Haber Detayı
03 Haziran 2022 - Cuma 16:37
 
Araştırmacı-Yazar Abdullah Kiracı: Dünya ahlaki bir inkılab bekliyor
Abdullah Kiracı: En temel sebep, Türkiye’nin kendisine ait bir iktisadî ve onun da bağlı olduğu bir ahlâkî modelinin bulunmaması, olanı kaybetmiş olmasıdır. İktisad, ancak ahlâkî bir ortamda neşet edebilir.
Söyleşi Haberi
Araştırmacı-Yazar Abdullah Kiracı: Dünya ahlaki bir inkılab bekliyor

Türkiye’de ve dünyada salgın hastalığın doğurduğu neticeler ile birlikte derinleşen krizi nasıl tarif edebiliriz? Bu krizin temelindeki sebep nedir?

 

Burası özelinde başlayacak olursak, en temel sebep, Türkiye’nin kendisine ait bir iktisadî ve onun da bağlı olduğu bir ahlâkî modelinin bulunmaması, olanı kaybetmiş olmasıdır. İktisad, ancak ahlâkî bir ortamda neşet edebilir.

 

İktisad dediğimiz şey tek başına değerlendirilebilecek bir modelleme değildir, iktisad bir ülkedeki ekonomik ilişkilerin tabiî gelişimidir. Her ülkenin de bu sebeple kendine ait bir iktisadî formatı vardır ve hiçbir ülkeninki birbirinin aynı değildir. Mesela; her ne kadar yakın da olsa, Fransa’yla İngiltere, İngiltere’yle Almanya veya Amerika’yla Kanada birbirlerine benzemez. Çünkü ülkelerin kendilerine ait ahlâkî bir altyapısı vardır ve o ahlâkî altyapının getirdiği iktisadî gelişim ve davranışlar farklılaşır.

 

Bizim normalde Müslüman bir ülke olarak iktisadî davranışlarımızı ortaya çıkaracak ahlâkî altyapımızda tasarruf, gayret, işbirliği, öncelikle memleketin ve milletin hayrına faaliyet gösterme gibi davranışlar vardır. Biz, bunu Cumhuriyet ile beraber hemen değil ama peyderpey kaybetmişiz. Cumhuriyet rejimi kurulur kurulmaz bizim bu ahlâkî altyapımızı dumura uğratamamış yahut bazı noktalarda işine geldiği için bunu yapmamış. Fakat Batı normları devletin tepesinden uygulanmaya başlamış. Osmanlı’da da Batıcı yaklaşımlar vardı; ama devletin tepesi Müslüman’dı ve kaleyi bir nev’i koruyordu, ülkenin Batı peyki hâline gelmesini engelliyordu. Fakat tepeden Batılılaştırma, Batıcılaşma ve onun bir uzantısı, peyki, mandası hâline getirme teşebbüsü neticesinde ülkenin ahlâkî olarak da yönü belirlenmiş oldu. Cumhuriyet ile başlayan olay budur.

 

İktisadî gelişim de bunun neticesinde şekillendi. Aynı kapitalist ülkeler gibi bir davranış benimsendi. İngiltere ve Amerika başta olmak üzere kapitalist ülkelerdeki temel şey nedir? Ucuz iş gücü gerekir mesela. Bunun için İstanbul’a köylülerin yığılması sağlandı. Elbette sadece bu maksadı taşımıyordu köyden kente göçün hızlandırılması; bilhassa İstanbul çok sayıda gayrimüslimin olduğu bir şehirdi ve bu şekilde Türkleştirmeye de çalıştılar. Cumhuriyet bir yandan İslâm ve Türklükle mücadele ederken bir yandan da Türkiye’yi homojen bir Müslüman-Türk ülkesi hâline getirmeye de çalışmıştır. Bunları da es geçmemek lazım. Herkesi tek tipleştirelim ve bir kimlik altına toplayalım hedefi vardı. Çünkü Kemalist ideolojinin altında toplayamazlardı insanları. Nazizm ve faşizm ideolojisinden bile önce ortaya çıkan, onlarla aynı halet-i ruhiye içerisinde bulunan ve aynı kaynaktan beslenen bir ideolojidir söz konusu olan. Bu ayrı bir mesele olarak konuşulabilir. Bir hissî, fikrî ortam oluşur, bu ahlâkî alt yapıyla beraber meydana gelir ve onun iktisadî neticeleri ortaya çıkar. Dayanışma yerine sürekli birbirinin gözünü oymayı getirirsen onun ahlâkî modelini de koyman lazım; ama öyle bir şey söz konusu değil. Bir yandan Batılılaşma benimsenirken, İslâm’a rağmen hareket edilirken, diğer taraftan da İslâm’dan faydalanılmaya çalışılan, tabir-i caizse hilkat garibesi bir yapıyla karşı karşıyayız. Her şey bambaşka, hiçbir dayanak noktası oluşturulmamış. Bunun neticesinde yaşanan ahlâkî deformasyonun sonucu olarak bugünkü iktisadî manzara var.

 

Bizde ekonomi, tedbir ilmidir. Esasında halkın asgarî ihtiyacının giderilmesi yatar. Bugün ekonomide aklı selim kişilerin kabul ve tavsiye ettiği ekonomiyi İslâm zaten emrediyor. Ama bunlar, bunu yaparken illa belli bir format içerisinde kalmak gerektiğini iddia ediyorlar; mesela Tayyip Erdoğan “faizi düşüreceğiz” dediği zaman, “anortodoks” filan diyorlar. Getirdiğin bir ahlâkî altyapın yok, iktisadî bir modelin de yok ve izlediğin yol toplumsal yapıyı deforme etmeye başlayınca bugün olduğu gibi tam bir anarşi ortamı ortaya çıkar.

 

(...)

Aylık Baran Dergisi 1. Sayı

Röportajın tamamı için TIKLA

Kaynak: Editör:
Etiketler: Araştırmacı-Yazar, Abdullah, Kiracı:, Dünya, ahlaki, bir, inkılab, bekliyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı
barandergisi.net/