Yazı Detayı
01 Mayıs 2020 - Cuma 14:00
 
Sinemanın Prestijli Şövalyesi: Batman: The Dark Knight!
Aliyar Furkan Kılıç
 
 

Film, standart Marvel ve Disney filmlerinin izleyici kitlesine hitap etmesinin yanında insanlarda ayrı bir tat bırakmasıyla tahtı ele geçirdi. Peki, neydi bu filmi diğer süper kahraman filmlerinden ayıran şey? Benim düşüncem, gözlemlerim doğrultusunda, filmin senarist kadrosu. Tek kişilik dev kadro: Christopher Nolan.

 

Tabiî filmin hikayesini kabaca kurgulayan kişi de David S. Goyer, onu da unutmamak lazım fakat rollere ait replikler, mekanlar, karakter kurguları; Christopher Nolan’ın psikoloji ve sosyoloji bilgisine; hatlarını net olarak çizebilmenin mümkün olmadığı felsefe dünyasına dayanıyor. İşte kara şövalyenin tahtını oluşturan adam ve en büyük kozu… Hazır mıyız? The Joker. Joker karakterini canlandırma şerefine nail olarak filmi de şereflendiren eşsiz oyuncu Heath Ledger, film çekimleri başlamadan 28 gün önce, Nolan’ın da desteğiyle, kendini bir otel odasına kapatmıştır. Odanın dizaynı, idam mahkumları adına tertib edilmiş düzenden detayvari, küçük farklılıklara sahip olmakla beraber odadaki şu eşyalar, kişinin bakış “açı”sını gayet genişletecek biçimde mekana işlenmiştir:

 

*Mona Lisa tablosunun kopyası

 

*Van Gogh’un meşhur tablosu, Yıldızlı Gece

 

Ve ayrıca odadaki duvarlardan birinde neredeyse bütün duvarı kaplayacak kadar büyük bir ayna.

 

Mona Lisa konusunda ufak bir not düşmek istiyorum tam buraya:

 

Napolyon Bonapart’ın odasında hayatı boyunca Mona Lisa tablosunun “Orijinali” yer almıştır!

 

Filmde Heath Ledger’ın üstün doğaçlamalarına darastlanmaktadır. Joker karakterine ait repliklerin en beğenilen ve en çok ses getirenlerinden birisi; Jokerin, Gotham savcısının bulunduğu hastaneyi havaya uçurduğu sahne. Bu sahnenin sonunda adamımız Heath Ledger, elinde eki kumanda bombayı patlatamamış gibi davranarak senaryoyu bozmadan sürpriz bir doğaçlama ile sizi karşılıyor.

 

Nolan’a ait işçiliğine, sanatına baktığımız zaman, size bir örnekle durumu sergilemek istiyorum;

 

Filmin Jokere ait son sahnesinde, Gotham boğazında iki gemiye yerleştirilen bombalar söz konusu. Bir gemide nakliye işlemi üzerinde bulunan hapishane mahkumları ve diğerinde ise entelektüel krize nail olabilmenin yüceliğini merak eden, frengi melankolisine bağlı batı tipi insancıklar.

 

Gemilerdeki insanlara yapılan anons şu: X vaktine kadar diğer gemiyi patlatmazsanız, siz patlarsınız. Ve ruhu bozuk batı adamının kaos vaktinde vereceği kararı, gerilimini; durum “psikoloji”sini, toplumun durumunu ve hayat “felsefe”sini seyredelim.

 

Nolan’ın gözüyle Batı felsefesi, her yönüyle;

 

Batman: The Dark Knight

 

Aylık Dergisi 187. Sayı

 
Etiketler: Sinemanın Prestijli Şövalyesi, Batman, The Dark Knight,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı