Yazı Detayı
01 Mart 2012 - Perşembe 05:15
 
Suriye ile Alakalı Kısa Mülahazalar
Ömer Emre Akcebe
 
 

Bir süredir Suriye'den Şiîlerin Sünnîleri katlettiklerine dair haberler gelmekte.  Arab Baharı adı altında gerçekleşen ayaklanmaların bir benzerinin de Suriye'de vukuu bulduğuna dair iddialar bulunmakta. Bunun yanı sıra ABD, Arab Ligi ve Türkiye'nin kendi halkına zûlmettiği iddiasıyla Beşar Esed'e karşı almış oldukları ortak tavır söz konusu. Basın-Yayın yoluyla elimize ulaşan haberlere bakacak olursak Hama katliamının bir benzeri bugün Suriye'de gerçekleşmekte. Ancak bu bilgilerin enformasyon mu, dezenformasyon mu olduğu bizce belirsiz olduğundan, meselenin diğer meselelerle alâkasından yola çıkarak durumu anlamaya çalışacağız.

 

Irak'ı Terk

 

Evvelâ ABD Irak'tan apar topar çekildi. Çekilmenin nedeni o vakit pek çok kimse tarafından anlaşılamasa da, bugün baktığımızda daha net anlaşılıyor ki; İran'la girişeceği mücadele döneminde, Şehid Saddam Hüseyin'i devirmek adına orada işbirliği yaptığı, Irak'ı peşkeş çektiği Şiî'lerin silahlarının,  İran vesilesiyle kendisine dönebileceğinden çekindiği için çekti gitti. Çünkü tam bu sıralarda ABD-İran restleşmesi iyice ayyuka çıkmaktaydı.

 

 Amerika'nın Irak işgalinde kullandığı Şiî'lerle işi bitti. İşi bittiği gibi yeni rotasını da, İsrail'e karşı potansiyel tehdit olan İran üzerine çevirdi. İran'a karşı yapacağı hamlelerin bedelini Irak'ta ödememek için önce orayı terk etti. Aksi hâlde İran'a karşı yapacağı her hamlenin bedelini Irak'ta ödeyebilirdi. Böyle bir durum zaten Irak savaşından memnun olmayan Amerikan kamuoyunda infiale yol açabileceği gibi, muharib askerinde moral gücünü örseleyebilirdi. Bu gibi sebeblerle ABD Irak'tan çekildi.

 

Irak, Amerikan politikalarını anlamak için çok büyük önem arz etmekte. ABD daha on yıl önce Sünnî'lere karşı Şiîlerle yaptığı işbirliğini, müttefikliği, ortaklığı ve emir subaylığını terk ediyor ve bu sefer İran'a karşı Sünnîlerle işbirliği, müttefiklik, ortaklık ve emir subaylığı arayışına giriyor.

 

Aynı zamanda muharib orduya, başka bir yerde doğan ihtiyaç da bu çekilmeyi hızlandırmış olabilir. 

 

Tabiî ki, Irak’ta, bilhassa Kuzey’de halen ciddi bir Amerikan varlığı mevcuttur; bunu da bir not olarak ekleyelim.

 

ABD-İran

 

ABD ile İran arasında 79 devriminden beri süregelen çekişmenin dalgaları bugün kıyıya vurmaya başladı. Yıllarca ambargo altında kalıp kendi teknolojisini ve kalkınma hamlesini enerji kaynaklarından elde ettiği gelir vesilesiyle gerçekleştiren Fars ve Şiî nosyonuyla içtimaî olarak birbirine kolay kenetlenen İran, Elektronik Muharebe ile Amerika'nın İHA (İnsansız Hava Aracı)'sını kırıp dökmeksizin kendi malıymış gibi indirerek Amerika'ya büyük darbe indirdi. Rusya veya Çin'in yardımıyla indirdi diyenler var da bunun hiçbir kıymet-i harbiyesi yok. Mesele Amerika'nın en son teknoloji olarak ürettiği uçağı, kendi mühendisleriyle kulağından tutup topraklarına indirmek.

 

Bu çok önemli bir mesele! Bugünkü savaş sanayinin elektronik ekipmanlar üzerinden faaliyetlerini gerçekleştirdiğini düşünecek olursak, Amerika'nın bindiği atın yularını kestiğini söyleyebiliriz. Amerika bu durumdan oldukça rahatsız olmuş olmalı ki; bir süredir cevab vermeye tenezzül etmediği İran'a karşı soğuk savaş yıllarını aratmayacak bir üslûb takınmaya başladı.

 

İran ile Amerika sıcak bir savaşa girer mi, bilemeyiz ancak, bu soğuk savaş ortamından faydalanan Amerika'nın, Arab kuklalarına İran tehdidi vesilesiyle, milyarlarca dolarlık savaş enstrümanı satmakta olduğu ve batık ekonomisini bu vesileyle toparlamaya çalıştığı gerçeği âyan-beyan ortada.

 

Suriye

İnanılması güç bir enformasyon kargaşasının içine çekiliyoruz. Dün Hama'da 40.000 Sünnî, Şiî'lerin eliyle katledilirken sesini çıkartmayan, dönüp bakmaya bile tenezzül etmeyenler, en fazla 25 cesedi bir araya getirip 500 kişi katledildi diye çığırtkanlık yapıyorlar. Bu durum endişe verici ve dikkat çekici. Neden 40.000 kişinin katledildiği zaman sesini çıkartmayanlar bugün 200 kişi için yaygara kopartıyor? Birçok bilinmeyen, daha doğrusu sağlıklı bilgi olmadığından ötürü bilinmeyen içerisinden meseleye bakmaya çalışalım.

 

Amerika'nın hümanizm yalanını defaâtle seyrettik. Afganistan, Irak, Vietnam, Somali ve Japonya'da pekâlâ gördük. Bugün Amerika'nın, Suriye üzerindeki hesabında emin olduğumuz belki de tek şey, Suriye'li Sünnîlerin canı ve ırzının korunmasıyla alâkalı olmadığıdır. Bundan emin olarak devam edelim.

 

Amerika, İran'ın gücünü kuvvetini Suriye üzerinde test edecek. Libya'da kaybeden Çin ve Rusya'nın tavırlarını da muhtemelen bu vesileyle izlemiş olacak. Ardından da bu ve benzeri bilgileri bir araya getirerek harekât planını çizecek.

 

Tüm bunlara mukabil Suriye'nin en büyük önemi İsrail ile alâkalı muhakkak. Kurulduğu günden beri pamuk ipliğine bağlı olarak süren Suriye-İsrail ilişkileri, bu sefer araya Yahudi sokulmaksızın bir mezheb kavgası kisvesi altında halledilmeye çalışılıyor sanki. Dikkat edecek olursanız İsrail'in uzun zamandır sesi soluğu kesilmiş durumda. Özellikle yaşanan Arab Baharı sürecinde sinsi bir köpek gibi kendisini gizleyen İsrail'in rolünü Türkiye kuşanmış durumda.

 

Arab Baharı'nın aranan yüzü Türkiye'nin idarecileri ihanet içerisinde mi bu hareketi icra ediyorlar, yoksa “oyuna hele bir dahil olalım, içinden büyük devlet olarak çıkar, Amerika'ya da, İsrail'e de dersini veririz” mi diyorlar onu bilemeyiz. Dün Amerika'nın işbirlikçisi olan Irak'lı Şiîler de öyle sanıyoruz ki benzer hayâller içerisinde bu yola düşmüşlerdi. Bugünkü vaziyetlerine bakacak olursak Türkiye'nin işbirliğinin, müttefikliğinin neticesinin ne olacağını kestirmek de güç değil sanırım.

 

Türkiye

 

Arab Baharı vesilesiyle sesi kısılan İsrail'in yerine Amerika'nın sahaya sürdüğü yeni kuvvet. Demokratik, lâik ve muhafazakâr dokusuyla Müslüman Arab halklarına işaret edilen mihrak (!) ülke. Suriye meselesiyle alâkalı olarak, Türkiye notlarını da alarak yazımızı tamamlamaya çalışalım.

 

Hükümet'in hiç bir oy kaygısı olmaksızın yaptığı Alevî açılımlarına bakılacak olursa, güneyde bir mezheb kavgası çıkartılacağını ve bu kavganın kendi içerisine sıçramaması için tedbir aldığını söyleyebiliriz.

 

Libya'ya müdahale yapılmadan evvel NATO'nun hür Libya'da ne işi var diye çığırırken bir gün sonra nasıl dümen kırdığına bakacak olursak emir komuta zinciri içerisinde hür olmadığını söyleyebiliriz.

 

Malatya'ya kurulan füze savunma sisteminin İran'a karşı kurulduğu gerçeğini bu denklemin içerisine not edebiliriz.

 

Türkiye Suriye'ye müdahale etsin diyenlere, 1991 senesinde, Özal döneminde, Amerika'nın emir eri olarak Türkiye'nin Irak'a sokulmaya çalışıldığı demleri hatırlatmak isteriz. 

 

Amerika'nın tezgâhlayacağı ve Sünnîlerin tarafında yer alacağı bir mezheb kavgasında Sünnî Türkiye, Amerika için neredeyse bulunmaz kaftan olacak.

 

*

 

Ucuz antiemperyalist söylemle Esad'a destek çıkacak da değiliz elbet. Ehl-i sünnet Vel Cemâ'at bir müslümanın kanının damlasına karşı ancak ve ancak "kısas" deriz. Buna mukabil, fotoğrafın iyi okunması gerektiği kanaatindeyiz. Öyle ki bu mesele, bir mahallenin ara sokağında cereyan eden bir hadiseden ziyade, globâl bir planın vukuu bulduğu noktadır. Bu bakıma, Amerika'nın İran'ı tartabilmek adına seçtiği Suriye'de her türlü senaryoda kaybedecek olan Şiîsiyle - Sünnîsiyle Suriye'dir.

 

Dün Irak'ta; anaların, bacıların ırzına geçen, ihtiyar genç dinlemeksizin katleden Amerika ile ortaklık yapacak herkesten, kendimizi açıkça tecrit ettiğimizi deklare ediyoruz. O katil, tecavüzcü, ahlâksız Amerika dün Şiîlerle ittifak yaptı deyip de, Amerika ile ittifak edip Şiîlerle savaşacak değiliz. Her yiğidin bir yoğurt yeme şekli vardır ve o şekil Şiîlerin yoğurt yeme şekliydi. Şiî-Nusayrî ihanetinin hesabıysa bakîdir.

 

Aylık Dergisi 90. Sayı

 
Etiketler: Suriye, ile, Alakalı, Kısa, Mülahazalar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Mart 2017
Deva Hazır da Hasta Hazır mı?
03 Şubat 2017
2016’dan 2017’ye Devreden Bakiye
30 Kasım 2016
Üstün Siyaset, Üstün Sanattır
03 Ekim 2016
Anadolu Baharı - Büyük Satranç Tahtası Kırıldı
30 Temmuz 2016
Bu Millete Yeni Bir Ordu Lâzım
04 Temmuz 2016
Şeytanla Karşılaşmamız
05 Mayıs 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XIV
03 Mart 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XIII
01 Şubat 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XII
07 Ocak 2016
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - XI
03 Aralık 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - X
05 Kasım 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - IX
08 Ekim 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VIII
04 Eylül 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VII
05 Ağustos 2015
Başyücelik Devleti - İktisat Vekaleti - VI
05 Temmuz 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti –V-
29 Mayıs 2015
Başyücelik Devleti İktisat Vekaleti-IV
30 Nisan 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -III-
02 Nisan 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -II-
09 Mart 2015
Başyücelik Hükümeti İktisat Vekaleti -I-
06 Şubat 2015
Başyücelik Devleti İcra Makamı -Başyücelik Hükümeti-
06 Şubat 2015
Ölüm Odası B-Yedi-Matla’ Beyitler- Eseri Üzerine
12 Ocak 2015
Aydınlar Aristokrasisi ve Başyücelik Devleti
03 Aralık 2014
Devlet Şekilleri - Türkiye Cumhuriyeti - Başkanlık Sistemi Başyücelik Devleti'ne Giriş
30 Ekim 2014
İdeolocyamızın Ruhçuluk ve Keyfiyetçilik Prensibi Hakkında
25 Eylül 2014
Diyalektik ve Âhlak Çerçevesinde
28 Ağustos 2014
Kültür Ekseninde Varlık ve Oluş
01 Ağustos 2014
Çeşitli Veçhelerinden Zaman Meselesi
04 Temmuz 2014
Temel Meseleler Etrafında
09 Mayıs 2014
Sakat Muhakeme -Donma ve Alışkanlık- Üzerine
30 Nisan 2014
Kültür Davası
28 Mart 2014
Batı Medeniyeti, Hâlimiz ve İslâm
04 Mart 2014
Anadolu'daki Sunî Bir Problem: Türkiye Cumhuriyeti
01 Ocak 2014
Takkeli Truva Atı
01 Kasım 2013
Ayıkları Tasfiye Aracı Olarak Hukuk
01 Ekim 2013
Batı: Hasta Adamlar Manzumesi
01 Şubat 2013
Nakşi Şeyhi İmam Şamil
01 Aralık 2012
Aylık Dergisi Sekiz Yaşında
01 Eylül 2012
Filipinlerin Bilinmeyen Mücahidi: Maktan Sultanı Lapu Lapu
01 Ağustos 2012
Sermayemiz Ne Kadar Milli?
01 Temmuz 2012
Yatacak Yeriniz Yok
01 Haziran 2012
Ekonomik Verilerin Hakikati
01 Mayıs 2012
Ekonomik Açıdan 28 Şubat
01 Mart 2012
Mekanik Kainat Tasavvuru ve Makine Mefkuresi
01 Şubat 2012
Çağdaş(!) Eğitim Sistemi
01 Ocak 2012
Hesaplaşmaya Doğru Hatırlatmalar
01 Aralık 2011
Müjdeler Olsun! -O Günün Fecr Vakti-
01 Kasım 2011
Modern Dünya'nın İktisadi Bunalımına Dair Kısa Bir Mülahaza
01 Ekim 2011
İnsanın Muhtaç Olduğu 3 şey
01 Eylül 2011
İktisadi Aksiyon Teklifi
01 Ağustos 2011
Kumarhane Güzel(!) Ama…
01 Temmuz 2011
Ak Parti Neden Yüzde 50 Oy Aldı?
01 Haziran 2011
Olmayan Parayı Harcamak
01 Mayıs 2011
Borcun Suni Zevki
Haber Yazılımı