Yazı Detayı
27 Aralık 2017 - Çarşamba 14:15
 
Nasıl “Youtuber” Olunur?
Emrecan Çetin
 
 

Son zamanlarda fazlasıyla moda haline gelen bir hâdise var: Youtube. Youtube, uzun süredir birçok insanın hayatında olmasına rağmen etkisini “Youtuber”lık denen bir meslekle daha çok arttırdı. Evlerde bulunan televizyonların da internet bağlantısı sayesinde Youtube ile entegre olduğu bir gerçek. Bu gerçeğin altında yatan Youtube’dan para kazanmak amaçlı kanallar da mevcut. Bunları kategorileştirirsek eğer, Gamerlar(Oyun oynayan insanlar), Vlog(Video blog) çekenler, eğlence içerikli video üretenler ve son olarak da “bilgi veren kanallar”.

 

Meselemize Gamer tayfasını anlatarak başlayalım. Başta da belirttiğim gibi gamerların işi gücü oyun videosu çekmekten ibaret. Piyasada bulunan popüler oyunu oynayarak bir yandan da kendince o oyunu hikâyeleştirerek yahud verdikleri tepkilerle oyunu ‘eğlenceli’ hale getirtmekten ibaret bir iş. Fakat bunları seyreden insanların yaş grubu oldukça düşük. (6-14 yaş grubu daha ağırlıkta) Seyreden insanların, daha doğrusu çocukların, bu insanları örnek alıp onlar gibi davrandıkları ortada. Misal olarak, yakın çevremden bir örnek vereyim. Yakın bir dostumun kardeşi, yedi yaşında, geçen gün çok acayip bir küfür etti. Küfür etmesi normal bir şey olmadığı gibi, bu küfrü öğrendiği yer de normal değil. Bir oyun kanalındaki genç (şu an oyun videolarından ziyade daha çok vlog tarzda video çekiyor), ağza alınmayacak küfürler ile karşıdaki canavara küfrediyor. Ettiği küfrü arkadaşımın kardeşi de bu kanaldan öğrenmiş. Eminim bu küfrü sadece arkadaşımın kardeşi değil; onu seyreden çocuklar da etkilenmiştir.

 

Youtube kanalları hakkında devletin hiçbir şey yapmaması da ayrı bir konu. Oynanan oyunların barındırdığı şiddet, oyun oynayanın ettiği küfürler, davranışları vesair, devlet tarafından incelenmesi çok mühim.

 

İkinci olarak Vloggerlar. Vlogger tayfasının işi gücü her gittiği yerde kendisini videoya almak. Seyircilerine hesab verici bir tutumla “bak aslında böyleyim, şöyleyim” deyici bir tutumları olsa da samimi olduklarına pek inanmıyorum. Öncelikle bir insanın mahremi olur. Buna pek dikkat etmiyorlar. Çünkü üç-beş seyirci daha kazanmayı amaçlıyorlar. Normalde pek samimi olmadığın birine “bugün ne yaptın?” diye soramayacağın gibi, yayınlayan insanın da, seyircinin de bunu seyretmesi pek mantıklı değil.

 

Üçüncü tayfa eğlence içerikli video çekenler. Youtube Türkiye denilen yapıyla beraber ülkemizde öğrenilen bir söz var: Challenge. “Gülmeme Challenge” yapacağını söyleyip video boyunca kahkaha atanların olmasının bir açıklaması var mı merak ediyorum. Challenge, birden fazla insanın bir konuda iddialaşması, kısaca böyle açıklanabilir. Fakat bu kanallarında bir insanı eğlendireceğini düşünmüyorum.

 

Şimdi denilebilir ki, “Televizyonla büyümüş insanların çocukları, Youtube izliyor.”(Bunu bir Youtuber söylemişti). Haklılıkları var elbette. Fakat eğlence içerikli videolarda cezaların acı biber yeme, elektrik yeme yahud yosun yeme gibi saçmalığı var. Bir insana niçin elektrik verirsin ki? Böyle eğlence mi olur?

 

Neyse bu mevzuu da burada kesip “bilgi veren kanallar”a geçelim. Bilgi, malûm internet ortamının değişilmez elemanı(!). “Sizi şaşırtacak 10 BİLGİ” başlığını görmüş ve seyretmişseniz ne kadar şaşırdığınızı kendinize sorun. Şahsen şaşırtıcı bir şey yok ortada. Bu kanallar içinde de piyasaya uyan boş bir tabaka olmasına rağmen araştıran birkaç insan da var. Bu sevindirici bir şey en azından, bir sürü boş bilgi arasından birkaç tane makale okumuş insanın olması.

 

Youtube konusunda çok sert ve uç görüşlerim olduğu sanılabilir. Aksine ben Youtube’da vakit geçirmeyi pek severim. Güzel müzikler, filmler keşfedebiliyorsunuz. Boş insanların arasından altın gibi ışıldıyorlar. Bu gruplara dahil etmediğim, ders videosu çeken faydalı işler de var Youtube’da. Bu kanallara Milli Eğitim’in de destek vermesi elzemdir. Eğer ücretsiz eğitim istiyorsak, Youtube’da var. Şimdi EBA falan da denilebilir, lakin EBA’yı birçok okul(öğretmen) kullanmıyor maalesef.

 

Bu kadar kalifiyesiz elemanın yanında önerebileceğim bir Youtuber var: Barış Özcan. Adamın parayla pulla, şanla şöhretle işi yok. Az seyredilse de çok seyredilse de yılmıyor, bir şeyleri anlatmaya çabalıyor. Bence en iyi içerik üreten kişi de o.

 

Ailelerin de Youtube konularında bilgili olması lâzım. Çünkü aileler, çocuklarını susturmak için ellerine tablet, telefon veya bilgisayar veriyorlar. Kendileri televizyonda dizi seyrederken o çocuk, hiç bilmediği bir kuyuya düşüyor. Sonrasında da çocukları “internet bağımlısı” damgasıyla yargılıyorlar. Bu bağımlılık denen olayın temel sebebi ailelerdeki ilgisizlik. Bu çocukların ahlaklı bir nesil olabilmesi için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Youtube konusunda bir çalışma yapması gerekmektedir.

 

Son olarak, sahi Youtube’da her videonun sonu “Arif’in Mancherster’a attığı gole” mi çıkıyor?

 

Düzeltme ve Özür

Bir önceki sayıda yayımlanan “Müslümanlar Sanattan Anlamaz” başlıklı yazımızda, sehven “Bir Adam Yaratmak” eserinin Üstad’ın ilk piyesi olduğu yazılmıştır. Üstad’ın ilk piyesi “Tohum” eseridir, bu hatadan dolayı Aylık Dergisi okurlarından özür dileriz.

 

Aylık Dergisi 159. Sayı

 
Etiketler: Nasıl, “Youtuber”, Olunur?,
Yorumlar
Haber Yazılımı