şeyhi İmam Şamil
01 Aralık 2012
Aylık Dergisi Sekiz Yaşında
01 Eylül 2012
Filipinlerin Bilinmeyen Mücahidi: Maktan Sultanı Lapu Lapu
01 Ağustos 2012
Sermayemiz Ne Kadar Milli?
01 Temmuz 2012
Yatacak Yeriniz Yok
01 Haziran 2012
Ekonomik Verilerin Hakikati
01 Mayıs 2012
Ekonomik Açıdan 28 Şubat
01 Mart 2012
Suriye ile Alakalı Kısa Mülahazalar
01 Mart 2012
Mekanik Kainat Tasavvuru ve Makine Mefkuresi
01 Şubat 2012
Çağdaş(!) Eğitim Sistemi
01 Ocak 2012
Hesaplaşmaya Doğru Hatırlatmalar
01 Aralık 2011
Müjdeler Olsun! -O Günün Fecr Vakti-
01 Kasım 2011
Modern Dünya'nın İktisadi Bunalımına Dair Kısa Bir Mülahaza
01 Eylül 2011
İktisadi Aksiyon Teklifi
01 Ağustos 2011
Kumarhane Güzel(!) Ama…
01 Temmuz 2011
Ak Parti Neden Yüzde 50 Oy Aldı?
01 Haziran 2011
Olmayan Parayı Harcamak
01 Mayıs 2011
Borcun Suni Zevki
Haber Yazılımı