Yazı Detayı
04 Temmuz 2016 - Pazartesi 01:01
 
Tesadüf mü, Tevafuk mu?
Ümran Düşünsel
 
 

Kurt köpeği kırmasıydı. Kısaydı bacakları. Bakımlıydı ancak davranışları tuhaftı. Sirkeci Garı’nda, Dergi Fuarında değilmiş de, kırda, ait olduğu doğasında aheste gezintiye çıkmıştı. Görmüyor, duymuyor rahatlığındaydı. Kuyruğunu arada keyifle sallaması da en bariz delildi.

Durdu. Başını dikip havayı kokladı. Devam etti yürümeye.

Benim durumumda ondan farksızdı. Tüm dikkatimi peşine takmıştı. Kuyruğunun tam ucuna.

Boynunda tasması, kulağında küpesi yoktu. Hürdü. Alan geniş, derin, blurdu. Siyah - beyaz alan derinliğinde net ve renkli ilerlemeye devam etti.

Sirkeci Garı kapatıldıktan sonraki ilk ziyaretimdi. Mendil sallandığıydı en eski hatırladığım. Tren menzilden çıkınca aynı mendille gözler silinirdi mahzun ve mahcup. Sürgünlerin, gidip de dönmeyenlerin hüzün kokusu 1890’dan beri sinmiş kalmıştı havasına. Kazınmış. Şaşırdım. Tüm gidenler geri mi döndü?

Aklımla gözlerimin bağlantısı koptu. Biri geçmişte gezinmeye devam ederken diğeri köpeği gözden kaybetmemeye çalışıyordu.

Havladı.

İkinci havlamasında Gar netleşti. Renklendi. Köpek kayboldu bu defa da. Televizyonda canlı yayınlanan açık oturum vardı. Moderatör, iki konuğuyla Fuar hakkında söyleşiyordu.

Havlama sesi uzaktan da gelmiyordu. Çekim ekibi dahil herkesin dikkati dağıldı.. Etrafa bakınmaya başladılar.

O an, konuşmacı, eski, ömrü uzunca olmuş basbayağı ideolojik olan bir dergiden söz ediyordu. İdeolojisi olmadığından dem vuruyordu. Köpeğin havlama aralarında bölük pörçük duyabildiklerimi alt alta ekleyince çıkan anlam buydu. Popüler olduğunu söyledi en son.

Uzun uzun ağzı oynadı durdu ama kimseye duyuramadı sesini. Köpeğin havlaması kesilecek gibi değildi.

Tesadüf mü tevafuk mu bilemedim.

Fukara Diyojen gelip çöreklendi aklıma. Soru sorana, “Ben köpeğim,” diyen Diyojen. Yoksul giysilerinin üstüne giydiği köpek postunu andıran paltosuyla, o da dolaşmaya başladı Sirkeci Garında. İçinde uyuduğu fıçısını aradı gözlerim, bulamadı kalabalıktan. Masaya baktım. Konuşmacı susmuştu. Konu dağıldı gitti sonrasında.

Köpek sustu.

Diyojen, uzaklaşmadan kayboldu bu defa ortalıktan. Buhar oldu. Çeşme de yoktu ki avuçlarıyla su içen çocuğu görüp çanağını kırsın, ondan fazla eşyası var diye.

Şehr-i İstanbul’a nanik yapıp aynı anda kayboldular.

Aylık Dergisi, 141. Sayı, Haziran 2016

 
Etiketler: Tesadüf, mü, Tevafuk, mu
Yorumlar
Haber Yazılımı